Ölmeyen aşk "eren & Eylül

Erkan Tankut
65

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ölmeyen aşk "eren & Eylül

Eren:
Bir sonbahar kokusu var içimde,
Adını her aldığımda biraz daha eksiliyorum sanki.
Doktorların sesleri hâlâ kulaklarımda,
“Vakit daralıyor…”
Ama ne garip, sen yanımdayken
Ölüm bile sessizleşiyor, Eylül.

Eylül:
Eren… ben senin eksildiğini görmüyorum,
Tam tersine, her nefesinde dünyam büyüyor.
Hastalık dediğin şey,
Benim gözümde bir gölge sadece.
Sen yürüdükçe geri çekilen,
Ben tuttukça elini dağılan bir gölge…

Eren:
Bazen korkuyorum,
Seni yarım bir hikâyeye mahkûm etmekten.
Bir sabah uyanamazsam diye düşünüyorum,
Dudakların adımı çağırırken,
Ben cevap verememekten korkuyorum en çok.

Eylül:
Korkma Eren…
Ben bir ömrü seninle yaşadım zaten.
Sen nefes aldıkça bahardı içimde,
Sen sustukça bile konuşuyordu kalbim.
Bir insan bir insana “hiç yalnız bırakmam” der ya,
Ben onu senden öğrendim.

Eren:
Eylül, gözlerin hâlâ umut gibi…
Ben tükenirken bile bana “kal” diyebilen
Tek şey o bakışların.
Ama bil ki gidişimi düşünmüyorum artık,
Yaşadığım her anı düşünüyorum.
Çünkü sen yanımdayken
Ölüm bile sabretmeyi öğreniyor.

Eylül:
Gider misin bilmem…
Ama şunu bil:
Sen gittiğinde bile ben gitmeyeceğim yanından.
İnsanın sevdiği birini kalbinde taşıması var ya…
İşte ben seni oraya çoktan koydum.
Bir sonbahar akşamı bile alıp götüremez seni benden.

Eren:
Son bir şey söyleyeyim öyleyse:
Ben ölmekten korkmuyorum Eylül,
Ben sensiz kalmaktan korkuyorum.
Ama anladım ki,
Sen varken hiçbir ölüm tam değil,
Hiçbir ayrılık gerçek değil.

Eylül:
Ve ben anladım ki Eren;
Bazı insanlar bir ömre değil,
Bir kalbe sığar.
Sen benim kalbime sığdın,
Orada üşümeden, eksilmeden duruyorsun hâlâ. Eren’in İç Sesi Ben gidiyorum galiba Eylül…
Bedenim her gün biraz daha yoruluyor,
Gözlerim daha çabuk kararıyor,
Ama senin adın…
Senin adın hâlâ bir ışık gibi içimde.

Hiç söyleyemedim;
Beni hayata bağlayan şey nefes değilmiş,
Meğer senden duyduğum “buradayım” kelimesiymiş.

Korkuyorum.
Ölmekten değil…
Senin gülüşünü bir daha görememekten,
Elini tutamadan gitmekten,
Sen bana “kal” derken
Benim kalamamaktan…

Ama biliyorum Eylül…
Sen güçlü bir kadınsın.
Bir gün sokakta bir rüzgâr eser,
Bir yaprak düşer,
Adımı hatırlarsın belki…
Ama için burkulmasın.
Ben hep o rüzgârda olacağım,
Ellerini üşütmeyen bir sonbahar gibi.

Ve şunu bil:
Sevdiğim için hiç pişman olmadım.
Bu hastalık bile alamadı benden seni.
Çünkü sen…
Benim en sağlıklı yanımdın.

Gözlerimi kapadığımda
Son gördüğüm kişi sen olursan,
Ölüm bile güzelleşir belki.

Hoşça kal demeyeceğim.
Çünkü senin kalbinde
Yerimi çoktan ayırdım ben.
Orada ölmeyeceğimi biliyorum. Eylül’ün İç Sesi

Eren…
Gözlerin kapandığında dünya durdu sandım.
Odada senin nefesinin yokluğu vardı,
Ama kalbimde hâlâ adımların dolaşıyor.

Kim derdi ki bir insanın sessizliği
Bu kadar gürültü çıkarır?
Sen sustun ama içimde fırtınalar sürüyor hâlâ.

Birlikte yürüdüğümüz o yolları
Şimdi tek başıma geçiyorum,
Ama her köşede sen varsın.
Bir banka oturuyorum…
Sanki sen dizlerime başını koyacakmışsın gibi
Titriyor ellerim.

Bilmeni isterdim Eren…
Sen ölmedin.
Sadece bulunduğun yeri değiştirdin.
Artık dışımda değil, içimde yaşıyorsun.

Bazen gece yarısı adını fısıldıyorum,
Cevap beklemiyorum,
Ama o sessizlik…
Senin bana bıraktığın en sadık hediye.

Gittiğini biliyorum,
Ama ben seni bırakmıyorum.
Bir insan ölünce bitmezmiş meğer,
Gerçekten sevildiyse devam edermiş.

Ve ben…
Seni hep devam eden bir yerde taşıyorum.
Bir sonbaharın kalbinde,
Bir vedanın ucunda,
Bir sevdanın tam merkezinde.

Seninle yarım kalan hiçbir şey yok.
Çünkü yarım kalanlar,
Kalbine sığdıran için hep tamdır. “Bizim aşkımız ölmedi Eren…
Sadece nefes almadan yaşamayı öğrendi.” SON

Erkan Tankut
Kayıt Tarihi : 24.12.2025 02:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Erkan Tankut kaleminden...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!