sen; en çok kendine kıyabilensin, uçurumlara atlayabilecek kumaştayken, yaya kalmayı da seçebilirsin sen, ki nefeslerin vahdet kokar senin…
yeni bir hayat bahşedilen, beyzaden olmak kadar; güzelsin, endamı zarif dağlar gibi, gönlü dipsiz ummanlar gibi, güzeller güzeli bir çelebi, olgun ve mütekâmilsin sen,
hasreti içime dolan, bendesi olduğum yârim, beni özleyen beni anan yârim, vadesizim, mecalsizim, çaresizim, şu kandil gününde, münzevi bir derviş kadar sensizim, sahipsizim, garibim, bir fukara isimsizim, ah
yüreğine kara kirpiklerle diktin beni, ve sana bulutları göstererek, - bu tabloyu kim yapmış diye sormuştum, sense, - gökyüzümsün dedin bana madem, o halde söyle; hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz, ve sanılıyor mu ki, gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir…
vaslına erdiğin sır ırmakları, menzilin olsun, ayağına taş değmeden; zindan çilenin izleri alnında, gücenmiş dudaklarından süzülen tebessüm, yüreğine ve yufka bağrına aksın,
tekil bir itikaf çal kendine, felek rüzgarında ağaran şakaklarının ak ışıltısı ve gece gözlerinden süzülen hüznünle bakarken uzaklara, aşkın soldurduğu dudakların kapalı, omzunda reyhanlıdan ayrılığın ağır yükü, kederlisin; duru sular kadar yorgun, ve yoksun, ah
vahdet
sen; en çok kendine kıyabilensin,
uçurumlara atlayabilecek kumaştayken,
yaya kalmayı da seçebilirsin sen,
ki nefeslerin vahdet kokar senin…
yeni bir hayat bahşedilen,
beyzaden olmak kadar; güzelsin,
endamı zarif dağlar gibi,
gönlü dipsiz ummanlar gibi,
güzeller güzeli bir çelebi,
olgun ve mütekâmilsin sen,
hasreti içime dolan,
bendesi olduğum yârim,
beni özleyen beni anan yârim,
vadesizim, mecalsizim, çaresizim,
şu kandil gününde,
münzevi bir derviş kadar sensizim,
sahipsizim,
garibim, bir fukara isimsizim,
ah
yüreğine kara kirpiklerle diktin beni,
ve sana bulutları göstererek,
- bu tabloyu kim yapmış
diye sormuştum,
sense,
- gökyüzümsün
dedin bana madem,
o halde söyle;
hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz,
ve sanılıyor mu ki,
gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir…
vaslına erdiğin sır ırmakları, menzilin olsun,
ayağına taş değmeden;
zindan çilenin izleri alnında,
gücenmiş dudaklarından süzülen tebessüm,
yüreğine ve yufka bağrına aksın,
tekil bir itikaf çal kendine,
felek rüzgarında ağaran şakaklarının ak ışıltısı
ve gece gözlerinden süzülen hüznünle
bakarken uzaklara,
aşkın soldurduğu dudakların kapalı,
omzunda reyhanlıdan ayrılığın ağır yükü, kederlisin;
duru sular kadar yorgun,
ve yoksun,
ah