Bir zamanlar biz diye başlanması gereken belkide ilk terim bu. Bir zamanlar biz yerli malı haftasında,, gerçekten yerli malıu, elma, portakal, mandalina, kuruyemiş götürürdük.
Çok eğlenceliydi gerçekten yerli malı haftası ilkokulda.Dolmalar,tatlılar,kekler,fındık-fıstıklar v.s. bir sürü yiyecek,hem yer hem yemek savaşı yapardık :) anlamı buydu bizim için..tek hatırladığımda bu.
kutlayanı neredeyse kalmamış buruk ve küskün bir hafta diyebilirim çünkü artık özellikle büyük sınıflar(4,5) kutlamıyor ve ne yazıkki yavaş yavaş küçük sınıflarda kutlamamaya başlayacak ya da zaten eskiden çok daha özenli kutlanırdı ama şimdi öğrencilerin gözünde en basit haliyle 'tıkınma haftası'olmuş durumda, belki o yüzden artık sebze meyve yerine cips ve kola getiriliyordur -bu konuda öğretmenlerin tavrınıda gör(e) üyoruz-
arkadaşlar sesli sohbet görüntülü sohbet kameralı sohbet dini sohbet siyasi sohbet sitesi actım 6 dak. mikrofon üsresi var hertürlü güncel siyesi tartışmaların yapıldığı canı sesli tartışma sitemize beklerim ayrıca diğer odalarımızda sevdiğniz parcalarınızı canlı calabilir yada sesli sohebt edebilirsiniz ilkdefa girecek arkadaşlar sesli chat gir dedikten sonra sadece nik yazıp şifre bölümünü boş bırakıp gir dediklerinde tahminen 15 san bekledikten sonra activedenetim yükleme ikazı cıkacaktır ona sağ tıklayoıp yükle demeniz yeterldiri gercek dost arayan tüm arkadaşları bekleriz www.dostunyeri.com
elma armut kek börek meyve suyu götürürdük... herkes yer parmak ben bakardım her zamanki gibi.. çok sıkboğaz edilirsem yurdun insanı tarafından yerli malını gizlice çöpe atardım...
yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı ama okulda yemekten öteye gitmez giydiği ayakkabıdan tutunda kursağından geçen içeceğe kadar ithaldir! ! ! ! ! ! ! !
İkokulda amacının yemek, içmekten ileriye gidemediği gün. Coca Cola'nın, Fanta'nın masaların üzerinde boy gösterdiği, Nestle çikolataların mideye indirildiği gün. Nelerin yerli malı olduğu bile akılda kalmaz... Hadi çocuk bilmiyor diyelim, öğretmenler neden öğretmiyor! ? Yazık olan gün...
bir şekilde halkımıza unutturulan hafta...üretmeden tüketen,düşünmeden yaşayan,ne içte ne dışta kendi kararlarını alamayan,sadece adı konmamış bir sömürge olmadık mı?
TUTUM YATIRIM HAFTASI İnsanların parasını, malını eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve kullanmasına tutumlu olmak denir. Tutumluluk hiçbir zaman cimrilik demek değildir. Tutumlu insan eşyasını, malını düzenli ve temiz kullanır. Zamanını boşuna harcamaz. Kendisine ve çevresine yararlı işlerle geçirir gününü. Böylece kötü alışkanlıklardan da kurtulur. Mutlu ve güvenli olur.
