Bin sekizyüzlü yıllarda dünya bilmezken ne kötü ne iyiyi
Osmanlı düşündü sanatta bile hayvanlarda terbiyeyi
Günümüze kadar bile aynı geçerliliğini renkleriyle korumuş
Tabloda elindeki çubukla bir adam kablumbağa terbiyecisi olmuş..
Evet kendimi dinliyorum kendimi
Bulamadım beni benden başka seveni
Herşey konuştum kendimle ölçü boyu eni
Attım içimden hiç atamam dediğim korkuyu
Umursamıyorum artık ne olacak tenime dediğim sorguyu
İster bir bina üstü isterki bir aslan kafesinde yem
Öyle veya böyle bitecek kurusada kalacak yine gözlerde nem...
Ey! ! Allahım sevdiğime kavuştum sana şükürler olsun
Sevdiğime yan bakanlar canından ciğerinden bulsun
Rahmetine layık olanlar şefaatini hakedenler şefaat bulsun
Allahım sana şükürler,şükürler hep sana olsun...
Elveda sevdiğim,
Elveda sevdiğim yıllar
Bilmiyorum ne diyeyim
Görmesem de ağardı tüm saçlar...
Karanlık benize; boyalara da gömsen nafile...
Şaka değil gerçek bu yalan dünyada
Silmeye uğraştım gönlümden gamı kederi
Paylaştım şiirlerimle bitmediysede stresi
Ruhum seninle herşeyimsin ey ŞİİREVRENİ
Ben şair kastamonlu acılı insan niyazi sakar
Oturmuş yönü kendine dönük bir masada
Bir elinde sigara diğer elinde şişede yarım bira
Unutmuş hesabı bozulmuş temelli asabı
Hemde gül gibi solmuş,unutulmuş bir Çiçek Abbas...
Aynaya baktım konuştum kendimle
Hani annen hani baban hani kardeşin
Nerdeler seni terkedenler hani eşin
Okumazsak nasıl bahsedersin tahsilden, kültürden.
Okumazsak kurtulamayız hiç argodan, küfürden.
Bak günlük gazetelerde günlük baskıya, traja
Aslında çok acılı oynuyoruz, bir oyun, bir traje...'
Kavuştuk işte Allahım ramazanda huzura yer mübarek hac
Kimi oruçlu kimi kimbilir boşu boşuna yemeksiz bir aç
Kimi bir elinde kadeh boynunda görülmez gizli haç
Kimi satılır pazarda kalbinde silinmez haraç mizaç..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!