kum saatinin bir yanı sen/bir yanı ben, akarken zaman ince taneleriyle, yörüngemizdeydi dünya da sanki…,
gel gör ki neyleyim, o demle eş zamanlı, şu yağmalanmış dünyanın sahipsiz caddelerinde, önce adanmış, sonra ihaleci ve en sonunda da her şeye müsa/it olan haramzade kahpelerce, henüz tomurcuklanmış turuncu ve kızıl güllerin dalları ve hayatın baharındaki gençliğin yarınlara umutları kırılıyordu,
ki şimdi, umutsuz terkide, nasıl düşürmem yüzümü, mazlumları çığ gibi artan bu çağın, yürek dağlayan, kan merkezi kapılarında, ah;
Aman canım utanacak ne var efendiler! Yiyin yutun hapur hupur şapur şupur! Yiyin efendiler yiyin! Bu iştah açan sofra sizin! Vallahi yiyin doyuncaya kadar yiyin! Patlayıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin! *
kum saatinin bir yanı sen/bir yanı ben,
akarken zaman ince taneleriyle,
yörüngemizdeydi dünya da sanki…,
gel gör ki neyleyim,
o demle eş zamanlı,
şu yağmalanmış dünyanın sahipsiz caddelerinde,
önce adanmış, sonra ihaleci ve
en sonunda da her şeye müsa/it olan
haramzade kahpelerce,
henüz tomurcuklanmış
turuncu ve kızıl güllerin dalları
ve hayatın baharındaki gençliğin yarınlara umutları
kırılıyordu,
ki şimdi,
umutsuz terkide,
nasıl düşürmem yüzümü,
mazlumları çığ gibi artan bu çağın,
yürek dağlayan,
kan merkezi kapılarında,
ah;
Aman canım utanacak ne var efendiler!
Yiyin yutun hapur hupur şapur şupur!
Yiyin efendiler yiyin!
Bu iştah açan sofra sizin!
Vallahi yiyin doyuncaya kadar yiyin!
Patlayıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin! *
T.F.
*Han-ı Yağma şiirinden iktibasen...