DOĞUM
Kaynaşıp coşturdu düğün.
Konu komşu dost akraba,
Toplandılar bir araya.
Kız adı olmuştu gelin.
Oturdum kalkmadan masa başında.
Kayboldum bir an duygu akışında.
Yakaladım ahengi okudukça.
Manasını, sayfanın akışında.
Tutuştu yüreğim Yunus timsali.
Sular zuhur etti uzuvlarımdan.
Kolay gelmez hiç bir can dünyaya.
Muhtaçtır her dem evlat duaya.
Besle büyüt emek ver yaşat.
Sabahlanan uykusuz geceler berbat.
Dünyaya getirmek olur kabahat.
Sever, af eder yapılanları.
EY! İNSAN
Yaradan’ın, seni ne güzel yaratmış.
Yaratılanlar içinde özel yaratmış.
Nefesinden üflemiş, bir de can katmış.
Nimetimin kıymetini bil demiş.
19 yaşında yağız bir civan.
Dersin aldı Ak Şemseddin Hocadan.
Yedi dili öğrenmişti azimle.
Kostantino alınacak Bizans’tan.
“Ya katılırlar bize gönülleriyle.
Ya da almasını biliriz.” dedi.
GEÇMİŞİN AŞKLARI TARİH OLDULAR
Yaz sıcağında fırtınalar içindeyim.
Sam yelleri esiyor her yanımda
Ruhumdaki fırtına hepsinden fazla
Bir çözüm bir çıkış ararcasına
GEÇMİŞİNİ UNUTMA
Türküm. Elhamdülillah.
Hem de Müslüman.
Vatan millet aşkıyla yanıp tutuşan.
GÜL
Gül Muhammed örnek geldi Cihana.
Gül ol da kokun yayılsın her yana.
Gül sevgidir, sevgiliye özlemdir.
GÜL
Gülüm gönlüm gam yükünü yüklensin
Gül dalında bülbül figan eylesin
Gülü bir gün, seni ömrümce severim.
Kendimize Ait mi Yaşanan Hayat?
Omuzumuza yüklenen yükler.
Hayatta hep eziliyor küçükler.
Bencil ve duyarsız olunca büyükler.
Kaybolur hayatın içinde küçükler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!