Nihat Malkoç Şiirleri - Şair Nihat Malkoç

Nihat Malkoç

NEREDESİNİZ ŞİMDİ?

Kimileriniz altın, kimileriniz simdi
Söyle ey suskun zaman; can kimdi, canan kimdi?
Sisler içerisinde sükûta karıştınız
Ey benim sevdiklerim neredesiniz şimdi?

Devamını Oku
Nihat Malkoç

HÜKÜM YARADAN'INDIR

Hüküm Yaradan'ındır, zamanın hükmü yoktur
Gaflettedir insanlık, işi vaktinden çoktur
Sermayeyi kediye yükleyen ziyandadır
Dönmez bir daha geri, can yaydan çıkan oktur

Devamını Oku
Nihat Malkoç

ATEŞİN DÖŞEĞİNDE

Zamansızlığı yaşa, zamanın eşiğinde
Vaveylâlar büyüsün hasretin beşiğinde
İbrahimî duruşlar ürkütür Nemrutları
Suyun hayalini kur, ateşin döşeğinde

Devamını Oku
Nihat Malkoç

ÖLÜMSÜZLÜK KAPISI

Eser bir deli rüzgâr, yıkılır ten yapısı
Ölüm sonsuza hicret, ölümsüzlük kapısı
Bedene can veren ruh, kafesten uçar bir gün
Dünya kula mülk değil, yok hayatın tapusu

Devamını Oku
Nihat Malkoç

SIR BAKIŞTA GİZLİDİR

Kimi gerçeği yaşar, kimisi rüya görür
Göz var tan'ı karanlık, zulmeti ziya görür
Kul kulun aynasıdır, sır bakışta gizlidir
Kimisi samimiyet, kimisi riya görür

Devamını Oku
Nihat Malkoç

EN BÜYÜK PAYE

Kula kulluk yakışmaz, Hakk'ın rızası gaye
Makamlar sizin olsun, kulluk en büyük paye
Bir mühür hükmündedir kadim değerlerimiz
Derler ki yeni âdet yaraşmaz eski köye

Devamını Oku
Nihat Malkoç

TEDBİR-TAKDİR

Gündelik tutkulardan uzak bir ömür yaşa
Vakit nakitten evlâ, sakın geçirme boşa
Aldığımız tedbirler takdire engel değil
Yaradan ne yazmışsa inan o gelir başa

Devamını Oku
Nihat Malkoç

HÜZÜN YÜKLÜ BİR GEMİ

Limandan uzaklaşır hüzün yüklü bir gemi
Hasret çekilmez olur koyulaştıkça demi
Yaşanmış saymıyorum sensiz geçen günleri
Kalbim döşeğin olsun, bir ömür uyu emi!

Devamını Oku
Nihat Malkoç

LÂCİVERT AKŞAMLAR

Gölgenin karaltısı raks eylerken camlarda...
Yine eğleşir durur deli gönlüm gamlarda
Gönül terazisinde ağır gelir hasretin
Geceyi nuş eylerim lacivert akşamlarda

Devamını Oku
Nihat Malkoç

KÜLLENEN ATEŞ

Karanlığa gark olduk, batınca güneşimiz
Terk-i diyar eyledi yârânımız, eşimiz
Nedamet yüreklerde paslı bir hançer gibi
Söndü heyecanımız, küllendi ateşimiz

Devamını Oku