Hava bir başka mavi
Güneş bir başka sıcak
Denizin hareketi bir başka ahenkli
Kalbim bir başka çarpıyor
Diğerlerinden farklı bir gün sanki
Kış bahara gebeydi...Haydi hayırlısı...
Ey! Fatih ne olursun kalk uyan artık
Dilim dilim boğazlanmış boğazlanıyor boğazlar
Köprü gölgelerine sığınmış sanki o ulvi yalılar
Kalk gel! çarşaflara dolanmazdan önce salılar...
Üzül, ayağın değmesede değmiş gibi taşa
Sevin kalmamışcasına sevin ne dert ne tasa
Kaybettiklerinle'' mal canın yongasıdır'' diye dövün
Elini çimdikle, sağsın ayaktasın, şükürlerle övün...
Gitsem Parise kısmet olsa da çıksam Eyfel'e
Çıksam en üst zirvelerine çıksam ritüele
Bir altta ünlüler mezarlığı gördüğüm üzere
Daha altta ise daha alçaklar hep tepinirler boş yere...
Zahmetsiz çıksın kazılmadan her giz yer üstüne
İcat edilmemiş icatlar kalmasın bunun üstüne
Mahkemeler kapansın kalsın kavga düşmeden küsküne
Elini ver geliyoruz bir zahmet,Ey Karaca Ahmet...
Hani koklatmazdın sarı kırmızı envayi renkli türlü kokundan
Şimdi mi aklına geldik! kokularından almak için payından
Çare olsan da zaman geçti hem kokundan hem de yağından ey gül! ! ..
Kahırdır ezan kahırdır kahır
Sarıl Muhammed'e Allah'ı çağır
Bu sesleri duymazlar hep kökten sağır
Bitecek fani dünya yavaş yavaş ağır ağır..
Umutlar düşerken yaprak yaprak tek tek sonbahar hüznünde
Açılmayı bekleyen, kasımpatı,mor menekşe, laleler
Aşığın nutkunda kalır kurur söylenmeyi bekleyen nağmeler
Geçsede aradan çifte çifte asırlar
Unutulmaz o aşklar saklanır sırlar
O geçen aşkları kitaplar şimdi saklar
Ey kraliçe Ayıntap kalk nasıldı o anlar
Güneş battı gece oldu çıktı Ay ortaya
Sanki Ay değil gece lambası çıktı ortaya
Birkaç insan Edison'su silüeti ellerinde şişeler dillerinde nağmeler
Gündüz bitip gece ile insanlar siyaha boyanıp kafa tuttular aya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!