rüzgarı anlamak için
yüzünde hissetmelisin çocuğum.
yarım kalır yoksa tüm duyuların.
başakların salınımını,
varoluşunu dalgakıranın,
ne kadar çabalasan
tüm bunlar bir yanılsamaysa,
gerçekten hiç yaşamadıysam seni;
sakın gelme, bir daha görmek istemem.
bir bulut kadar somut,
ve bir zehir kadar soyut,
istemem gözlerindeki yanılgımı.
bana direnen aklını
korkak yüreğini
ellerini, yüzünü
kaçak gözlerini
her şeyinle seni
en çok
seni çıplak ayaklarınla
çimlerin üstünde gezinirken düşündüm,
başında bir şapka, üstünde bir tulum.
seni kumların üstünde
tembel tembel yatarken düşündüm.
ya da bir divanın üstünde,
bir sincaptan öğrendim ihanetini
küçücük ellerinde fındığı kemirirken
öylesine sessiz ve telaşsız anlattı
bu üçüncüydü anımsadığım
ilki bahar dalını kırdığın yıldı
çok yıllar oldu unutmuşsundur
her başlangıç sonunu belirler
ve her son başlangıcını içerir
ipek böceği ve kelebek
sevda ile sevgi gibi
gonca ve yaprak kurusu
tutku ile ayrılık gibi
yürüyorum
her gün yürüdüğüm sokakta
dün hemen yanıbaşımda
insan geçmişi midir aslında
yoksa geleceği mi
baktın mı kor gibi bakardın,
arada dalıp dalıp giderdin,
ıssız gecenin çığlığı gibi susardın.
sessiz tutkunu içimde hissederdim,
aşkını anlamaya ömrüm yetmedi.
zor olan bir sevdayı
hiç yoktan var etmekti
sen yıllardır var olanı
yok etmeyi başardın
tüm çağlarda sevgiyi taptaze tutmaktı
kumsal ateşinin yorgun korlarında
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!