Gülüşlerimiz ödünçtü, acılarımız miras
Her sevinç biraz yalan, her keder de biraz hakikat
Bir avuç toprak kadar cürmümüz varken bu dünyada
Sonsuzluk hevesiyle tükendi bizde kalmadı takat
Sevginin nadide eseri olan bir güzel gülüş
Bir parantez içinde kaldı , heyhat
Nuh gibi karaya gemi inşa eden iman
Tebliğe inanmayıp tufana karşı duran
O güruhun inadının yangınında kül oldu
Anılmaz oldu o güzelim liman
Ama ne çare, kulaklar sağır, gözler perdeli
Hakikat kapıyı çalsa da gönüller kilitli
Bir damla merhamete muhtaç nice can
Zaman bir şahit gibi yazdı suskun deftere
Kim hakka yaslandı, kim döndü dünyevi heveslere
Biz hâlâ kırık bir aynada ararız gerçekleri
Parça parça yansırız, bütün hasretlere
Ne varsa içimizde, hepsi bir imtihan değil mi?
Gülüşler emanet, bakışlar ise tepkisiz
Giderken yanımıza kalan tek şey:
Bıraktığımız kuru bir iz
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 17:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!