Yaradılış; Adına varlıklar alemi dediğimiz, iç içe yedi boyutlu evrenler bileşiğidir. Yok'tan var edildiğine inanılan ve bilinen varlıklar alemi, çepe çevre yoklukla sarılıdır. Varlıklar aleminin bir unsuru olan insan, her türlü bilgi ve becerisiyle kendi evreninin sahip olduğu ilimle sınırlıdır. Bu sonuçlar bilinçsel mantıkla yapılan düşünce karşılaştırmalarından elde edilen hakikatleri yansıtır. http://gruplar.antoloji.com/irfan-sorasina-davet Buyurun görüşelim.
Yaratılmış olan mahlukatın her birinin bir temayülü vardır.İnsan fıtraten Allah’ı (cc) bilmek ve bulmak için yaratılmıştır.İnsanın önüne çeşitli perdeler gelerek yaratılış gayesini unutur.Mesela, bülbül gülün açmadan önceki bir damla suyunu arzu eder.Onu bekler, gül tam açarken, bülbül gaflete düşer,uyur. Gülün içindeki su damlası buharlaşır, gider. Kendine gelen bülbül kaybettiğini bulmak için nağmeler dizer ve öter.Bülbül hiçbir zaman bu suya ulaşamaz.
İnsanlar da “Elest” hitabını, yani Allah-u Teala Hazretleri’nin bizlere ilk hitabını duyurduğu o sese duyulan özlemi ruh algılar, fakat bunu kimi kadında, kimi parada, kimi de içki şişesinin dibinde arar. Ama ne kadar elde etmiş olsa da içindeki o boşluğu dolduramaz. İnsanların aradığını bulabilmesi ancak Kur’an ve sünnete tabii olmaktır.
Neden çamur. Kim bilir belki de atalarımız, kendilerine son derece gerekli olan,tüm ihtiyaçlarını karşılayan su ve toprağa özel bir önem vermişlerdi. Zaten günümüze değin gelen söylenceler(efsaneler) , soyut düşünce sistemleri, Dicle’nin,Fırat’ın,Nil’in sulak ve bol çamurlu topraklarından yeşermişti.
Acaba uzak diyarların tanrıları da insanı çamurdan mı yaratmıştı? Çin efsanelerine göre: “Pen-gu çok kuvvetli bir tanrıydı.Havayı toprak ve gökyüzü olarak ikiye böldü.Sonra öldü. Nefesinden rüzgarlar,sesinden gök gürültüsü,gözlerinden güneş ve ay,vücudundan dağlar,kanından ırmaklar ve denizler,saçlarından yıldızlar,terinden de yağmur meydana geldi. Daha sonra çürüyen bedenimde kaynaşan böceklerden insanlar oluştu.
Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek insanlığı yok etti.Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gök yüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı.
bazılarını yaratırken next next diyip geçmiş gibisin...
Yaradılış; Adına varlıklar alemi dediğimiz, iç içe yedi boyutlu evrenler bileşiğidir. Yok'tan var edildiğine inanılan ve bilinen varlıklar alemi, çepe çevre yoklukla sarılıdır. Varlıklar aleminin bir unsuru olan insan, her türlü bilgi ve becerisiyle kendi evreninin sahip olduğu ilimle sınırlıdır. Bu sonuçlar bilinçsel mantıkla yapılan düşünce karşılaştırmalarından elde edilen hakikatleri yansıtır.
http://gruplar.antoloji.com/irfan-sorasina-davet Buyurun görüşelim.
İnsanlığın yaradılışı
Yaratılmış olan mahlukatın her birinin bir temayülü vardır.İnsan fıtraten Allah’ı (cc) bilmek ve bulmak için yaratılmıştır.İnsanın önüne çeşitli perdeler gelerek yaratılış gayesini unutur.Mesela, bülbül gülün açmadan önceki bir damla suyunu arzu eder.Onu bekler, gül tam açarken, bülbül gaflete düşer,uyur. Gülün içindeki su damlası buharlaşır, gider. Kendine gelen bülbül kaybettiğini bulmak için nağmeler dizer ve öter.Bülbül hiçbir zaman bu suya ulaşamaz.
İnsanlar da “Elest” hitabını, yani Allah-u Teala Hazretleri’nin bizlere ilk hitabını duyurduğu o sese duyulan özlemi ruh algılar, fakat bunu kimi kadında, kimi parada, kimi de içki şişesinin dibinde arar. Ama ne kadar elde etmiş olsa da içindeki o boşluğu dolduramaz. İnsanların aradığını bulabilmesi ancak Kur’an ve sünnete tabii olmaktır.
Neden çamur. Kim bilir belki de atalarımız, kendilerine son derece gerekli olan,tüm ihtiyaçlarını karşılayan su ve toprağa özel bir önem vermişlerdi. Zaten günümüze değin gelen söylenceler(efsaneler) , soyut düşünce sistemleri, Dicle’nin,Fırat’ın,Nil’in sulak ve bol çamurlu topraklarından yeşermişti.
Acaba uzak diyarların tanrıları da insanı çamurdan mı yaratmıştı? Çin efsanelerine göre:
“Pen-gu çok kuvvetli bir tanrıydı.Havayı toprak ve gökyüzü olarak ikiye böldü.Sonra öldü.
Nefesinden rüzgarlar,sesinden gök gürültüsü,gözlerinden güneş ve ay,vücudundan dağlar,kanından ırmaklar ve denizler,saçlarından yıldızlar,terinden de yağmur meydana geldi. Daha sonra çürüyen bedenimde kaynaşan böceklerden insanlar oluştu.
Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek insanlığı yok etti.Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gök yüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı.
yaradılışıma aykırıydı her şey goz yasları bekler beni bir kenarda..
yaradılışı
zaman
olan
-dılışına
mekan
aramaz...
bir sir....bir dusunce...ve ibret......
yaa tamam eyvalla ama niyee benim fikrim sorulmadıki hani demokrasi.................:P
Kimlik, birikimlerin verdiği şekillenme..
Örn. Cümle;
Onun yaradılış itibarıyle komedi filmlerine antipatisi var.
Hareket,dalga,med-cezir; bir baş,bir kuyruk; su,yosun,kurtçuk,mikrop,kan
Hilkat..
genesis adlı belgeselin türkçeye çevrilmiş hali....
Gayesini bilmek lazım