Dayadım şakağıma silahı
Boşalttım mermilerini
Vurdum tutsaklığımı
Ne inat ne gizleme
Açıkça dobra dobra
Öldürdüm acıları
Burası benim ülkem
Kimse benim sevdiğim kadar sevemez ülkemi
Hele benden çok hiç sevemez
Siz parayla bekliyorsunuz
Maaşınız kadar seversiniz
Ve ancak o kadar korursunuz
Kim elini vurabilir askıda sallanan bir kızın boynuna
Kim sarılıp öpebilir on yıllık bir ölüyü
Ve kim, hangi anne tanıyabilir oğlunun kemiklerini
Paslanmış ve çürümüş, nem tutmuş etler arasında
Kim tanıyabilir ha kim
Kim dokunabilir ölünün soğukluğuna
Benim annem hiç bilmedi öleceğimi
Hiç söylemedim
Hiç beklemiyordu
Gidipte gelmeyeceğimi bilmiyordu
Bilse dayanırmı yüreği
Tanrıyıda tanımaz Azrailide
Sen yüreğimi görmedin
Gerbera çiçeği açmış yüreğimde
Kanayıp durur
Görseydin utanırdın
Görseydin kahrolurdun
Görseydin yüreğimi
Damarlarımda kan değil
Gözyaşı değil
Sevgili dolaşıyor
Şu kırmızı
Şu a, b, c grubu
İnansan da inanmasan da
Uzak şehirler
Uzak ülkeler
Birlikte yeni bir yaşam
Yeni işyerleri
Yeni evler
Hepsi bir rüyaydı
Tarlalar karpuz
Tarlalar da koparılmış karpuzlar
Ve sokaklar karpuz kanı
Burası çarşı pazarı
Kimsenin iğrendiği yok
Ağladığı da
Ne kadar mutlu görünsem de
Mutsuzluğumu biliyor tanrım
İçimde acılar patlıyor
Nereden anlayacaksın
Ağlamazsam
Bağırmazsam
Ya güneşli bir gün
Ya da soğuk bir gecede
Bir sonbahar gününde rüzgâr çalarsa
Dünyayı ıslatan yağmurla kapınızı
Açmayın tanrı misafiri de olsa kapınızı
Belki ölümün habercisidir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!