Bende sensizliğin üç-beş nöbeti,
Gözlerim uykusuz tavanı kollar,
Her yana kıvrılıp gidiyorlar bak,
Bir türlü sana gelmeyen yollar.
Gökte kanlı ay kızıla çalar,
Gözlerinin hayali yürek parçalar,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Yerdekiler yaratılış gayelerini öylesine ihmal ettiler ki, gökteki yıldızların, gezegenlerin de tıpkı melekler gibi üzüntülerinden ve arlarından yüzleri kızları kızardı bir nevi kan ağladılar. Ama yerdekiler ne hikmetse bu acayip duruma lakayt kalıp ibret dersi alamadılar. Bu gidişle gafilleri
ya ölüm sekeratı ya da kıyamet saati uyandıracak gibi.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta