Kalkar, sırrın perdesi.
Amelidir gidiş bileti, bekler herkesi.
Duyulursa cennet kokusu, yüze nur düşer.
Cehennem, alnında boncuk boncuk ter.
Bir mümin uzatır elin, alnın siler.
Can bir nefeslik, çıkar gider.
Sükun bulur, damarda kan.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




yürek kalem sesiniz daim ilhamın bol bol olsun sevgi saygılar emege tam puan antljimde
Oldukça anlamlı ve ibretli bir şiir olmuş. Allah hepimize iman Kuran nasip etsin. Tebrik ediyorum güzel çalışmanızı, tampuanımla dakutluyorum.
Son nefeste şehadete erenlerden olabilmeniz- olabilmemiz dileğiyle, yüreğinize sağlık Perihan Hanım:)
Düşmemizi bekler toprak; sonra da bir ana gibi kucaklar. Ölüm, insanın aslına dönmesidir.
Tebrikler sayın Pehlivan.
On puan +ant.
Tüm soruların bittiği ve başladığı yeri ne kadar güzel anlatmışsınız. Yazdıran yürek ve yazan kalem dert görmesin saygı ve selamlarımla + tam puanla beraber
Rabbim iman ile ruhumuzu teslim etmiyi nasib eylesin. Kabire yolculuğu, o anı hatırlattınız bize. Teşekkürler bu yürek için..
BEDENİM
SELAYLA DUYURDULAR,
SOĞUK SUYLA YUDULAR,
MUSALLAYA KOYDULAR,
BU CANSIZ BEDENİMİ.
ARKAMDA YAVRULARIM,
EŞ DOST TANIDIKLARIM,
CANIM YOLDAŞIM KARIM,
GÖMDÜLER BEDENİMİ.
Diye devam eden şiirimde kabri işlemiştim bende bir zamanlar...
tebrikler.
Çocuktum bir zamanlar, kırklardayım,
Göçüp gidenlerin arkasında adayım,
Bütün dünya malın olsa ne yazar,
Bir bakarsın ben de bir çukurdayım.
Ölüm, insanı sonsuza taşıyan tren,
Geri gelmiyor artık oraya binen,
Gerçek mutluluğa ermiş olacak,
Ahiret'e hesabı hakkıyle veren.
24.12.92
Perihan hanım, inşlallah ardımızdan bir fatiha okuyan bulunur. Zira cehpede düşman aramaya gerek kalmadı sanırım...yetiştirdiğimiz nesil bize düşman olarak yeter...örf adet kültür gelenek anane ne varsa kaybettik, batının değerlerini kutsayıp kendimize yabancılaştık...durum ortada...şiiriniz çok güzel..selam ve dua ile,
nizamettin özel
İlahi Adalet: Ölüm
Ölümü sırlarla donatmış Rabbim
Eceli hayatla gizlemiş Rabbim
Bilinmez ne zaman gelir Azrail
Vadeymiş, yazgıymış,kadermiş ölüm
Kimi gençtir hayatına doymamış
Yaşamaktan muradını almamış
Yaz gel ipte orak,tırpan görmemiş
Vadeymiş, yazgıymış,kadermiş ölüm
Bazısı yaşamış ömrün baharın
Mürüvvetin görmüş torun torbanın
Kimi gidişinden bezmiş dünyanın
Vadeymiş,yazgıymış,kadermiş ölüm
Devrilir çınarlar dünya yıkılır
Kapanır ocaklar insan çıldırır
Mutlu güne gölge düşer kararır
Vadeymiş,yazgıymış,kadermiş ölüm
Bazısı isterde Azrail gelmez
Dertleri artarda gözyaşı dinmez
Geciken ölümü dostları sevmez
Vadeymiş, yazgıymış,kadermiş ölüm
Bazısın ahreti gelmez aklına
Harama,zinaya koşar iştahla
Bakarsın vadesi biter o anda
Vadeymiş, yazgıymış,kadermiş ölüm
Torpili anlamaz,rüşveti sevmez
Emiri aldımı dakka geçirtmez
Alimi,cahili ayırtmaz seçmez
Vadeymiş, yazgıymış,kadermiş ölüm
Son görevler musallanın başında
Nasıl yaşadıysa yazar taşında
Dostları var ısa durur safında
Akbaş’ım yazgıymış,kadermiş ölüm
Yaşar Akbaş
Perihan Hanım ...hediyemiz olsun şiiriniz güzeldi
Beden, toprağa geri döner./
İbadet, ruhun aynasıdır seyreder./
İyi söylenmiş mısralar. Şiir ben burdayım diyor okunmak için...
Bu şiir ile ilgili 26 tane yorum bulunmakta