Razıydım yazıya turaya attım acaba ne gelir diye
Havaya gitti cebimdeki son bozukluk
Gelmedi gitti o da son bozukluk
Kayboldu gitti havada mı yerde mi o bozukluk...
Virane gibi bir ev içi kökten dökük saçık
Camları kırık çatlak yer yer yerlerine yörük kilimi asık
Camlarına hoh demeden buharlanmış buzlanmış
Her taraf göz görebildiğince bembeyaz karakış
Camdaki buzlara kalem ucuyla tırnakla yazılmış
Ben özgürüm dıdı dı ben özgürüm dıdı dı karalanmış...
Zeynel Abidin Polattaş sözlerim sana..
Beni dinle yalvarırım uyansana
Ali ve İsmet seni anlamadılar yollarını kararttılar
Sen sadece sen ne olur beni anlasana...
Başladı bu terör hainleri acımasızlığı kırk yılı aşkın
Başkan Erdoğan sende vardı vatana bitmez aşkın
Söndü terör ocakları tek tek döndü küle hepsi şaşkın
Dualar geldi Yurttan Dünyadan hemde candan taşkın...
Çok şeyler söylendi aşktan yana
Aynı konumdayım ben de hep sana
Yüzüne baksam sarılsam koklasam doya doya
Konuşsam sen yokken konuşmalarımı
Konuşsam kulakların duya duya...
Zülüflerin tel tel dökme sakın o nur yüzüne
Bakmaya izin vermez gözlerine hapseder gider
İzin versede bakabilsem o değirmi gözüne
Bakar mı sandın gözlerim kapanır gider
Hani nerde benim hüzzam makamında kokan zehir çiçeğim
Kokusu kuruyupta kokusunu bırakıp giden güllerden eserim
Mertliği iyi görünüpte yılan gibi sokmayan mor kelebeğim
Zehirli olduğunu ismiyle cismiyle ilan eden mert bebeğim...
Nedense bilinmez''Ben paraya kıymet vermem'' diyenler
Onlardır hep yüz kuruş bile etmeyenler; yüzden düşenler
Bir şeyler olmaz hepte tam isabet dört ayak üstüne düşerler
Yıl seksendört mart dokuz asker oldum sarıkamışa
Ana ocağindan gel babasız teslim ol çaresiz karakışa
Her adımda bat toprak arayan ayağınla santim santim ak toprağa
İster zalim ol ister cahil istersen malı mülkü çok olan ağa...
Ben senin kaşlarını sevdim cesaretimdi
İlk savaşlardaki ilkel silah gibi yay gibi
Ben senin kipriklerini sevdim
Yaya takılan mermi gibi ok gibi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!