ÖKSÜZ ANILAR
Önce bir bahar rüzgarı, mavi düşlerin kıyısında
iki papatya...
Sonra insanlar , insanlar kayboldu
Kalabalıklar arasın da...
Sonra yalnızlar güruhuna katıldık işte
Kendi içimize , yağmurlar yağdı üzerimize,
Şimşekler çaktı.
İnsanlar kahrolmuş kurgular için de...
Bilinmezlik kervanın da,
Adım başı yalnızlığı beslemiş kalabalıklar..
Bir istemsizlik , Yüreğimin ta iç boşluğundan...
Boyut boyut, yalnızlıklar büyüyordu ,
Kalabalıklar için de..
Öksüz anılar birikmiş karanlıklar için de.
Bir yağmur yağıyordu, sağanak sağanak,
Bitiyordu anılar yeryüzün de...
Derken!
Taş taş yıkıldı sonra öksüz anılar.
Yitik düşlerime, kuşkulu bir yağmur yağıyordu,
Yollar geçit vermiyordu karanlıktı hayaller,
Düşünceler dar.
Kelimelerim hep eksik kalıyordu.
Umudum yitmişti, ayaklarım da yorgundu üstelik.
Hep ıssız dı araladığım kapılar
Gördüğüm yüzler hep sessiz,
Sanki bu son yağmurdu...
Oysa dua dua son yeşermem di
Taaa can köşem den.
Dua dua...Sevgi, umut ,vuslat, nur.
Sonra bir yağmur yağdı kuşkulu kuşkulu
Ah sonra bir yağmur .
Şimdi en kırık yerindeyim yüreğimin
En ücra köşesin de, en yaralı yerin de öykünün
Öksüz anıların tam da için de.
Damlar gözüm den bir ılık gözyaşı,
Sonra döner gibi oluyorum, ilk yağmurların altına,
Sırılsıklam olmuş o masumiyet
Hoyrat yağmurlar altın da
Papatya kokularına karışıp giden
Çocuksu , öksüz anılar...
Elif✍🏻
Kayıt Tarihi : 22.04.2026 01:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Geçmişin yaşanmışlığı ve bende kalan derin izi..




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!