Sokaklar öküz dolu öküz.
Otururken, yürürken,
Geviş getiriyorlar durmaksızın.
Ağızları silme sakız dolu, lâkin aslında hep aynı sakız.
Aynı sözleri sarfediyorlar, bu yokluktan mı nedir arkadaş?
Şişirip şişirip patlatıyorlar balonlarını bir boşluktan.
Gurulduyor karınları beyinleriyle beraber hep bir ağızdan,
Cakkıdı cakkıdı cakkıdı
laf!
Sen anlamaya çalıştıkça yorul dur.
Yont kafanın derisini isterse çatlayıp yarılsın.
Hiç şikayet etmiyorlar hallerinden, o öküzler yok mu o öküzler!
Bıkmıyorlar sabahtan akşama kadar hep aynı öğün, (arpa, yonca, saman.)
Koltukları kemiriyorlar, çiğneyecek birşey bulamadıkları zaman.
Önünden çekilin derim o öküzlerin, önlerine çıkanı eziyorlar.
Zengin muhitlerde aramayın onları, varoş varoş sürüler halinde geziyorlar.
Kirli elleri ve sakallarıyla sırıtıp duruyor suratları çirkin çirkin.
Sivreltmişler boynuzlarını törpüleye törpüleye, etrafta susecek birilerini süzüyorlar.
Bu dünya öküzlerin olmuş abi öküzlerin.
Öküzler kazanmış en sonunda savaşı, biz göremedik dünü.
Pek ölen olmamış dediler fakat ahıra dönmüş şehirler.
Tuz buz olmuş koca dağ,
Sömürüle sömürüle kurumuş o gürüldeyen nehirler.
Yıkılmış minaresi Kâbe'nin, yerine gökdelenler dikmişler kat kat,
Bir bedavaymış bir alana,
Ve teslim olmuş nihayetinde hakikat tümden yalana.
Bekir Dalkıç
Kayıt Tarihi : 27.1.2020 21:05:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!