Bâlakgazi atıyla, Elazığ’ı gözetler
Haşmetiyle Sütkale bir tarihi özetler
Gök kubbeye el açan ulu çınar gölgesi
Taze donmuş bir zaman gibi, huzur bölgesi
Bir zamanlar yanımdaydın
Zaman zaman gidip gelirdin
Zamansız çekip gittin
Zaman gibi hiç dönmedin
Gir aşkın destanına, virgülüne dokunma.
Yakarsa aşkın yaksın, sen külüne dokunma.
Fırtınalar götürsün umut bulutlarını.
Viran olsa da gülşen, bülbülüne dokunma.
(Babam Mustafa Yılmaz’a)
Babalar cesurdur, merttir;
Yokluğu dermansız derttir.
Güvenilen dağdır baba.
Sen gidince,
Gözlerim dolar, kara bulutlar gibi
Akınca içime oluk-oluk
Küllenir yüreğim, sönen umutlar gibi
Bu soğuk bekleyiş sürer
Ölüyü bekleyen tabutlar gibi
Ellerde Kur’an;
Diller sevindi.
Okundu ezan;
İller sevindi
Zulmeti yeren,
(Kızım Elifsu’ya)
Rabbim yine gönderdi
İnsanlığa nurunu
Bu nur ile tüm cihan
Bulacak huzurunu
Tedbir almak gerekli, takdirdeki olsa da.
Rızkı aramalıyız, gelip bizi bulsa da.
(Elazığ)
Dinleyin mazlumu, “bin ahı” vardır
Zalimin dağlarca günahı vardır
Zulme hep bahane arayanların
Her dem gözlerinde timsahı vardır
Adın sineme çağrı
Düşer içime ağrı
Hasretin büyük yara
Giderim uzaklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!