İnsanlara insan oldukları için sahip olmaları gereken bir takım hakların bulunduğu fikri ilk kez İngiltere’den ortaya atıldı.19. Yüzyılda Amerika ve diğer bir çok ülkelere yayılan bu fikir akımından sonra 1789 Fransız İhtilali Avrupa’da insan haklarının kabul edilmesini ve uygulanmasını sağlamıştır. Amerikan Cumhurbaşkanı Roosvelt ile İngiliz Başkanı Churcill tarafından imzalanıp duyurulan Atlantik Beyannamesinde insan hakları genişletildi. Bu beyannamede insanlara millet, inanç, ırk ayırımı gözetmeksizin herkes için eşit haklar konmuş ve yasaların korumasına verilmiştir. Yalnızca kendimize ait olanı değil, elektriği, suyu, yiyecekleri, okulda kullanılan eşyaları, bize ait olmayan eşyaları kendimizinmiş gibi özenle korumalıyız. Topluma ve arkadaşlarımıza ait olan eşyalara zarar vermemeliyiz. Tutum ve yatırım, ülkeler için de önemli bir konudur. Çünkü devletler de gelirleriyle giderlerini dengelemek zorundadır. Bir devlet eğer gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa; gelir kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa kalkınır, zenginleşir ve hiçbir devlete bağımlı kalmaz. Yurdumuz cumhuriyet döneminde yeni savaştan çıkmış bir ülke idi. Yurdumuzun her köşesi çok büyük zararlar görmüştü. Ellerinde bir şeyleri kalmayan halk yoksulluk içerisinde kıvranıyordu. Atatürk bu duruma çok üzülüyor ve bu durumdaki halka bir şeyler vermek istiyordu. Atatürk 1923 yılında İzmir İktisat Kongresini topladı. Bu kongrede yurdun bağımsızlığının korunması, yerli mallar üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı. Dönemin başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde T.B.M.M.’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularını anlattı. 12 Aralığı kapsayan hafta “Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak kutlanmaktadır. Cumhuriyet döneminde temelleri atılan kendi kendine yeter bir toplum olmadaki ilk adım bugün de devam etmektedir. Tutum ve yatırım alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılır. Ders araçlarını, giysilerini, harçlığını tutumlu kullanan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Küçükken boşa akan su musluğu, gereksiz yanan lambayı kapatan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Okul çağlarında zamanı iyi değerlendirme alışkanlığı kazanan insan bu huyundan vazgeçmez. O nedenle çocukları küçük yaşlarda tutumlu olmaya özendirmeliyiz. Tasarruf yapmak, milli kaynakların işletilmesi, yerli fabrikalar kurulması, paranın dış ülkelere gitmesini önlemek, temel tüketim maddelerini öz kaynaklardan karşılamak, ekonomimizi geliştirmek bu haftanın belli başlı amaçları içindedir. Okullarımızda 12 – 18 Aralık tarihleri arasında kutlanan bu haftada tutum, yatırım ve Türk malları hakkında bilgi verilir. Şiirler okunur, konuşmalar yapılır, skeçler ve oyunlar oynanır. Yerli mallarımız tanıtılmaya çalışılır. SEVGİLİ ARKADAŞLAR! Önce Birinci Dünya Savaşı, sonrada Kurtuluş Savaşı ülkemizin bütün kaynaklarını tüketmişti. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ekonomik yönden çok kötü bir durumdaydı. Sanayi kuruluşumuz hemen hemen hiç yok, tarıma elverişli alanların ise çok azı ekilebiliyordu. Tarımla uğraşan köylüler yoksuldu. Hem kaldı ki peş peşe girdiğimiz savaşlar tarım yapacak genç nüfusu tüketmişti. Bir çok ürünü yabancılardan almak zorunda kalmıştık. Bu yokluk günlerinde Atatürk ve arkadaşları kendi kendimize yetecek bir ekonomiye sahip olma arzusunda idiler. Yabancı mallar yerine, kendi ürettiklerimizle yetinmenin gereğini halka anlatmak istiyorlardı. 12 Aralık 1929 günü zamanın başbakanı İsmet İnönü Millet Meclisin de yaptığı bir konuşmada yerli malının kullanımının öneminden ve tutumlu olmaktan bahsetti. Okullarımız 1946 yılından itibaren 12 Aralık’la başlayan haftayı Yerli Malı Haftası olarak kutlamaya başladılar. 1983 yılında bu haftanın adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası oldu. Bu hafta süresince tutumlu olmanın, yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemi anlatılır. Aşırı harcamaya savurganlık, bundan kaçınmaya da tutum diyoruz. Tutumlu olma alışkanlığı küçük yaşlarda başlar. Paranın kar amacıyla bir mala yatırılmasına ise yatırım denir. Yabancı mallar alırken verdiğimiz paranın bir daha geri gelmeyeceğini düşünmeliyiz. Bu nedenle elimizden geldiği ölçüde Türk Malı kullanmalıyız. Yabancı ülkelere para akışını önlemede, Türk Malı kullanmanın önemi büyüktür. TUTUMLU ÇOCUK
Cola,cips,hamburger bilmezdik,
Amerikan malı giymezdik,
Bizim öğretmenlerimiz ülkelerini gerçekten severlerdi
onlar daha az maaş alırlardı ama ağlamaz sızlanmazlardı
yerli malı kullanmayı bize öğrettiler.
