Okudum gözlerini,
ne yapsan nafile, silemezsin hüzünlerini.
Farkın kalmamış kanadı kırık bir serçeden,
ıssız bucaksız vadilerden farkın kalmamış.
Günlerce üşümüşsün de kaçamamışsın geceden,
dikelip kalan sözcüklerinden umut damlamış.
Okudum gözlerini.
Saklasan da görünüyor cam kırıkların,
o dağın ardından gelen sessiz kasırgan.
Sezilebiliyor meşakkat kokan kıyıların,
ellerinde yükselmeyi bekleyen kanaryan,
gerisin geri dönüyor buhranlı yamaçlarına.
Okudum gözlerini.
Gidemesen de arzuluyorsun denizlerini,
aşkın kalbine gömüle gömüle cüzzamlaşmış.
Puslu haritalar göstermiyor gidenlerini,
buruşmuş suratın aynalarda kıvranmış,
aynalar konuşmadan susturmuş iklimlerini.
Gözlerini okudum.
Gömmüşsün şarapları is kokan mahzene
ve damla damla düşmüşsün tan yerine.
Bileklerin bir türlü dönemezken köşeyi,
durup gülmüşsün heybeni gören gözlere,
seni siyaha bulanmamış zanneden kalplere.
İçinden gözleri yaşlı bir çocuk fırlamış aniden.
Ancak o ana kadar söz geçirebilmişsin kalbine.
Ağlamak o kadar da kötü değilmiş sahiden.
Berdan Doğu
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 13:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!