Nihat Gülle Şiirleri - Şair Nihat Gülle

Nihat Gülle

Seni sana şikayet ediyorum ey kader
Geceler zindan kadar karanlık her yanım keder
Yaram yürektedir,ey felek el çek yaramdan
Aylar oldu almadım bir haber kuzgun karamdan

Seni sana şikayet ediyorum ey kader

Devamını Oku
Nihat Gülle

İlahi aşkının nuruyla yansın cümle aşıkların
Yandıkça aşk-ı feyzinle hayat bulsun
Gülistana dönsün ateş hem serin
Nefs elinden bizarız ey yüce yaratan
Medet! ya Hazreti yezdan
Kurtar bizi bizden bizi bize bırakma ya Hennan

Devamını Oku
Nihat Gülle

Bu gecede yazılır kaderimiz
Kabul edilir her bir dileğimiz
Esenlik ve huzur verir Rabbimiz
Hak rızası namaza haz verelim

Sende hürmet et dostum bu geceye

Devamını Oku
Nihat Gülle

Kimi sevda derdinde kimi olmak ister baş
Kimi güler daima kimi dinmez gözde yaş
Kimi Karun gibidir kimi arar ekmek aş
Rahmani kader sırrıdır bu etme sırrı faş

Kimi yar diye yanar kimi yar kıymetin bilmez

Devamını Oku
Nihat Gülle

Gel,ne olursun sabır sebat etmiyor gönülde gel
Seven yürek tanımaz hiçbir engel
Sabır sebat etmiyor mahsun gönülde
Neredeysen,kiminleysen çık gel
İster bir demet menekşeyle
İster hüzünle ister neşeyle

Devamını Oku
Nihat Gülle

Şehit kanlarıyla sulanmış topraklar satılıyor
Ülke de ajanlar, bölücüler cirit atıyor
Misyonerler müslüman halka incil dağıtıyor
Kalkın aziz şehitlerim vatan elden gidiyor

Sakarya da Çanakkale de kemikleriniz sızlıyor

Devamını Oku
Nihat Gülle

Hz.İbrahim bilindiği gibi tevhid dininin kurucusudur.Bir gün Yüce Allah'a yaratmanın hikmetinden sorar.Cenab-ı Hak inanmadın mı diye sorar?
Hz.İbrahim inanıyorum fakat kalbim mütmain olsun istedim der.Hz.İbrahim'e yüce Allah dört kuşu eğitmesini kendisine alıştırdıktan sonra onları parça parça kes ve her parçasını bir dağa at,sonra o kuşları çağır Rabbinin izniyle sana geleceklerdir.buyuruyor.Hz.İbrahim Cenab ı Allah'ın dediği üzere dört kuşu eğitir ve bir zaman sonra onları keserek her bir parçasını bir dağın üzerine atar çağırdığı zaman kuşlar yeniden bedenlenip kendisine geri dönerler.
Bu olaydaki büyük hikmetler taşıyan mana şudur.;
İnsan semisini,basarını,elini ve dilini bu dört duygusunu kendisinden keser yok eder ve Cenab ı Hak'ka verirse artık onun gözü görmez eli tutmaz dili konuşmaz ve kulağı duymaz olur.Zira,Cenab ı Hak ondan gören gözü,işiten kulağı,konuşan dili,tutan eli olur.
Hazreti İbrahimin bu kıssasından anlaşılıyor ki,insanın duyularını yani sıfatını Hakka vermesi durumunda gizli şirkten arınacağını,sahip çıkması durumunda şirk ile kalacağını bildiriyor bize.Allah'tan gayri bir ilah varlık yoktur sözünün anlamı Ondan başka kendisinde ve cümle alemde bir varlık görmemektir.Kainatta varlık libası giyinen her şey sonradan yaratılmıştır.Sonradan yaratılmış hiç bir canlı yada cansız varlık libasını giyemez ona varlık denemez hatta Hakkın gölgesi bile denemez.Zira Cenabı Hakkın gölgesi yoktur.Bu yüzden Hz.Muhammedin (SAV) gölgesi yoktu.
Gerçek mü'min fani olan nefis putunu kırar,öyle bir varlığın gerçek olmadığına,vücudunun Hak ile var gözüktüğüne gerçekte bunun tıpkı çölde serap görmek gibi bir görüş olduğuna her görünen eşya da görünmeyen o ezeli,ebedi varlığın kendini gösterdiğine inanır.Yani aslında sana var gibi görünen bu alemin ve ademin vücudu külli şey'in Hak mevcudu Odur.Cümle alemde fiilini işleyen fail,mevsuf ve mevcud O'dur.Efal ve sıfatına bürünerek gözlerden gizlenmiş,zatını kenzi mahfi iken bilinmek amacına uygun şekilde izhar etmiş alemde ve ademde tecelli etmiştir.

