Dünya hayatı,
yitip gitmiş bir çölün
kalan serabı
Siyah saçlarının
ipeksi uysallığında
kaybediyor kendini
yine, ılık ve dargın
bir akşam güneşi
Yaşamak
‘Bir nisan’
Şakası mı yoksa
Şu gizemli dünyada
Posé sur tes lèvres suaves
Et nos éternels espoirs
Doucement reverdis
Dans nos mémoires
Ce chant enchanté,
Tutkulu dudaklarının
Beni yavaşça büyüleyen
Yakan, o tatlı-ürkek sıcaklığında
Öpüşlerinin ıslak ateşini duyarım
Hayal ettikçe, düşündükçe seni hâlâ
Bir gece
Biriyle gittiğim mezarlıkta
Yattım musalla taşına
Nasıl olsa yatacağım bir gün diye
Karbeyaz karanfil kokusu
Serin ellerinin
Sarar beni düşlerimde
Efil efil
Doğarken kayıt
Ölürken kayıt
Herşey kayıt altında
Hayata kayıtsız kalan
O pembeler tatlısı
Taptaze dudaklarında
Uyuyakalmış öpüşlerin
Ve gülüşlerine dokunup
Şöyle bir, geçip gidiveren
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!