Savaşın ardı puslu, dağlar ıssız, dal kırgın!
Gözler nemli, dil susmuş, köyler sessiz, il durgun
Kin kusmuş cerahatler, yurt nefessiz, yol yorgun
Hatay işgal altında, şehri almış bir sancı!
İlk kurşun ilk kıvılcım, Dörtyol zafer kıvancı
Batı hem Doğusu, bütün dünya deniyor
Virüsü sabunlu su, arıtarak yeniyor
Buymuş işin doğrusu, günlerdir hep deniyor:
Erzakları alınız, illa 'EVDE KAL'ınız❗
Denilene uyunuz, kuralları yıkmadan
Kızıldağ'ın yamacından
Dere dere öbek öbek
İmranlı'nın başucundan
Doğuyor bir kızıl bebek
Kelebekler uçurarak
Bi ara çıktı zirveye
Dağ şaşırdı bu adama
Kayınca öbür çevreye
Yağ şaşırdı bu adama
Eski dostlara yabancı
Hak koymuş adını; İsrail, Çin’de
Zulüm yaşatmakta, insan hakları!
Kendisi yaralı, kanlar içinde
Vurulmuş yatmakta, insan hakları!
Aç ölür çocuklar, kalan perişan
Yeşillenen umutları katiller
Tepinerek kurutur mu can Ali
Her haykırış aydınlığı fitiller
İnsan olan unutur mu sen’Ali
Ondokuz yaşında genç bir fidansın
Atatürkçüler kâfirdir
Diyen insan sayılır mı?
Yobazlığın hırkasını
Giyen insan sayılır mı?
Eskide kaldı monarşi
(Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilmiştir✍️...)
Hısım bilir isen bir kâmil kulu
Keyf'alır 'eyvallah' dersin efendi
Dengin olmayanla yürürsen yolu
Mutlaka çelmeyi yersin efendi
Bir arkadaş var ki burda
Her dem kafa yoran imiş
Bazı kentte bazı kırda
Toz dumanlı boran imiş!
Şu mevsimler evrilince
Mevla'nın meftun kulu, aşk için dağlar yıkan
Tarihin şanlı yolu, gök kubbe cümle mekân!
Gam yüklü nice kalpler, gözlerde yaşlar bizim
Yürekli cesur alpler, dik duran başlar bizim
Gök başak, kuru burçak; şen harman, puslu ova




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!