Bir zamanlar biz diye başlanması gereken belkide ilk terim bu.
Bir zamanlar biz yerli malı haftasında,,
gerçekten yerli malıu, elma, portakal, mandalina, kuruyemiş götürürdük.
Çok eğlenceliydi gerçekten yerli malı haftası ilkokulda.Dolmalar,tatlılar,kekler,fındık-fıstıklar v.s. bir sürü yiyecek,hem yer hem yemek savaşı yapardık :) anlamı buydu bizim için..tek hatırladığımda bu.
kutlayanı neredeyse kalmamış buruk ve küskün bir hafta diyebilirim çünkü artık özellikle büyük sınıflar(4,5) kutlamıyor ve ne yazıkki yavaş yavaş küçük sınıflarda kutlamamaya başlayacak ya da zaten eskiden çok daha özenli kutlanırdı ama şimdi öğrencilerin gözünde en basit haliyle 'tıkınma haftası'olmuş durumda, belki o yüzden artık sebze meyve yerine cips ve kola getiriliyordur -bu konuda öğretmenlerin tavrınıda gör(e) üyoruz-
ilk okuldan kalan en güzel anılar o günlerime ait
bi de eğirdir gölü dibinde bunan okulumuzda
tuttuumuz yengeçler
kartondan en çirkin şapka benim olurdu...ne bulursak yerdik o gün sınıfta....şenlikli bir hafta olurdu :)))
Artık çocuklarımız yerli malı haftasında okullarına coco cola ve cips götürüyor...
Bu kadar yabancılaştık işte...
bilinçsizlikten avakado ve mangoyla kutlanan hafta
roxslane
akdeniz bölgemizde yetişen sarı saçları olan.. başı kapalı meyve türü...
herşeyle yenir....
arkadaşlar sesli sohbet görüntülü sohbet kameralı sohbet dini sohbet siyasi sohbet sitesi actım 6 dak. mikrofon üsresi var hertürlü güncel siyesi tartışmaların yapıldığı canı sesli tartışma sitemize beklerim ayrıca diğer odalarımızda sevdiğniz parcalarınızı canlı calabilir yada sesli sohebt edebilirsiniz ilkdefa girecek arkadaşlar sesli chat gir dedikten sonra sadece nik yazıp şifre bölümünü boş bırakıp gir dediklerinde tahminen 15 san bekledikten sonra activedenetim yükleme ikazı cıkacaktır ona sağ tıklayoıp yükle demeniz yeterldiri gercek dost arayan tüm arkadaşları bekleriz www.dostunyeri.com
mal mal bakan oksuz ve yetim yerli mallarimiz
avrupada ki gururumuz.haydene ne mutlu turkum diyene.heil hitler.venivincividi
daha ilk okuldaydık nasılda yer, sonra yediklerimizin artıklarını fırlatırdik birbirimize
keşke lise de de yapıl sa: :)))))))
yerli malı yurdum malı herkes onu kullanmalı ama milletçe amerikan mallarını tecih ederiz hep hava atcaz ya
elma armut kek börek meyve suyu götürürdük... herkes yer parmak ben bakardım her zamanki gibi.. çok sıkboğaz edilirsem yurdun insanı tarafından yerli malını gizlice çöpe atardım...
ilkokul yıllarım....
anneler evde poğaça,kek,börek bilmemne hazırlar yanında da 'coca cola' içilirdi...
ey gidim eyy...
=)
yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı
ama
okulda yemekten öteye gitmez giydiği ayakkabıdan tutunda kursağından geçen içeceğe kadar ithaldir! ! ! ! ! ! ! !