Devamını Oku
Nihat Gülle

Dest i kudretle çizilmiş adem sureti
Ahadiyyet vahdetteki siyreti
Vahidiyyet kesretteki serveti
Sübhan Allah varlığını bir etmiş

Ayran içinde yağ misali

Devamını Oku
Nihat Gülle

Ogullarim! Allah'a, O'nun huzurunda veya huzuru dışında baglılık ve hasyetten ayrılmayın! Ahirete yaklaşma ve dünyadan uzaklaşma duygusunu kaybetmeyin! Dünya kayiplarindan kedere düsmeyin ve daima hayr islemeye bakin!
Zalime düsmanlik ve mazluma dostluk gösterin! Öfke ve yumusaklik halinizde daima hakk kelimesi üzerinde olun! Genislik ve darlikta dogru yoldan sapmayin! Dost ve düsmaniniza adaletle muamele edin! Sevinçli ve gamli anlarinizda iyi iş ve ölçülere baglilik suurunu kaybetmeyin; ve şiddette, mülayemette, sevinçte kederde Allah'tan razi olun!
Ogullarim! Bir iş ki dışı serli ve kerih görünür, fakat sonu cennettir; siz o fiili isleyin! Bir is ki dışı güzel ve cazibeli durur, fakat sonu cehennemdir; siz o fiilden kaçinin! Cennet nimetinin asagisinda olan her sey hakir ve kiymetsizdir. Ahiret azabinin asagisinda olan her belâ ise afiyettir.
Ogullarim! Bir insan kendi nefsinin ayibini görür ve bilirse baskasinin ayibini göremez ve ondan haberi olmaz. Bir insan Allah'in takdir ve taksimine riza gösterirse, kayip ve eksikliklere esef etmez. Bir insan nefs ve hirs kilicini çekip havale edecek olursa, akibet o kiliçla kendi maktul düser. Mümin kardesi yuvarlansin diye kuyu kazan, akibet o kuyuya kendi düser.
Mizah ve latifeye düskün olan hafife alinir. Kendi fiilleri, sözleri ve amelleri ile magrur olan, nefsi tarafindan magdur olur. Çok söz söyleyen çok hata eder. Hatasi çok olanda edep ve haya azalir. Edep ve hayasi az olanda takva fakirlesir. Takvasi fakirlesenin ise kalbi ölür.
Edep mizandir. iyi ahlak en iyi arkadastir. Afiyet on kisimdir ve bunun dokuz kismi, Allah'in zikri disinda sadece susmak, sükut etmektir. Bir kismi ise sefihlerle düsüp kalkmayi birakmak... Ogullarim!

Devamını Oku
Nihat Gülle

Din ve iman hakkında söyleşide bulunmak istiyorum.Zira iman ateşinin bir daldaki yaprağa benzediğini yani esen kuvvetli bir rüzgarda söneceğini beyan eden bir şiir okudum.
İman bir fanusun içerisindeki ışığa benzer din ise o ışığı koruyan fanus misalidir.
İman her insana ezelden verilen bir nimettir.Fakat o ışığı din fanusuyla koruyamayanların imanı çölde çıkan kuvvetli bir rüzgarda sönüp gider.Böyle bir akibetten Allaha sığınırız.
Dinle iman bir bütündür.Çoğu insan benim kalbim temiz,imanım sağlam diyerek dini hükümleri,Allahın emrettiği farzları ihmal eder ve dini yaşamayı terk eder.
Kalbin temiz kalması nasıl sağlanır böyle bir durumda.Yüce peygamberimiz bir hadisinde her günah kalpte bir kara leke bırakır buyuruyor bu lekeler çoğaldıkça kalp kararır ve özelliğini kaybeder.Her insanın hataları günahları vardır.İşte bizler dini vecibelerimizi yerine getirirken kalbimizdeki pasları siler,kalbimizi ibadet ve taatlarla nurlandırırız.Zaten yüce Allah bir ayetinde
Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.

Devamını Oku