Bedirhan yola durur,
Der yoldaşım da Mansur,
Zeynel Bedirhan yanda,
Mansur hep durur mağrur.
*
Zeynel inler der azık,
Azığım darı basık,
Çıkınımda darı yok,
Basığım vah ne yazık.
*
Mansur görür bir oba,
Oba halkı akraba,
Avucunda tatlı bal,
Der bu baldır merhaba.
*
O bal ki has teberik,
Rengi de sarı geberik,
Şifadır hasta cana,
Tadı sanki baharlık.
*
Zeynel der çıkın çilem,
Çıkınlı darı alem,
Elimde koca kase,
Kasem parlak meşalem.
*
Mansur demiş ki derviş,
Bak kardeş kase gümüş,
Gümüş kasede kardeş,
Mey köpürürse cümbüş.
*
Bedirhan der ki Zeynel,
Hem Mansura verip el,
Der kilerde bir bohça,
Bekleyen molla Veysel.
*
Mansur sesler ey Veysel,
Der bohçada sır, amel,
O sır kırk yılın ahdı,
Yazıldı tel tel, evvel.
*
Veysel açar o bohça,
İçinde nur, gül, gonca,
Yayılır koku miski,
Sanki cennetten lonca.
*
Bu gonca tam teberik,
Kokusu ferah, ferik,
Zeynel, Mansur, Bedirhan,
Oldular şimdi şerik.
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 13:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!