Kültür Sanat Edebiyat Şiir

yağmur sizce ne demek, yağmur size neyi çağrıştırıyor?

yağmur terimi Cengiz Ekrem Teymur tarafından tarihinde eklendi

  • Serseri
    Serseri

    Yıllardır bozbulanık suları yudumladım
    Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

  • Serseri
    Serseri

    Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü
    Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
    Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
    En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

  • Ahmet Uzun
    Ahmet Uzun

    yağmur bence rahmettir berekettir huzurdur

  • Semra Çakmak
    Semra Çakmak

    aşk demek herşeyden önce rasullaha olan aşk..
    tağmur deyince o gelir aklıma..

  • Eli İ
    Eli İ

    onun için sinir bozucu idi benim için huzur

  • Aydın Öz
    Aydın Öz

    Yağmur rahmet deryasından insanlara bir hazine olarak sunulmuş onsuz yaşanmayacak kadar cok ona aşık olmamız gereken mevcudatın yaşam kaynagı olan bir pırlanta, bir elmas, bir yakut'dur.

  • Hakki Celtik
    Hakki Celtik

    rahmettir...berekettir....gelecektirr....birde yagmurda islanmasini severim...

  • Güneş Seninle Doğacak
    Güneş Seninle Doğacak

    Bilmiyorum burada var mıydı ama, okumuş olduğum en güzel nat-ı şerif,

    .........

    YAĞMUR
    Vareden’in adıyla insanlığa inen Nûr
    Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
    Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
    Kutlu bir zaferdir bu ebâbil dudağından
    Rahmet vâdilerinden boşanır ab-ı hayat
    En müstesna doğuşa hamiledir kâinat

    Yıllardır bozbulanık suları yudumladım
    Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
    Yağmur,sen bekleyen bir taş da ben olsaydım

    Hasretin alev alev içime bir ân düştü
    Değişti hayal köşküm,gözümde viran düştü
    Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
    Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

    İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi’nin
    Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
    Mehtâbını düşlerken o mühür sahibinin
    Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
    Yeryüzü âveredir,yapayalnız ve kurak

    Zaman,ayaklarımda tükendi adım adım
    Heyûla,bir ağ gibi ördü rüyalarımı
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

    Yağmur,gülşenimize sensiz,baldıran düştü
    Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü
    Yenilgi,ilmek ilmek düğümlendi tarihe
    Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

    Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden
    Ulaşır intizârın yaldızlı sabahına
    Yayılır o en büyük muştu,pazartesinden
    Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına
    Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
    Sükûtu yâr,sevinci duâlar kadar derin

    Çâresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
    Bir cezîr yaşadım ki,yaşanmamış,mâzide
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

    Sensiz,kaldırımlara nice güzel can düştü
    Yarılan göğsümüzden umutlar bîcan düştü
    Yağmur,kaybettik bütün hazinesini ceddin
    En son,avucumuzdan inci ve mercan düştü

    Melekler sağnak sağnak gülümser mâveradan
    Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
    Mutluluk nağmeleri işitirler Hira’dan
    Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
    Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
    Paramparça,ateşler şahının hayalleri

    Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
    O mücellâ çehreni izleseydim ebedî
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

    Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
    Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
    Kâtil sinekler deldi hicâbın perdesini
    İstiklâl boşluğunda arılan nâdân düştü

    Dolaşan ben olsaydım Save’nin damarında
    Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin
    Ebedî aşka giden esrârlı yollarında
    Senden bir kıvılcımın,Süreyyâ bir şûlenin
    Tarasaydım bengisu fışkıran kâkülünü
    On asırlık ocağın savururdum külünü

    Bazen kendine âşık deli bir fırtınaydım
    Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
    Uğrunda koparılan bir taş da ben olsaydım

    Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
    Mazluma sürgün evi; zâlime cihan düştü
    Sana meftûn ve hayran,sana râm olanlara
    Bir belâ tünelinde ağır imtihan düştü

    Bâdiye yaylasında koklasaydım izini
    Kefenimi biçseydi Ebvâ’da esen rüzgâr
    Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
    Ne kaderi suçlamak kalırdı,ne intihar
    Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
    Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

    Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadın
    Tereddüt oymak oymak kemirdi gurûrumu
    Bahîra’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

    Haritanın en beyaz noktasına kam düştü
    Kırıldı adâletin kılıcı; kalkan düştü
    Mahkûmlar yargılıyor; hâkimler mahkûm şimdi
    Hakların temeline sanki bir volkan düştü

