Bir sonbahar akşamıydı, Güneş batımında
yakamozla birlikte,yaklaşmıştı ki guruba
batıyorduya Güneş,sen doğduğun ufkumda
tutulmuyorduki Şems kamer yoktu ortalıkta.
Dertler ayan olmuş boğar
Bölük börçük gidiyorum
Umutlara güneş doğar
Gözüm açık gidiyorum
Gönül evim yıkıldı ya
Ellere yâr edermiyim
Gençliğimden bulmam hayrı
Bırakıp da gidermiyim
Gözüm görmez senden gayrı
Sabah seher vakti şimdi
Adını dilime ,pelesenk bağlamışım
Yanımda yokken de hep sayıklamışım
Gülüşünle sirkat , etmişsin ya gönlüm
Seni gözyaşıma sakladım ömrüm
güle sevdanlanmış garip bülbül gibi
canıma can verdin damar da kan gibi
mutluluklar sevdan sandım var gibi
sendin benim gülüm dediğim gibi
Hep Yüreğimi kıpır kıpır ederdin
Çiçekler sustular söylemediler
Gülzar a girdim de güllere sordum
Günlerce beklerdim eylemediler
Ağır yükler çeken bellere sordum
Ayağım kanadı günlerce koştum
Dumansız yakıp da öyle derinden
Geceler sabahı bölmedi gülüm
Hasretin ateşi sönmez korundan
Geceler vuslatı bilmedi gülüm
Bir yanım yokluğun öbürü gurbet
Neden bilemedim ayrılık vardır?
Bazen dönülür de bazen dönülmez
Derinse yaralar zordur onulmaz
Sırada bekleyen koskoca sırdır
Ana baba evlat illâki yardan
Arada,hatırlayınca; yazarsın belki diye
sana yazıyorum satır satır hece hece
mısra mısra hemde hergün her gece
unutamıyorum ki ,bir an bir lahza bile
Koşuyorum kız peşinden
Duruver dur hele hele
Ayrılmış ya bak eşinden
Soruver sor hele hele




-
İmdat Keskin
-
Nilgün Polat
Tüm YorumlarKalemin kavi olsun hocam çok güzel şiirler kazandırmışsınız edebiyatımıza
Yüreğine sağlık arkadaşım çok güzel okumak isterim şiirlerini