Karanlığın penceresini açtığım anda…
Gözlerime varlığının ışığı döküldü.
Oysa ben kaç yüzyıl yalnızken ve zindanda,
Ruhumun hüzünleri ömrüme örtüldü.
Rüzgâra sal beni…
Başımı, ağrının kolları büker,
Kaldıramam gözlerimi bakışlarına,
Tenim can çekişir de, hayalim söner.
Yüreğim dağlanır yakarışlarına…
Şakısın hayat…
İçimde gürleyen, bir sessizlik var,
Çağlayan olur, gözlerimden dökülürüm,
Anlatamadığım duygularım, kamçılar beni,
Sığamam tenime, sel olup taşarım…
Saklandı duygularım…
Kalamam sensiz, dağlar bile zindan.
Duramam yollar beni, bekler şu an.
Bir volkan kaynar, yüreğimden taşan.
Denizleri boşaltsam söndüremem.
Saklanır Aşk…
Yavaş yavaş akşam oluyor,
Duygularımda…
Yüreğimin güneşi batıyor,
Sessizce canımda…
Saklanırım, yokluğunun gölgesinden…
Ruhuma sarıl, sevgimi al tenine giy,
Yüreğime dal, aşkımla yıkan sevgilim.
Bakışıma gel, al beni gözlerine giy,
Adımlarım ol, adım adım gel sevgilim…
Saklanma uykularımdan…
Nerelerdesin gözlerime düş bu gün?
Uykularımda huzursuz geceler yaşatma.
Bir kafede bekliyor yüreğim, yudumluyorum zamanı.
Her yer karanlık, yüzümü bir loş ışık gizliyor.
Saklı iç dünyam…
Başka boyuttaki, zaman yolculuğumun durağı,
Sevgi çiçeği, aşk kokusu tadında...
Öyle doğalsın ki; en yapmacık halinde bile,
Gözlerindeki ışığı takip ediyorum,
Rüzgârın getirdiği sevgide buluşalım…
Gözlerimi bir bıçak gibi güzelliğin kesiyor,
Yüreğim kanıyor, saplandığın yerden tenime,
Parçalanıyorum bedenim dağılıyor,
Ruhum çıkıyor, canımı kaçırıyor benden…
Rüzgarla gelip ekilirsin
Nur gibi yağdın gönlüme sıcacık bir ışık
Ellerimi tutan gözlerin kayıyor tenime
Zorluyor hayat nefesimi tutuyor gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!