    Firâkınla kavrulur çölde kum taneleri
    Ahûların içinde sevdan akkor gibidir
    Erdemin,bereketin doldurur hâneleri
    Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
    Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
    Sensiz,yükü zehirdir en güzel imbatların

    Devlerin esrârını aynalara sorsaydım
    Çözülürdü zihnimde buzlamış düşünceler
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım




    Sensiz,tutunduğumuz dallardan yılan düştü
    İlkin karardı yollar,sonra heyelân düştü
    Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
    Sensizlik diyârından püsküllü yalan düştü

    Yağmur,duysam içimin göklerinden sesini
    Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
    Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini
    Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
    Yağmur,birgün kurtulup çağın kundaklarından
    Alsam,ölümsüzlüğü billûr dudaklarından

    Madenî arzuların ardında seyre daldım
    Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

    Şehirler kâbus dolu; köylere duman düştü
    Tersine döndü her şey sanki; âsuman düştü
    Kırık bir kayık kaldı elimizde,hayalî
    Hazîndir ki,dertleri aşmaya ummân düştü

    Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
    Seni hissetmeyen kalp,kapısız zindan olur
    Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır
    Sesini duymayanlar girdâbında boğulur
    Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
    Şaşkınlığa açılır gözleri,görmeyenin

    Saatlerin ardında hep kendimi aradım
    Bir melâl zincirine takıldı parmaklarım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

    Sensiz,ufuklarıma yalancı bir tan düştü
    Sensiz,kıtalar boyu uzayan vatan düştü
    Bir kölelik ruhuna mahkûm olunca gönül
    Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

    Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
    Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
    Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
    Sümeyrâ’yı arıyor her damlada bir saray
    Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
    Mekânın fırçasında solmayan resim senin

    Yağmur,birgün ellerini ellerimde bulsaydım
    Güzellik şâhikası gülümserdi yüzüme
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

    Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
    Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
    İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
    Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

    Islaklığı sanadır âhımın,efgânımın
    İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
    Sendendir eskimeyen cevheri efkârımın
    Nazarın ok misali karanlıkları deler
    Bu değirmen seninle dönüyor; âhenk senin
    Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

    Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
    Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
    Sana hicret edenbir Kureyş de ben olsaydım

    Yağmur,sayrılığıma seninle derman düştü
    Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
    Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
    Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

    Nefesinle yeniden çizilecek desenler
    Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
    Aydınlığa nûrunla kavuşacak mahzenler
    Anneler çocuklara hep seni içirecek
    Yağmur,seninle biter susuzluğu evrenin
    Sana mü’mindir sema; sana muhtaçtır zemin

    Damar damar seninle,hep seninle dolsaydım
    Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

    Kardeşler arasına heyhat,sû-i zan düştü
    Zedelendi sağduyu; körleşen iz’ân düştü
    Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
    İnsanlık bahçemize sensizlik hazân düştü

    Yağmur,seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
    Çölde seni özleyen bir kuş da olsaydım
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
    Bahîra’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
    Okşadığın bir parça kumaş daben olsaydım
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
    Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
    Damar damar seninle,hep seninle dolsaydım
    Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım.

    Nurullah GENÇ

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz

    yemeğe gitmemizi zorlaştıran,rüzgara göre yön değiştiren su damlaları..

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Dışarıda bir yağmur serin ve ince
    Üşür sokaklarda evsiz kediler
    Bir ölüm yalnızlığı bende her gece
    Siyaha bürünür mechul sevgiler

    Dışarıda bir yağmur serin ve ince
    Bir sevda türküsü söyler karanlık
    Evlerde ışıklar söner sessizce
    Kapımda belirir o an yalnızlık

    Dışarıda bir yağmur serin ve ince
    Kimsesiz caddeleri taşır içime
    Her köşe başında bir hayal bekler
    Zifiri bir korku salar içime

    Dışarıda bir yağmur serin ve ince
    Saçlarımı dağıtır bir deli rüzgar
    Ta arşa yükselir ayak seslerim
    Gönlümü harman eder gizli günahlar

    Dışarıda bir yağmur çılgın ve ince
    Secdeya kapanır çıplak ağaçlar
    Koşmaktan, yorulmaktan sızlar her yerim
    Düzlüklere inat uzar bende yokuşlar

  • Tarık Gez
    Tarık Gez

    anlam
    en güzel şiirdir yağmur
    görsel işitsel bir şiir tablosudur
    ve şiir gibi türüm türüm kokar

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Ad

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz

    penceremi açtım..sesi güzel geliyor..ama uzaktan...bi bardak sıcak çay,yağmur sesi ve toprak kokusu.......

