Seni ne kadar sevdiğimi soruyorlar
Gözümü her kapattığımda görecek kadar
Bilmiyorlar seni, senin bana sevgini soruyorlar
Gözümü her açtığımda hiç göremeyeceğim kadar
İçimde bir ben daha var
Ona her şeyin bittiğini anlatamadım ki
İmkânsızı görmek
Ümidi öldürmeye yeterdi hâlbuki
Aşkına dayandı da kalbim
Ağır geliyor senden kalan
Kalbimden alıp götürdüğün mü çok
Yoksa senden daha mı fazla senden kalan
Atsam seni içimdeki denize
Alamaz seni, sığmazsın
Ummanlar alamaz seni
İçimdeki denizi döksem sen yangınlarına
Söndürmeye yetmez ki
Kilit vurduğum şehrini gezdim bugün
Lahitlere yazılmış şiirleri okudum
İsmi hep “sen” olan sokakları gezdim
Mabedsiz şehirler yaşamazdı bilmezdim
Ağlamak ne güzeldi, ağlamayı özledim
Neler alıp götürdün benden;
Seni beklerken
Artık varlığından şüphe ederek
Veda sözlerim belki bunlar
Daha seni hiç görmemişken
Ellerimde Zümrüdü Anka uçurdum ben
İstemeyin benden kuş beslememi kırıntılarla
Bir yol görünür yüzünde Kaf Dağı’na giden
Okyanustaki büyük armada
Limanlayacak bir kara göremeyen
Ömrümün yarısı mı bilmiyorum ama
Şiir defterimin yarısındayım
Bir devir kapanıyor
Bu senle son konuşmam gönül
İnsanlığın devrilip durduğu zamanda
Kalemimin ucunda sözcükler yok
Sesler duydum
Dudakları hareketsiz bir yüzden
Akıtmış kalemim sol iç cebimden
.
.
Ağla hıçkıra hıçkıra
Hiç olmazsa saf çocukluğunun o kalıntısı
Kalmış olsun ruhunda
Ağla ne olursun
Parça parça ettiğin kalbin
Sıçramış olsun göğsünde bir yerlere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!