Sabahın ilk ışığı vururken camlara,
Henüz uykusunu silmemiş sokaklara,
Bir telaş başlardı sessiz evlerde;
Çantalar hazırlanır, defterler aranırdı köşelerde.
Annenin “Geç kalacaksın!” sesi yankılanır,
Bir dilim ekmek aceleyle ağza atılır,
Ve ayakkabı bağcıkları yarım düğümle bağlanırken
Başlardı okul yollarının bitmeyen hikâyesi.
Servis bekleyen çocukların yüzünde
Hem uyku olurdu hem umut,
Kimi camdan dışarıyı izler sessizce,
Kimi arkadaşını görünce kahkahaya boğulurdu.
Kışın nefesler buhar olurdu havada,
Yazın gölgeler uzardı kaldırımlarda,
Ama okulun kapısı her mevsim aynıydı;
Bir dünya saklardı ardında
Koridorlarda yankılanan ayak sesleri,
Sınıfların tebeşir kokusu,
Tahtaya yazılan ilk cümle,
Defterin ilk sayfasındaki tertemiz çizgiler…
Hepsi birer başlangıçtı aslında.
Kimi zaman sıkıcı gelen dersler bile
Yıllar sonra özlenen anılara dönüşecekti
Kimsenin o günlerde fark etmediği şekilde.
Bir öğretmen girerdi içeri ağır adımlarla,
Herkes bir anda susardı.
Pencereden kuşlara dalan gözler
Yavaşça tahtaya çevrilirdi.
Matematik bazen bir bilmeceydi,
Tarih eski zamanlardan gelen bir masal,
Edebiyat insanın içine işleyen bir şarkı,
Coğrafya ise dünyayı avuç içine sığdıran bir harita.
Sınav günleri başka olurdu okulda.
Sessizlik bile korkuturdu insanı.
Kalem sesleri yarışırdı zamanla,
Dakikalar normalden hızlı akardı sanki.
Bir soruya takılıp kalmak,
Camdan dışarı bakıp hayallere dalmak,
Sonra birden öğretmenin
“Son beş dakika!” diye seslenişi…
Tenefüslerdi okulun gerçek nefesi.
Bahçeye koşan çocuklar,
Top peşinde yorulana kadar koşanlar,
Kantin sırasındaki bitmeyen sohbetler,
Paylaşılan tostlar, ayranlar, simitler…
Küçücük şeylerden doğan büyük mutluluklar vardı orada.
Bir arkadaşın omzuna vurup gülmek bile
Bazen bütün kötü günleri unuttururdu.
Kimi zaman kırgınlıklar olurdu elbet,
Küsenler, barışanlar,
Arkasından konuşulan küçük sırlar,
Defter arasına sıkıştırılmış notlar…
Ama hiçbir kızgınlık uzun sürmezdi çocuklukta.
Çünkü ertesi gün aynı sırada oturmak,
Aynı bahçede koşmak
İnsanları yeniden yakınlaştırırdı.
Bazı öğretmenler unutulmazdı.
Sadece ders anlatmazlardı çünkü;
Hayatı öğretirlerdi fark ettirmeden.
Bir cümleleri yıllarca akılda kalırdı.
“Pes etmeyin,” derlerdi bazen,
“İnsan çalışırsa başarır.”
O sözler küçük görünürdü o günlerde,
Ama büyüdükçe anlam kazanırdı.
Kütüphaneler vardı sessizliğin içinde yaşayan,
Sayfaların arasında başka hayatlar saklayan.
Bir kitabı açınca dünya değişirdi sanki;
Bazen bir kahraman olurdu insan,
Bazen uzak ülkelerde dolaşırdı hayalinde.
Okul sadece bina değildi aslında,
İnsanın kendini keşfettiği uzun bir yoldu.
Mevsimler geçerdi okulun üstünden.
Sonbaharda avlular yaprak dolardı,
Kışın camlara yağmur vururdu usulca,
İlkbaharda bahçe yeniden canlanırdı.
Ve yaz yaklaşırken sınıflarda
Tatlı bir heyecan dolaşırdı sessizce.
Karne günü geldiğinde
Herkesin yüzünde başka bir hikâye olurdu.
Mezuniyet günleri ise bambaşkaydı.
Bir dönemin kapanışı gibi…
Koridorlara son kez bakılır,
Sıralara eller sürülürdü usulca.
Bir zamanlar bitmez sanılan günlerin
Nasıl da hızla geçtiği anlaşılırdı o an.
İnsan en çok da alıştığı şeyleri özlerdi;
Her gün gördüğü yüzleri,
Her sabah duyduğu zil sesini,
Bahçedeki ağacı bile.
Sonra yıllar geçer…
Çocuklar büyür, yollar ayrılır.
Ama okul hep insanın içinde kalır biraz.
Bir şarkıda, eski bir fotoğrafta,
Yıpranmış bir defterin arasında,
Ansızın çıkan bir anıda…
Bir öğretmenin sesi gelir kulağa bazen,
Eski bir arkadaşın kahkahası duyulur sanki uzaktan.
Ve insan anlar sonunda:
Okul yalnızca ders öğrenilen yer değildir.
Orası dostluğun filizlendiği,
Hayallerin kurulduğu,
İlk başarının, ilk korkunun,
İlk heyecanın yaşandığı yerdir.
Bir çocuğun yavaş yavaş büyüdüğü,
Kendini bulduğu uzun bir hikâyedir.
Çünkü hayatın en temiz sayfalarından biri
Okul sıralarında yazılır aslında
.
Silinmez bazı izler bırakır insanın ruhuna.
Ve yıllar sonra dönüp bakınca
En çok o günler gülümsetir insanı;
Koşarak çıkılan merdivenler,
Ders arasında edilen sohbetler,
Gizlice yenilen kantin tostları,
Ve “Bir gün bitecek” denilen zamanların
Ne kadar değerli olduğu…
İşte okul dediğin biraz özlem,
Biraz emek, biraz hayaldir.
Bir çocuğun yarına uzanan ilk adımıdır.
Ve herkesin içinde
Hiç kapanmayan bir sınıf kapısı vardır aslında.
Kayıt Tarihi : 24.05.2026 12:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!