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş

    Bu seferki art niyetli diyecektim ki sustu.. Çünkü yükseklerde yaşayanlara birşey yapmıyor,, dere kenarlarındaki evlere, iş yerlerine milli servete mal oluyor diyecektim ki.... Sustu..

  • Özge Koşal
    Özge Koşal

    oysa ki
    ÖZGÜRLÜĞÜ seçmek
    başka vücutlar sevmek
    bir şehri tam kalbinden beyninden vurup
    gitmek var
    aklımda bir yağmur
    çok uzaklardan
    çağırıyor
    gelirsen
    severim diyor

  • Oktay
    Oktay

    ötesi olmayan doğa olayı. hiç bitmesin dedirten özlemle beklenen.

  • Zeynep Deniz
    Zeynep Deniz

    Nurullah Genç, peygamber efendimize (s.a.v) yazdığı yağmur şiiriyle ödül almıştı.. 'Yağmur, senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım..'

  • Çiğdem Altınöz
    Çiğdem Altınöz

    Kararır gökyüzü ansızın,
    Çarpar bulutlar kahrederek,
    Ve bir ateş yanar...
    Bulutlar yanar,
    Yürek yanar.
    Sonra tek tek düşer damlalar,
    Toprak kokar,
    Yağmur kokar.
    Bir ateş yanar rüzgarında,
    Bin ateş söner.
    Ben yağmurum
    - gününe ve gecene yağan.

    Kararırsa bulutların ansızın,
    Ve şimşekler çakarsa özünde,,
    Bak gözündeyim.
    Önce tek tek,
    Sonra sel olurum göğsüne...
    Aydınlanırsa yüreğin,
    Güneşler açarsa yüzünde,
    Neşeyim şimdi özünde.
    Yürürken bahtının yollarında
    Yalnız ve dalgın,
    Ve görürsen açmış bir dal çiğdem
    - üzerinde çiğ damlası.
    O,benim.
    Sabahları dağılırken bulutlar,
    Yürüyorsan sokaklarda,
    Düşünüyorsan Nisan yağmurlarını,
    Havayı kokla,
    O,benim.
    Ararsa ellerin ellerimi gözlerinde yağmurlar,
    Üzülme.
    Yum gözlerini usuldan.
    Bak yüreğindeyim.
    Estirme hüzün rüzgarlarını,
    Kov sahilinden deli dalgaları.
    Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.
    Dağlardan esen meltemlerde,
    Akan çeşmende benim.
    Yıka yüreğini temiz sularımda,
    Gönlünde melankoli kalmasın
    Şifalıdır damlalarım,
    Ben yağmurum,
    Yağmur,
    Benim...

  • Tuba Koçak
    Tuba Koçak

    yağmurda tanıdım seni yağmuruda sevdim seni de seni yağmurdan cok
    bak denizin ortasındayız rüzgarlar altında yağmurumuz artık yok..
    ölüm ayrılıktan da zor senin gibi ölünce gözlerin dolacak mı beni görünce
    bir gün ölürsem ki ölürüm yüzünü gecelerde görürüm
    ellerimi uzatsam sana değmez bilirim
    adı var kendi yoklardan bıktım, adı var kendi yoksa bende yokum......

  • Zeynep Deniz
    Zeynep Deniz

    unuttun mu türküsünü yazdığın yağmurları?

  • Laina Suzan
    Laina Suzan

    biraz daha şidetli olmalı hatta arada şimşekler çakmalı....belki bir teras...

  • İlke Ünal
    İlke Ünal

    her geçen gün daha bi sevdiğim...
    herşeyim...

  • Halime Kara
    Halime Kara

    hiç bişey istanbula bir sonbahar akşamında yağmur kadar yakışmazdı..
    ve istanbuldan başka hiç bi şehir yağmurun yanında bu kadar masumlaşamazdı...

  • Hacer Duman
    Hacer Duman

    hiçkimsenin,yağmurun bile senin kadar küçük elleri yoktur....

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Sabahtan beri yağıyor.

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Dedem yağmur yağmazsa fındıklar hapı yuttu dedi

    Bende dedim kii dede sende ayvayı yedin

    (fındık yoksa para yok)

  • Meral Dağkıran
    Meral Dağkıran

    Hüznün başlangıcı,topraktaki kokusu çok güzel.Islanmak güzel ama yavaş yağarken...

  • Seval Kefeli
    Seval Kefeli

    hain yağmur ıslattı beni

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire

    yıkayacak yalanları:P

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz

    yağıyor...