Bu gün 29 Ekim,tarlalara tohumlar Türk bağrına Cumhuriyet tohumları yüzümüze gülüşler ekildiği gün.
Hiç bir zaman kurumayan laiklik,demokrasi gibi meyveleri verecek ve bu meyvelerin tadına doyum olamayacağı bir ekim; 29 EKİM. Her karış toprağı kanla sulanarak aç susuz kalarak,bile bile tek amaç taşınan ve bu uğurda nice canlar verilen bu yurdun kurtulması şartı olan Cumhuriyetin tohumlarının ekildiği 29 Ekim.....
Ey ulu Atatürk,
Çocuk olmak isterdim hep dert ve sıkıntılardan uzak.ama çocuksu bir düş benimkisi sadece..çünkü bakarsan şimdiye
kadar çektiğim dertlere yeniden başlamak..ve diyorum ki en
iyisi hiç doğmamak ve hiç yaşamamak galiba... niyazi sakar
Ses yok bitti fırtınalar hepten üzgün doğuştan tutuklu balıklar
Gemiler gelmez oldu; öldü hırçın dalgalar! !
Yemsiz kaldığından mı? , oyun isteğinden mi? bilinmez
Mavi çarşafları yırtmaya çalışırlar
Gah gagasıyla,gah pençesiyle martılar...martılar...
Unutulurmu zaferin yazdığı tarih günlerden otuz ağustosu
Kalmadı savaştan sonra, düşmanın ne tadı, ne de tuzu
kalmadı ne ingilizin ne yunanın nede fransızın tohumu
Çağdaşlığa adım attığımız kazanç bu büyük savaşın sonucu...
Hem yeşillikler zerafetinde hem ulviyetinde bir şehir İşte Konya...
Mevlanasıyla selçuklularıyla islamda kaynaşık bir kimya
Müslümanlığın temel taşları mevlevilik değilde başka kim ya?
Hem yeşillikler zerafetinde hem ulviyetinde bir şehir İşte Konya...
Daim sigara içenlere; sigarayı tanıyan Dünyadaki tüm tiryakilere merhaba...
Hiç sigara içmediğiniz oldu mu? (Bebekliğiniz ve Ramazan ayları hariç...) O zaman bu pazar günü bir ilk yapalım.Ve akşama kadar sigarayı hiç anmayalım ve içmeyelim.(Yani ne ismini ne de cismini ağzımıza almayalım sigaranın...)
Evvela yanımızda (çok koku yapan) kül tablası ve sigara paketlerini saklayalım.Evet şimdiki pozisyonumuz derin derin burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan vermek..bunu hep sürdürelim..Çünkü burundan alınan nefes akciğerlerden önce beyine gider, böylece daha rahat düşüncelere girer,daha yaratıcı fikirler,düşünceler üretir beynimiz... Ayrıca hayattan severek zevk almanın örneğin içtiğiniz bir çeşme suyun bir bardak çayın bile verdiği haz bir başka olacaktır...
Şimdi sigara içenlerin üzerindeki Bu insan sigara içiyoryazısını çıkaralım..(Böyle Bir yazı yok Ama sigara içenlerin nefeslerine ve elbiselerine sinmiş olan o oksit tütün dumanı kokusu vardır..) Bu yazıyı çıkarmak için işleme tepeden tırnağa iç çamaşırlarımız da dahil olmak üzere giysilerimizi değiştirmekle başlayalım.Şu an elbisemiz değişmiş yürüyorum.Bu pazar sabahının ilk saatlarında o güzel temiz havayı burnumuza çekip ağzımızdan verelim.Akşam bir başka insan olarak yani sağlıklı biri olarak eve döneceğiz ve yarın pazartesi sabahı ilk güneş ışığı ile birlikte sağlıklı bir insan olmanın tadını, havanın bu kadar güzel koktuğunu ve gökyüzünün net olan maviliğini bu kadar güzelliği görmemizi engelleyen tek sebebin sigara olduğu bilinciyle yeni hayata Merhaba diyelim.Ve buna önce kendimiz inanalım.Sonrada çevremizde ki insanlara özellikle sigara tiryakilerine örnek olalım.Ve böyle devam edelim hayata...Hergün kaç sigaranın kaç gün ömürden aldığını hesap etmeden ne olursak olalım yaşımız ve cinsiyetimiz ne olursa olsun,hayata ve sevdiklerimize tekrar merhaba diyelim ve pazar günü başlayıp pazartesi devam eden bu hayata yürüyüşten geri dönmeyelim(İstenilirse ağzımıza bir tek kuru karanfil veya nane atabiliriz yada leblebi çekirdek yiyebiliriz.) ..Haydi...Haydi.. yeniden Doğalım ve hiç kopmak istemediğimiz bir Dünya yaratalım kendimize kendi irademizle (Sağlıkla çarpan kalbimiz,sağlıkla çalışan organlarımız olacaktır) ..Haydi..Haydi...Bu pazar günü bütün sigara severler hep birlikte başlıyoruz sigarayı bitirmeye ve çağırıyoruz tüm dünya insanlarını dünyayı ve yaşamı sevmeye...kararlıyız,bitireceğiz,O bizi bitirmeden...Onun için;
SİGARA İÇMEYELİM,HAYATIMIZI DUMAN ETMEYELİM...
Bilmem kaçıncı harfidir bizim bildiğimiz alfabenin
Dağda sağanak yağmurlarda yağışlarda
Yağmur değmesin diye sığındığın sığınaklarda
Uğurda uğursuzda şemsiyeyle eş durumlarda..
Aradan geçen nafile yıllar unutturamadı
Hani hiç bir şeye değişemeyeceğimiz mutlu günler
Milyonlarca yıl geçse de fosilleşsek de birden
Eğsem başımı çıkmadın çıkamazsın kalbimden
Tarih konuşacak bizim ölmeyen aşkımızı
Gece gezintideyim,
Ne yerde, ne de gökteyim
Pürüzsüz bir ay, tertemiz ağda görmüş
Gelir ekim ayı tarlaya tohumu eker
Çalışır hasadı hak ile elde eder
Çok çalışması yönünden olacaktır,
Atatürk,''Köylü Milletin Efendisidir''Der...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!