Herkesin güldüğü, bu sahte sanata,
Uçmaya çalışan, o kırık kanata,
Boyun eğmem asla, bir sahte isnata,
Geldim ben de, bu oyunu bozmak için.
*
Dostların yüzünde, sahte maskeleri,
Gördüm uzaktan, o süslü çehreleri,
Kandıramaz beni, yalan sahneleri,
Sanki benim, susmamı bekler gibiydin.
*
Vakit tamamlandı, perdemiz iniyor,
Yürekte yanan kor, yavaşça sönüyor,
Bütün oyuncular, evine dönüyor,
Aldırma sakın, o akan gözyaşıma.
*
Bu oyunun rengi, kapkara bir siyah,
İşlenen her adım, sanki gizli günah,
Sözler birer kurşun, diller sivri silah,
Oysa ben sadece, sevmek istiyordum.
*
Karanlık basınca, yüzler düşüyordu,
Yalanlar içinde, ruhum üşüyordu,
Gerçekler hep, kuytuya üşüşüyordu,
Ve sen yine, benden kaçmak niyetinde.
*
Kurduğum sahneler, yıkıldı başıma,
Zehirler kattılar, benim can aşıma,
Kimseler bakmadı, benim genç yaşıma,
Bıraktım oyunu, dönmem ben bir daha.
*
Roller dağıtılmış herkese, bire bir,
Kalplerin içine saklanmış, gizli kir,
Mutluluk sanılan, sadece bir zehir,
Yine de, şansımı denemek isterim.
*
Sevgi derler ama, dillerde bir yalan,
Elde avuçta, hiç sevgi yok ki kalan,
Benim umudumu, acımadan çalan,
O zalim yıllara, meydan okuyorum.
*
Karşımda duruyor, koskoca bir duvar,
Ardında kim bilir, nice acılar var,
Bitsin bu işkence, bitsin bu sonbahar,
Kaybeden ben oldum, bu köşe başında.
*
Işıklar sönünce, başlar asıl oyun,
Herkesin amacı, kurtulmaktır duyun,
Kaderin önünde, bükülür hep boyun,
Ben ise, isyanı seçtim bile bile.
*
Seyirciler donuk, alkışlar çok cılız,
Gökyüzü bulutlu, yok gökte bir yıldız,
Bu kalabalıkta, ben kaldım bak ıssız,
Adımı silmişler, oyun afişinden.
*
Dekorlar eskimiş, kostümler hep pırtık,
Kimseye, inancım kalmamıştır artık,
Oynanan oyunda, aranmaz bir mantık,
Bir veda şarkısı, dudaklarımda bak.
*
Yüreğimde derin, bitmeyen bir tutku,
İçimde büyüyen de, sessiz bir korku,
Kaybolmuş yollarda, silinmiş her doku,
Oynamak istemem ben, böyle bir rolde.
*
Gülen yüzlerin ardı, hep sinsi tuzak,
Sevgi denen o şey, bana artık uzak,
Umutlar yeşermez, bu toprak çok kurak,
Adımlar atarım, karanlık bir yöne.
*
Yaralar bedende, yavaşça birleşir,
Zihinler bulanık, duygular körleşir,
Sahnedeki herkes, şeytanla sözleşir,
Bütün alkışları, reddedip giderim.
*
Biletler kesilmiş, oyun artık sondur,
Kalbimdeki sevgi, sönmeyen bir kordur,
Bu sahte hayata, dayanması zordur,
Yine de, ayakta kalmaya çalıştım.
*
Sessizlik içimde, bir yara kanatır,
Eski hatıralar, kendini aratır,
Bu oyun, sadece gözyaşı yaratır,
Sonunda, perdenin kapanması yakın.
*
Bir çocuk misali, saklandım köşeye,
Veda edeceğim ben de, bu neşeye,
Hasret kalacağım, o camdan şişeye,
Işıklar sönerken, son kez gülümserim.
*
Yüreğim, bu ağır rollerden ezik,
Dağılmış kurgular, senaryom kesik,
Sahnede, neşeli sözlerim eksik,
Ben bu yalan oyunu, oynamam bilin.
*
Bir masal anlatsam, dinler mi uyuyan?
Acı feryadımı, var mıdır hiç duyan?
Yok mudur, ruhları bu kibirden soyan?
Gözlerimden akan yaşı, silemezsin.
*
Dağların ardında batan, güneş gibi,
Denizin en altı, karanlık sır dibi,
Yok ki bu oyunun, benden de garibi,
Giden arabaya ben, taş atıyorum.
*
İstasyonda, mendil sallayanlar gülsün,
İçimde kanayan, o yaralar ölsün,
Aşk denilen duygu, kül olup dökülsün,
Ben de seni, yolcu etmeye geldim bak.
*
Sevdiklerin orda, sana el ederken,
Mutlu ve neşeyle, uzağa giderken,
Veda sözcüğünü, hep ben hecelerken,
Gün bu gündür, işte sen de gidiyorsun.
*
Yanağımdan akan, o yaşa aldırma,
Sözlerim bitiyor, kimseyi kandırma,
Yolunu kaybetmiş damlayı, yandırma,
Bir damla yağmurla, bitti koca oyun.
Kayıt Tarihi : 4.07.2026 11:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!