Ve bil ki
sevgili,
Karın altında
yeniden doğmaya yeltenmiş
bir nergis gibi
ya da
Ah gönlümün çiçeği
Ah Şeb-i Arus’um
Gözleri buğulu,
Gül kokulu sevdiğim…
Ey benim hicret yollarında dualara bürünen nefesim…
Sana bakmak bir devrimi düşlemek gibi…
Mavi bir gökyüzünde,
özgürce süzülen kuşlar gibi…
Ellerin toprak kadar sıcak ve bereketli,
bir dokunuşunla tazelenir hayat…
Uzaktan hissedilen meltem esmeye başlarken,
Artık sonbaharın kokusu yayılmıştır ruhlarımıza.
Rengârenk yapraklar serin rüzgârlarla dans ederken,
Sonbaharın dokunuşuyla hüzünlerin her yer.
Bir hüzün kaplar gökyüzünü, yavaş yavaş,
Gel ey sevgili, bak gözlerimdeki deniz,
Mısralara dökülen bir rüyanın izi gibi.
Sevdan bağrımı bir kor gibi yakıyor,
Aşkın bir çağlayan misali yüreğimde akıyor.
Gönlünün bahçesinde çiçekler açsın,
Anlatılabilir miydi,
Tek bir kelimeyle aşk?
Ey dünyanın temeli aşk!
Yüreğimde hüküm süren hasret,
Senin de yüreğine değdi mi?
Gün gelir ve anlar ki insan;
Yaşadığı her şey bir yalandır!
Geriye vazgeçemediği bir aşk
Ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır, derken
Ne güzel özetlemiş hayatı, Cengiz Aytmatov.
Zaman senle nasıl geçti bilemedim.
Ümidim, umudum ve prensesim.
Masal gibi senle hayatım.
Resmin masamda, sevgin kalbimde,
Allah'ın en güzel hediyesi canım kızım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!