Noel ışıkları yanar, camlar süslü, sokaklar dolu,
Bir çocuk Gazze’de üşür, üstü başı kanlı, yolu tozlu.
Bir yanda çam ağacı, hediyeler, kahkaha, şarap,
Bir yanda enkaz altında “anne” diye titreyen bir ses, harap.
Saatler on ikiyi vurur, geri sayım, yeni yıl coşkusu,
Bir annenin saati durmuş, kucağında çocuğunun soğuk susuşu.
Çanlar çalar Batı’da, “barış” diye bağırır vitrinler,
Aynı dakikada bir bomba düşer, susar minik kalpler.
Kırmızı şapka, beyaz sakal, masal anlatır dünya,
Filistin’de kırmızı olan kandır, beyaz olan kefen ya.
Noel Baba hediye taşır, kamyonlar süslenir,
Orada kamyonlar ceset taşır, üstü brandayla gizlenir.
Işıklar parlar, selfie çekilir, “mutluluk” etiketi,
Bir çocuğun gözünde söner hayat, kalır sadece sessizliği.
“Yeni yıl umut” derler, kadeh kaldırır kalabalık,
Orada umut, bir gün daha ölmemek kadar çıplak.
Aynı dünya bu, aynı gök, aynı ay,
Ama biri görmez, biri ölür, biri kutlar, biri sayar gün sayar.
Tarihe yazılacak bu suskunluk, bu körlük, bu ayıp,
Bir gün soracak çocuklar: “Siz eğlenirken biz neden kayıptık?”
Kayıt Tarihi : 19.07.2026 18:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin hikayesi şiir de gizli.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!