İkokulda amacının yemek, içmekten ileriye gidemediği gün.
Coca Cola'nın, Fanta'nın masaların üzerinde boy gösterdiği, Nestle çikolataların mideye indirildiği gün.
Nelerin yerli malı olduğu bile akılda kalmaz... Hadi çocuk bilmiyor diyelim, öğretmenler neden öğretmiyor! ?
Yazık olan gün...
tutumlu olmak
yerli malı ne warki bu ülkede...sebze meywe başka bişi de yok...olsada kullansak...
Geyik....
bir yerli malı kutlamasına davetliydim :)
fotoğraflar çektim,sonra bilgisayara aktarıyorum,bir baktım masada coca cola :)))
ne yerli malı amaa :))
yerli malı ile ilgili ata sözleri
Yerli malı yurdun malı
'yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı' cümlesiyle hatrımda kalmış olan hafta.. artık sadece ilkokul çocukları değil hepimiz hatırlamalıyız
yeri olmayanın yerli malı da olmaz!
yerlimalı haftası niçin kutlanır
benim kızım çok tatlı
bir şekilde halkımıza unutturulan hafta...üretmeden tüketen,düşünmeden yaşayan,ne içte ne dışta kendi kararlarını alamayan,sadece adı konmamış bir sömürge olmadık mı?
TUTUM YATIRIM HAFTASI
İnsanların parasını, malını eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve kullanmasına tutumlu olmak denir. Tutumluluk hiçbir zaman cimrilik demek değildir.
Tutumlu insan eşyasını, malını düzenli ve temiz kullanır. Zamanını boşuna harcamaz. Kendisine ve çevresine yararlı işlerle geçirir gününü. Böylece kötü alışkanlıklardan da kurtulur. Mutlu ve güvenli olur.
İnsanlara insan oldukları için sahip olmaları gereken bir takım hakların bulunduğu fikri ilk kez İngiltere’den ortaya atıldı.19. Yüzyılda Amerika ve diğer bir çok ülkelere yayılan bu fikir akımından sonra 1789 Fransız İhtilali Avrupa’da insan haklarının kabul edilmesini ve uygulanmasını sağlamıştır.
Amerikan Cumhurbaşkanı Roosvelt ile İngiliz Başkanı Churcill tarafından imzalanıp duyurulan Atlantik Beyannamesinde insan hakları genişletildi. Bu beyannamede insanlara millet, inanç, ırk ayırımı gözetmeksizin herkes için eşit haklar konmuş ve yasaların korumasına verilmiştir.
Yalnızca kendimize ait olanı değil, elektriği, suyu, yiyecekleri, okulda kullanılan eşyaları, bize ait olmayan eşyaları kendimizinmiş gibi özenle korumalıyız. Topluma ve arkadaşlarımıza ait olan eşyalara zarar vermemeliyiz.
Tutum ve yatırım, ülkeler için de önemli bir konudur. Çünkü devletler de gelirleriyle giderlerini dengelemek zorundadır. Bir devlet eğer gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa; gelir kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa kalkınır, zenginleşir ve hiçbir devlete bağımlı kalmaz.
Yurdumuz cumhuriyet döneminde yeni savaştan çıkmış bir ülke idi. Yurdumuzun her köşesi çok büyük zararlar görmüştü. Ellerinde bir şeyleri kalmayan halk yoksulluk içerisinde kıvranıyordu. Atatürk bu duruma çok üzülüyor ve bu durumdaki halka bir şeyler vermek istiyordu.
Atatürk 1923 yılında İzmir İktisat Kongresini topladı. Bu kongrede yurdun bağımsızlığının korunması, yerli mallar üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı. Dönemin başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde T.B.M.M.’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularını anlattı.
12 Aralığı kapsayan hafta “Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak kutlanmaktadır. Cumhuriyet döneminde temelleri atılan kendi kendine yeter bir toplum olmadaki ilk adım bugün de devam etmektedir.
Tutum ve yatırım alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılır. Ders araçlarını, giysilerini, harçlığını tutumlu kullanan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Küçükken boşa akan su musluğu, gereksiz yanan lambayı kapatan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Okul çağlarında zamanı iyi değerlendirme alışkanlığı kazanan insan bu huyundan vazgeçmez. O nedenle çocukları küçük yaşlarda tutumlu olmaya özendirmeliyiz.
