Ölüme İki Kala
Şafak, varlığıma inat bir hızla söküyor
Tabiat senfonik bir veda hazırlamış bana
Kimse görmüyor
Hesaplarımı yarım bıraktıran bir güneş doğuyor
En derinden duyuyorum rüzgarın sesini
Son şarkıyı bana kendi söylüyor
Olanca mahcupluğuyla geçiriyor zaman saatlerini
Bir yavaşlık içinde sanki dünya , minnetim yok.
Doldurabildiğim kadar anı doldurmalıyım ceplerime, yakmadan
Film şeridi gibi geçerken , durdurup eklemeliyim
Ve beklemeliyim belki yarım belki bir, en fazla iki..
Bir mektup çıkmamalı cebimden, münasip değilim
Alaya almış hiç değil, mühimsemiyorum
Çünkü sanmıyorum ağaçlardan bir yaprak eksilteceğimi
Yola girmenin varmış olmak olmadığını, biliyorum
Neyi bırakabilir insan diyorum, düşünüyorum, neyi alabilir?
Yahut bunca koşuşturma içinde nereye varabilir?
Neleri anlatamadım da anlamış gibi yaptım, kim bilir
Kimseye söz vermedim, bu beni rahatlatır
Bir dağ-tavşan hikayesi tam da böyle yarım kalır.
Sakındırır, alacaklı yahut verecekli olmak
Zannederim dünyanın da bir hesabı vardır.
Olmaz bir şey madeni de buranın, kanımca sağlamdır
Ürkütür hep, hayatın bu asılmaz yüzüne kanan
Bu bir veda değil elveda kimi zaman.
Batuhan Karahan
Kayıt Tarihi : 29.06.2026 16:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!