bir gün annene gitsen diyorum
oturup beni konuşsan
eskiden konuştuğun gibi
çay içseniz birlikte
başbaşa kadın kadına
beni anlatsan ona
sen benim görmeyen gözüm,
duymayan kulağımsın.
sen benim korkak yüreğim,
özgürlüğünden kaçanımsın.
sen benim değerini bilmeyenimsin.
sen benim pırıltısını bilenim,
gecenin ayazında çıkacaksın yola,
her sabah alacakaranlığa.
ön cama çiy olup düşeceğim.
temizlerken silecekler,
gece olup saracağım seni;
korkma sakın yalnızlıktan.
seni hiç düşünmedim bugün
ne seni, ne çıplak ayaklarınla
çimlerin üstünde yürüyüşünü
ne de gözlüklerini takıp çıkarışını
yalnızca beni düşünüşünü
ve omuzumu özleyişini düşündüm
Dar vakitlere sığdırma beni
O vakitler bol olduğunda gel.
Zordur bir insanın bir insanı
Bu dar vakitlerde anlaması.
Saklı yüreğe sığdırma beni
Gaudi bilmiyor muydu sanki
hayallerini bitiremeyeceğini.
ya Van Gogh kulağını kestiğinde
o kulağın bir daha olmayacağını.
kış uykusunu ininde yaşarken
dorukta kayalıktan havalanmak.
gümrük handa bir odaya kapattılar
arasız geçmişi sorguladılar
ne ekmek ne su ne görüşme
korkuya yalnızlığa ellemediler
sevdayı ayla büyütmediler
farklı öncelikler belirler yaşamı
önceliklerse yarışır her gün
gelmek kolay değilse de
direnmek bir o kadar zor
beklemenin güzelliği başka
özlemse ısırgan otu
güvercin telaşıyla
tüketiyoruz yaşamı.
adımlar ürkek,
yürekler kıpır kıpır.
tomurcuklanıyor
günbatımı geceye.
bugün geleceğe
yarın geçmişe ihanet
ödünle beyninden beni
ödülle yüreğinden sil
affedilmeyen
aşka ihanetin değil
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!