Tasarruf yapmak, milli kaynakların işletilmesi, yerli fabrikalar kurulması, paranın dış ülkelere gitmesini önlemek, temel tüketim maddelerini öz kaynaklardan karşılamak, ekonomimizi geliştirmek bu haftanın belli başlı amaçları içindedir.
Okullarımızda 12 – 18 Aralık tarihleri arasında kutlanan bu haftada tutum, yatırım ve Türk malları hakkında bilgi verilir. Şiirler okunur, konuşmalar yapılır, skeçler ve oyunlar oynanır. Yerli mallarımız tanıtılmaya çalışılır.
SEVGİLİ ARKADAŞLAR!
Önce Birinci Dünya Savaşı, sonrada Kurtuluş Savaşı ülkemizin bütün kaynaklarını tüketmişti. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ekonomik yönden çok kötü bir durumdaydı. Sanayi kuruluşumuz hemen hemen hiç yok, tarıma elverişli alanların ise çok azı ekilebiliyordu. Tarımla uğraşan köylüler yoksuldu. Hem kaldı ki peş peşe girdiğimiz savaşlar tarım yapacak genç nüfusu tüketmişti. Bir çok ürünü yabancılardan almak zorunda kalmıştık.
Bu yokluk günlerinde Atatürk ve arkadaşları kendi kendimize yetecek bir ekonomiye sahip olma arzusunda idiler. Yabancı mallar yerine, kendi ürettiklerimizle yetinmenin gereğini halka anlatmak istiyorlardı. 12 Aralık 1929 günü zamanın başbakanı İsmet İnönü Millet Meclisin de yaptığı bir konuşmada yerli malının kullanımının öneminden ve tutumlu olmaktan bahsetti. Okullarımız 1946 yılından itibaren 12 Aralık’la başlayan haftayı Yerli Malı Haftası olarak kutlamaya başladılar. 1983 yılında bu haftanın adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası oldu.
Bu hafta süresince tutumlu olmanın, yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemi anlatılır. Aşırı harcamaya savurganlık, bundan kaçınmaya da tutum diyoruz. Tutumlu olma alışkanlığı küçük yaşlarda başlar. Paranın kar amacıyla bir mala yatırılmasına ise yatırım denir.
Yabancı mallar alırken verdiğimiz paranın bir daha geri gelmeyeceğini düşünmeliyiz. Bu nedenle elimizden geldiği ölçüde Türk Malı kullanmalıyız. Yabancı ülkelere para akışını önlemede, Türk Malı kullanmanın önemi büyüktür.
TUTUMLU ÇOCUK
Damla damla akan sudan,
Koca göller dolup taşar.
Tutumsuzlar kalır yolda,
Tutumlular dağlar aşar.
Biz tutumlu çocuklarız,
Para dolu kumbaramız.
İnsanlar kara günde,
Kimseye el açmamalı.
Çalışmalı, kazanmalı,
Hiçbir işten kaçmamalı.
Biz tutumlu çocuklarız,
Para dolu kumbaramız.
Hakkı SUNAT
EKMEK
Çiftçi sürer tarlayı,
Sonra eker buğdayı,
Boy verir azar azar,
Saplar gittikçe uzar.
Başaklar olgunlaşır,
İçleri dolgunlaşır.
Yazın artınca sıcak,
Sararır her bir başak.
Biçerler ekinleri,
Şenlenir harman yeri.
Olup bitince harman,
Ayrılır buğday saptan.
Bitmedi işler gene,
Oradan değirmene,
Buğdayı götürürler.
Değirmen taşı döner,
Ezer un yapar bunu.
Fırınlar alır unu,
Su, maya kor yoğurur,
Yapar bir güzel hamur,
Sonra fırına atar,
Pişirir, bize satar.
Güzel kokulu ekmek,
Olmaz seni sevmemek,
Sensin yemeklere baş,
Her yemeğe arkadaş.
Hasan Ali YÜCEL