Odam Kireç Tutmuyor Şiiri - Veysel Sari

Veysel Sari
260

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Odam Kireç Tutmuyor

Duvarlar üzerime birer şahidimmiş gibi yıkılıyor bu gece.
Hani derler ya; "odam kireç tutmuyor", benimkisi de o hesap işte.
Kumunu karıştırıp sermiyorum, sevdasını sıvamıyorum artık bu dört duvara.
Çünkü sen olmayınca evin yüzü gülmüyor, duvarlar senin yokluğunla çürüyor, rutubet değil; hasret sızıyor taşından toprağından.

Sanki ev, sen gidince nefes almayı bıraktı. Mutfaktaki ocağın altı yanmıyor, çaylar içilse bile tadı yok, tuzu yok.
Sofraya iki tabak koymaya elim varmıyor; sanki o ikinci tabak senin gidişini yüzüme vuran en keskin bıçak.
Gardırobunda bıraktığın o bir çift hırka, hâlâ senin teninin kokusunu sakladığını sanıyor ama o koku da gün geçtikçe anıların ağırlığı altında ezilip gidiyor.

Hatırlıyor musun?
Bir keresinde, "Bu duvarların rengi çok soluk, gel biraz bahar katalım" demiştin.
Fırçayı eline alıp oynamıştın boyalarla, her yer beyaz değil; senin gülüşünün rengine boyanmıştı.
Şimdi o duvarlara bakıyorum da, her fırça darbesinde senin parmak izini arıyorum.
Ama nafile...
Duvarlar bile unutmuş senin elinin sıcaklığını. Boyalar dökülüyor, sıvalar çatlıyor; sanki ev, senin yokluğunun kahrından kendi kendini imha ediyor.

Zor zamanlar diyorum, evet...
İnsan kendi evinde gurbetçi olur muymuş? Oldum işte.
Koridorda yürürken çıkardığım her adım sesi, senin yokluğunu daha bir gürültülü kılıyor. Gece yastığa başımı koyduğumda, o boşluğu bir uçurum gibi hissediyorum.
Ne kadar kireçle örsem, ne kadar boyayla kapatmaya çalışsam, bu odanın temeline işlemiş bir kere senin yokluğun.
Sıva tutmuyor, boya kabul etmiyor; duvarlar sanki senin gidişine yas tutuyor.

Dışarıda hayat akıyor diyorlar, ne önemi var? Sokak lambaları yanıyor, insanlar evlerine dönüyor, çaylar demleniyor...
Benim evimde ise zaman, sen kapıyı çekip çıktığın o saniyede donup kaldı.
Akreple yelkovan birbirine düşman, duvar saatinin tıkırtısı bile senin yokluğuna tempo tutuyor.
Bazen dalıp gidiyorum; kapının tokmağına dokunacakmışsın, o tanıdık "ben geldim" sesinle tüm bu hüzün kalesini bir hamlede yıkacakmışsın gibi...
Ama hayır, gelmiyorsun.
Sadece sessizlik, sadece o bitmek bilmeyen ve her gece biraz daha koyulaşan bir hasret.

Bu ev, seninle kurduğum bir dünyaydı; sen gidince hepsi birer enkaz yığınına döndü.
Şimdi ne kapı kilit tutuyor gönlümde, ne de duvarlar tutuyor kirecini. Ben sadece, içimdeki o bitmek bilmeyen "sen" yangınını, dışarıdaki bu soğuk, ıssız ve sensiz odada tek başıma seyrediyorum.

Odam kireç tutmuyor, çünkü bu ev artık bir yuva değil; senin yokluğunun hüküm sürdüğü, sadece gölgelerin yaşadığı bir matemhane.

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 17.07.2026 19:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!