Yaşamı ikiye bölelim ortasından
Bir ucundan sen tut
Bir ucundan ben
Bakalım yürüyebilecek miyiz böyleyken
Önce bir otuz beş yaşı bölelim ikiye
Yarısı sevinç
Orda da kapı vardı
Pencere olmasa da
Çaldı çaldı
Kim çaldı
Zil çalmadı
Oynanmadı
Resim yapmak gelmiyor içimden
Şiir yazmakta
Türkü söylemekte
Yalnız üzülmek istiyorum
Üzülebildiğimce
Seni düşünmek değil
Şiirlerimi yazarken
İstemeden neleri geçtim kâğıtlarıma
Ne bileyim
Kelebek ölüsü
Kelebek kanadı
Kelebek uçuşu
Yağmur yağıyor
Yılın kuraklığını ıslatıyor
Ne kadar da güzel akıyor
Şırıl şırıl camlarında boşluğun
Otobüsün içinden seviyorum yağışını alkışlarla
Ne iyi ettinde yağdın
cenabet dolaşırken
en çıkmaz caddelerinde kiremithanenin
bir psikopat kurşunu dahi yemeden
çıktınsa sağ salim
yarasız, darpsız,
gaspsız
Bu güneş yine doğacak acıların üstüne
Ne kadar ölsen
Bağırsan çağırsana nafile
Kaçsanda uzaklara
Acılar çoğalacak, salmaların birleşimi kadar çabuk
Umutlar filizlenecek
Ay annem olsun
Geceler karanlıkta korkarım
Bana ninni söyler
Saçlarımı tarar parmaklarında
Uyurum korkusuzca
Bir öpücük kondururum yanaklarına
Seni bugün yine mutlu gördüm
Az para kazanmışsın
Hatta hiç kazanmamışsın
Ama buda güzel
Mutluluğu unutmuyorsun
Ve değişmiyorsun yaşamın acımasızlığına
Hava sıcak
Hava mavi
Hava da kar kokusu
Hava zemheri
Hava kış
Açlık çalmış kapımı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!