Ağıtlardan ibaret belli ki akıbetimiz
Son bir yakarış yaksın madem lime lime ettiğin kalbimi
Ufalayıp küllerini üfleyeceğim sana, tutama diye
Geçip gitsin parmaklarının arasından
Savrulsun dört bir yana
Kalmasın hiç senden sevda
Ah gönül kuşları
Saçmalarla vurdular sizi
Kiminiz vurulup düşerken
Kiminiz korkup kaçtınız
Düşenleri toprağa gömmeden
Ah gönül
Zamansız açan bir çiçeksin belki
Yaşadığın hep sonbahar halbuki
Yok insanlar bu kadar kalpsiz olamaz
Ben, koca bir kalple doğan defolu bir bebektim
Sen kalbimin çernobiliydin
Şimdi zihnimdeki hatıraların bile
Çernobilin çocukları
Sahra gibi gördüğün yüreğime aldanma
Toprağımı kazsan mutluluğun fosilini görürsün
Umut dediğin bu çölde bulunmaz sanma
Amazondaki yağmurda benim tozumu bulursun
Sorup duruyorlar
Neden suratım hep asık diye
Taşıyor yüzüme, kaynayıp duran içimdeki deniz
Set olamıyor yarım tebessümlerim
Gözlerinde çaresiz kaybedişler okunuyor
Yarın onlarda öğrenecek yalan söylemeyi
Sönüyor gözlerinin içindeki ışık
Sönüyor birer birer
Küçükken gökyüzünden topladığın yıldızlar
Zaman doğduğunda tek bir kez gördüğün
Bir ömür peşinden koştuğun o ilk hüzme
Ve koşarken ruhunun bacaklarında hissettiğin
O laktik asit yorgunluğu
Zamanı geriye doğru akan bir çiçek kalbim
Kapanıyor gitttikçe yaprakarı
Silinip gitti sandığım
“Sen Devri” şarkılarını buldum bugün
Birkaçını dinleyecek kadar elverdi yüreğim
Artık yalnız kan pompalayan yüreğim
Her bir ses Sen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!