Ucuz bir gülüşün boşluğunu,
Başkalarının kaprisiyle dolduralım.
Sona yaklaşan yaşımızda,
Yanımızdakiyle solduralım gençliğimizi.
Unutalım! Unutabildiğimiz kadar utanmayı...
Asaletimizi(!) izletelim uzaklara.
Geleceği yaşanmışlık masallarıyla süsleyip,
Kuşlar konduralım yanlışlarımıza.
Allayıp pullayalım düşlerimizi;
Nasılsa olmaz! "Olmaz" ya bu hayatta...
Kavuşursak bir gün turunç kokulu kente,
Toprakla örtülmüş hayaller içinde sevişelim.
Sonra uyuyalım, sarılıp kendimize...
Akşamın efendiliğine, kadının güzeline içelim!
Tartmadan ruhumuzu, yüksekten satalım kendimizi.
Bir abdal aldanır elbet;
Buluruz yamalı hayatımıza gıpta ile bakan birini.
Dalkavuklar alkışlarken kibrimizi,
İmrenir yaşantımıza saf duygularıyla birileri...
Yine kuşlardır tek suçlusu her şeyin!
Zalimler başrolde, her zamanki gibi.
Haykırışlar dökülür dilimizden:
"Yaşasın insan! Yaşasın insan!.."
Garip bir tekrarıdır bugün, dünümüzün.
Yalanlarımız rüşvetimiz olur;
Tüm yaşananlara "kader" der geçeriz.
Bilemeyiz doğruyu nasılsa...
Gelişiriz günbegün;
Geliştiremediğimiz o "insan" yanlarımızla!
Kalkar kan dolu kadehler;
İçilir şerefe, bu komedi hallerimize...
Neticede;
Dolduruyor tüm boşluklarımızı cehaletimiz.
Seçimlerimiz, kaderimiz...
Kayıt Tarihi : 21.04.2026 14:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!