Dilim bağlanmış eşiğindeyim;
Esiri olmuş kalbinin.
Dişlerim sızlar, parmaklarım uyuşur;
Bambaşka yerdeyim, hasretinin.
Gözü yaşlı Nisan ayı gibi,
Çimenlerden, çiçeklerden yansırsın.
Bir tek dileğim var: sesini işiteyim;
Sonra gam yansın, kasavet yansın.
İçimde taze çocukluk pırıltısı,
Sol yanımda keskin bir soluk.
Yıllardır bambaşka bir yerdeymişim;
Yaşamın öyküsünde yorulduk.
Kısmette varsa kavuşuruz dedik;
Yeminlerle birbirimize sözler verdik.
Hani sadece ölüm ayırırdı bizi;
Sen benden, ben senden bir bir eksildik.
Alışamadım bir türlü yokluğuna;
Gönlümde her köşe bir hüzün.
Bir umut kaldı, belki bir gün dönerse;
Beklerim seni, son nefeste bile, güzün
Gelsin artık baharla mazideki sevgilim;
Bitsin artık bu karakışlar diyorum.
Doğmadan önceki ruhlarımıza,
Belki bu son sözlerim, son mektubum.
Aşk bir hatıra imiş senden kalan;
Geçtim bu dünya üzerinden, be gülüm.
Bir nefes kaldı, yolun sonu görünüyor;
Hayatım bitiyor, ensemde ölüm.
📍Şair Notu: Bu şiir, hasretin en derin halini, zamanın ve ayrılığın yarattığı tarifsiz özlemi anlatıyor. “Nefes” olmanın, hem varoluşun hem de yokluğun simgesi olduğu bu şiirde, kalbin bağlı olduğu, ama bir türlü kavuşamadığı sevgiliye duyulan sarsıcı özlem dile getiriliyor. Yaşamın zor sınavları arasında, umutla bekleyiş ve vedanın acısı iç içe geçerken, insanın ruhundaki o son nefesin anlamı ve ağırlığı ortaya çıkıyor. Her dizede yaşanmışlığın ve duygunun izleri var; kalpten kalbe ulaşan bir iç döküş.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Aşk, bazen nefes almaktır; bazen nefessiz kalmak.
•Yaşam, sevdiğin kişinin adıyla atar kalbinde.
6 Mayıs 2023 / Cumartesi / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 24.02.2025 09:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Sevda, yürekte açan bir yara gibidir; her zaman derindir ve iyileşmesi uzun sürer, ama her dokunuşta daha çok canı yakar."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!