Boş ise halen gönül bahçem;
Gül ile bülbül utansın!
Burkulmuşsa, dargın kalbim;
Dost diye kim varsa utansın!
Gözlerim solgun, tenim soğuk;
''Derman yok'' diyen hekim utansın!
Nekadar mütevazi ise hayat;
O kadar mütevazi olmalı ölüm! ..
Bütün acılar unutulmaz;
Sineye tek tek çekilip susturulur.
Nemli gözler altında;
Bir yalvarış var bana!
Ellerin uzanmak ister,
Gözlerin ise kaçmak;
Tekrar başlar kovalamaca,
Gönülden gönüle..
İki dağ sırt sırta karşı yamaçta;
Bir bulut gerilir üstüne simsiyah,
Uzanıp da gözlerin erişemeyeceği kırlara;
Karlar yağar tüğ gibi hafif bembeyaz.
Dağ üstüne dağ koymuş gibi,
Yalnızlığa namzet günlerim,
Hastalıklar içinde beklerim,
Sorsalarda sormasalarda böyleyim,
Ayakta gezen ölüler gibiyim.
Sen! yalnızca sen olduğunu zannederken;
Aslında sen, sadece bendin!
Elini uzatıp aldığın bir şey,
Canın çektiği her şey,
Gözünün takıldığı, hayaline aldığın;
Kısacası yaşamındım ben.
Sen gidersen; benim diğer yanım gider.
Sen gidersen; kelimeler dilimden çekilir gider.
Sen gidersen; yanımdan bir dost kalkar gider.
Sen gidersen; hayat pusulam şaşar gider.
Ben bir fırtınalı sonbahar,
Sen ise çiçekli ilkbahar.
Kavuşmak ne mümkün,
Ortada kasvetli bir kış,
Bunaltan bir yaz var.
Ümit bağlamışım güllere, dikeni olma yeter;
Beni benden alıp, yakıp kül etme yeter.
Seviyorum demesende, bir tebessüm yeter;
Gönüldür belki kanar, yalanlara kaptırma yeter...
Gözlerine denizleri doldur, öyle gel.
Yüreğine taşları bas, acıyı unut!
Sevgi varsa içinde, nefrete dönüştür.
Terkedilmeye hazır ol! .. Öyle gel.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!