Nihat Malkoç Şiirleri - Şair Nihat Malkoç

Nihat Malkoç

NEDAMET HALKALARI

Nedamet halkaları dökülüyor dilimden
Vuslat arzulayanlar niçin korkar ölümden?


Devamını Oku
Nihat Malkoç

SÜRGÜN YÜREĞİM

Ayrılık çöllerinden aşka sürgün yüreğim
Ey sevdası köz olan, sana kırgın yüreğim!...


Devamını Oku
Nihat Malkoç

ATEŞ-BARUT

Tarık Bin Ziyad gibi gemileri yakarız
Baruttan nehirlere ateş olup akarız


Devamını Oku
Nihat Malkoç

İPİN UCU

Hakk’ı söylesin dilin, bitir söz orucunu
Onursuzun eline verme ipin ucunu


Devamını Oku
Nihat Malkoç

ENDİŞE

Zaman geçer, sırları dökülür aynaların
Güneş gülen yüzüyle doğmayabilir yarın


Devamını Oku
Nihat Malkoç

K/ÖKSÜZLÜK

Rüzgârda kuru yaprak, felâkettir köksüzlük
Ölümden daha beter, budur asıl öksüzlük


Devamını Oku
Nihat Malkoç

KIRBAÇ

Nefis atına indir, irade kırbacını
Muhasebe yapmayan, bir gün yolar saçını


Devamını Oku
Nihat Malkoç

KALP GÖZÜ

Yaşarken ölmekmiş bütün marifet
Bu can ömrümüzce bedene külfet
Kopar zincirini, aç kalp gözünü
Ufuklardan güneş doğacak elbet

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Ufukta göründü hilâl
Kalpleri terk etti melâl
On dört asır evvelinden...
Ezanı okudu Bilâl

Hakk'tan bize ihsan oldu

Devamını Oku
Nihat Malkoç

ÂH O ESKİ RAMAZANLAR!...
M.NİHAT MALKOÇ

Geçmişe özlem duymak insanın doğasında vardır. Ne hikmetse her konuda geçmişe özlem duyarız. Bununla beraber yaşadığımız andan da şikâyet eder dururuz. Oysa daha evvel, bugün özlem duyduğumuz geçmişten şekva ederdik. Nostaljiye meraklı bir milletiz. Gerçi dünle bugünü karşılaştırdığımızda bugünkü hayatımızın düne göre daha çok yozlaştığını görüyoruz. Onun için nostalji arzusu içerisinde olanlara hak vermemek elde değildir.
Eskiden insanlar ramazanı büyük bir arzu ve heyecanla beklerdi. Ona madden ve manen hazırlanırlardı. Özellikle Şaban ayının son günleri herkesi bir telaş alırdı. İnsanlar ramazanın başladığına dair müjdeyi vermek için gece gün demeden hilali gözlerlerdi. Çünkü İslam inanışına göre Ramazan ayı, her yıl hilalinin doğuşuyla başlar. Hilali ilk gören; kendini bahtiyar sayar, müjdeyi Müslümanlara iletirdi. Şer’iye mahkemelerinde kadılar, müftüler sabahlara kadar nöbet tutup Ramazan müjdecisini beklerlerdi. Kimsenin içinde şüphe kalmazdı. Gerçi günümüzdeki modern rasathaneler bu meseleye bilimsel bir çözüm getirmiştir. Fakat bazı İslam devletleri eski huylarını devam ettirmekte, ramazana bir gün evvel veya bir gün sonra başlamayı marifet saymaktadırlar.
Çoğumuz günlük hayatın karmaşası içerisinde yok olan değerlerimizi ne kadar da arıyor ve de özlüyoruz. Eski ramazanları hatırımıza getirdiğimizde onları bir nostalji fırtınası olarak zihinlerimizde yaşatıyoruz. Çünkü günümüzde ramazanların içi boşaltıldı, heyecanı ve coşkusu kalmadı. Oysa eskiden ramazan yaklaşırken herkesi bir heyecan sarardı. Alış verişler ve genel temizlikler yapılırdı. Ramazanı adına yaraşır şekilde karşılamak için herkes seferber olurdu. Ramazan hayatımıza renk ve ahenk katardı. Ya şimdi, bunların hangisi yaşatılıyor?

Devamını Oku