Dilde düğüm, kalpte ince bir sızıdır,
Söylenemeyen her şeyin tek imzasıdır.
Bir vazgeçiştir bazen, derin bir kırgınlık,
Koca bir fırtınanın en mağrur sessizliğidir.
Boğulur heceler, kelimeler gitgide ağırlaşır,
İçerideki tufan, dışarıda sükûnetle tanışır.
Anlatmaya mecal, kalpte takat kalmadığında,
Ya da anlaşılmayacağını o an anladığında;
Dünya yükünü yorgun bir omuza bıraktığında,
Yüreğin tüm kavgayı bir uçurumda bıraktığında;
Dökülür dudaktan iki hece, bir veda fısıltısı:
Tüm cümlelerin yetim kaldığı o mahzun yankısı.
Kimi zaman bir umudun en son vedasıdır,
Kimi zaman kavganın en gürültüsüz noktası.
İçine attığın o koca, dipsiz boşluğun,
Kendi kuyusunda boğulan ıssız yankısı.
Tüm yollar tükenir, köprüler yanar art arda,
Bir elveda saklıdır bu küçücük nidada.
Haykırsan dağı taşı yerinden oynatacak,
Sussan seni içten içe diri diri yakacak.
Birikmiş tüm cümlelerin en ağır kefeni,
Söylenmemiş sözleri bir mezara koyacak.
Yutkunursun acıyla, düğümler çözülmez hiç,
İçinde kopan kıyamet, dışa vermez bir geçit.
Yarım kalan rüyaların, kırık dökük hislerin,
Gölgesinde kalmaktır o en saf heveslerin.
Artık yorulmaktır kendinden, yolundan ve dününden,
Vazgeçmektir limansız gemilerin fenerinden.
Yelkenler yırtılmış, fırtına dinmiş olsa ne çıkar?
En ağır yenilgiler, bu kelimenin altında yatar.
Gurur değil bu, ruhun sessiz kabullenişi,
Kendi içindeki o derin, kimsesiz gidişi.
Bırak dünya kazansın, sen her şeyi bırak da,
Kendi enkazını topla o ıssız uzaklarda.
Vazgeçmek değil bu, sadece bir "eyvallah",
Bir daha dönmemek üzere çekilen o derin ah.
Zirvesidir kelimelerin, bittiği yerdir yolun,
Kırılmıştır kanadın, kalkmaz artık tek kolun.
Dünya dönse ne olur, dursa ne fark eder artık?
İçinde bir evren yıkılmış, her yer "Neyse" kalıntısı.
Sustuğun her an, daha da derine çiviler seni,
Binlerce feryat, bir "neyse"ye sığdırır kendini.
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 12:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!