Gece gezintideyim,
Ne yerde, ne de gökteyim
Pürüzsüz bir ay, tertemiz ağda görmüş
Ay ile yıldız birleşerek düşmüş yüzerek durur kan gölünde
Değişmez onu hiç bir Türk bulamaz eşini bahçelerdeki gülünde
Kokusuz ve korkusuz bir gül ki bırakmaz savaşta barışta ölümünde
Ve bırakmaz kendini bırakmayanı en kötü günde düşman zulmünde...
Alsam seni koklasam gül gibi sigara gibi çeksem çeksem
Beğenmezsen gelme bana yeter gayri sanki karşılıksız çeksem
Senden önce ölmeyi isterim keşke sen sağken toprağı üstüme çeksem
Rüyadaysak eğer uyandırmaya yeltenen horoza bir silah çeksem...
Gazim, Antebim, sınırım, dağlardaki nazlı maralım
Beyaz kekliğim daim için için kapanmaz yaralım
Nice şehitler veripte yine yıkılmayan bahtı karalım
Hiç bir yerde olmayan bahar yaz karışımı baharım..
Elime aldım,aldım bir kara mendili
O mendil ki akan gözyaşımın ortağı dili
Hem ortağı hem de kara kaderimin tam rengi
Bırakmaz beni bırakmayan kaderim gibi
Tik tak tik tak durmadan çalışır saat
Sen ders çalış oyna sonra git yat
Sabah seni uyandırmış uyumaz ki saat
Hemen öleceğini düşünmeden hiç ölmemeyi düşünenler
Bu günleri görenlere eserlerini bırakıp gidenler
Hani nerde Pastör hani nerde Madam Kuri hani Graham Bell?
Vurulur hergün mecburi gibi üç beş asker
Elimizden birşey gelmiyor desekte artık yeter
Bilmeyiz bu bitmez savaş nedir nereye kadar sürer
Gel artık Atam, sen kalk artık, toprağa ben yatam...
Yıllar önce Kartal köyünde doğmuşum
Şehir denilen kabus deryasında boğulmuşum
Sanki kanadı kırık uçmaz uçamaz bir kuşum
Coşar kopmadan rüzgarın,fırtınanın en acımasız girdabında
Sanki hiç bitmeyen filmin usandırmayan daimki tabında
Her an hazır Türkiye'yi Dünyaya çalkalayan temsilin son anında
Nice dökülmüş ve dökülmeye hazır kanıyla bayrağım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!