Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Gökhan Oflazoğlu
Gökhan Oflazoğlu

İnsan boşuna bir hevestir.

  • Armağan18.08.2023 - 16:54

    Tanrı ilk verendir, o verir¹in armağanı olduğundan Varlık vermeye aittir. Bir armağan olarak Varlık verme¹den atılmaz, Varlık ın mevut olmanın şekli değiştirilir. Mevcudiyete olanak vermek olarak, o açıkta olmaya aittir, açıkta olmanın armağanı olarak o verme, içinde tutulur. Varlık var değil, Vardır. O açıkta olma olarak Varlığı verir, açıkta olmanın armağanı olarak verme içinde tutulur. Varlık var değil. Vardır. O mevcut-olma¹nın açıkta olması olarak . Varlığı verir.

    Heidegeer, Alman Filozof, 1976


    Yani biz oluşta nitelendirilen, oluş halini öncelinde edinmişizdir, ve sonra ideali ile biçimledirilmiş bir varlık hakkını armağan içinde oluşturulmuşuz, ve kalanı kendimiz yapabilme iradesiyle, oyuna dahil ediliriz, yani öncel, bizim devamlılığımızıda işaret eder, bu edimlerimizin geçmişi ve yerleşik olanla ilişkisinde kesinlik kazanacak bir ödev olarak, yerleşik olanla ben arasında diyaloğu şart koşar, yani burdalığım, sonramın da tamamlayıcısı olabilmesi için bulunuşta öncelimi görmezden gelemem, va katkı yaparak gelecek olurum.

  • olanaksız18.08.2023 - 11:12

    Burda olan varsa, başka yerde olanın olanakdışı olması, olanın mantığına ters değil mi, mantık bir gerçeklik verisiyse, burdaki mantığı gerçekdışıdır kabul etmemiz, mantıksız olduğumuzu göstermez mi, her olan aslında başka bir olana işaret ediyorsa, burda olanla sınırlamak biraz kafanızın son çalıştığı saatleri göstermez mi, şifa versin, neydi o.

  • imkan ve kabiliyet17.08.2023 - 21:36

    Şu halde imkan, zihni bir niteliktir, yani zihinde olan özel bir varlık türüdür. Fakat akıl, bu zihni niteliği dışarıda olan
    bir şeye izafe eder, ve bazen de zihinde olan bir şeye izafe eder ve bazen de hem zihne hem de dışarıya nispeti eşit olan mutlak bir hükümle hükmeder.


    Molla SADRA, İranlı İslam Filozofu, 17. Yüzyıl,

    Güçlü bir ailenin tek çocuğudur, ona rağmen döneminde, Spinoza gibi,epey sıkıntı yaşatılmıştrı, şimdi İran dünyaya kendini kabul ettirmiş pek çok ismi olmasına rağmen, onu ayrı bir yerde görür.

  • katılık17.08.2023 - 20:39

    Katı eksik olduğu için mi fazladır, fazla olduğu için mi eksik, tamamıyla eksiği arasındaki fark, hiç eksilememiş olduğu eksiği midir, birikmiş eksiklerinin tamamına yetmemesi mi.

  • Edgar Allen Poe17.08.2023 - 18:51

    Son olarak, beyanımı daha açık belirtmek gerekirse, Poe, hem asil fikirlerinde hem de muziplikte her zaman müthiş biriydi. Vasatlığın girdabında, maddesel mükemellik aşığı olan bu toplumda sürprizlere istekli, hayata aşık olan bu toplumda, yalnızca metafiziksel zekilikte, fikirlerinin büyüleyici ve uğursuz güzelliğinde, analizlerinin sıkıntısında muhteşem olan değil, aynı zamanda bir karikatür olarak muhteşem, ve daha az muhteşem olan bir
    adam ortaya çıktı, çünkü o asla bir hilekar değildi, hepimiz iyi olarak doğduk diyen üç kağıtçılar unutuyorlar mı, tıpkı yanlış yola saptırılmış eşitlikçiler gibi, hepimizin kötülük damgasıyla doğduğumuzu unutmuş gibi yapıyorlar,
    bu harika ifadeye benim yaptığım gibi yapmış olsaydı, aptalları uzaklaştıran şairin alaycı kahkahası ile nasıl gülerdi. miskin gözlerimizi ve sağır kulaklarımızı pusu delip geçen o gözlerle çimlerin uzama sesini duyabilecek o kulaklarla karşılaştırmalı mıyız, dünyada güzellik fikrine en düşman olan faydacılık fikrinin herşeye baskın geldiği ve üstünlük tasladığı bir ülkedeydi. ancak insan zihinlerinin ikiyüzlülüğü ve rezilliği sayesinde daha korkunç olan bir zindelik daha var. Ders verme sapkınlığından bahsetmek istiyorum, kişi kendi içini araştırmak, yüreğini sorgulamak, coşkulu anılarını hatırlamak isterse şiirin kendinden başka hiçbir hedefi yoktur, salt zeka gerçeği hedefler, zevk güzeli ortaya çıkarır ve ahlak duygusu bize doğru olanı öğretir, kötülük, adil ve doğru olanı yaralar, zekaya ve bilince başkaldırır ancak uyuma karşı büyük hakaret ve ahenksizlik olarak o bilhassa şiirsel zihinleri yaralayacaktır. Zihnin mezarın ötesinden ihtişam belirtileri göstermesi aynı zamanda hem şiir tarafından hem şiir aracılığıyla, ve hem müzik tarafından ve müzik aracılığı ile olur, böylece şiirin ilkesi kesin ve basit bir şekilde insanın üstün güzelliğe karşı duyduğu arzudur. ve bu ilkenin ortaya çıkışı ise ruhun bir coşkusu,
    bir heyecanındadır. hırstan tamamiyle bağımsız, uyumsuz bir tonun salt güzelliğin alanına getirilemeyeceği kadar doğaldır, şiirin doğaüstü bölgelerinde ikamet eden salt arzuları, zarif melankolileri, ve asil çaresizlikleri, karalayamacak kadar tanıdık ve şiddetlidir. onun hayal gücü, bir dahinin görüş yeteneği olmayan hiçbir ölümlü tarafından görülemeyecek dünyalardan gelirdi. kötü kalpliliğe hakaret etmekle suçlandı, Poe bir şiir ekolü haline gelmiştir, onun aklı başında karakterine ışık tutacaktır.


    Baudelaire, 16 sene emek verip şiirlerini çevirdiği Edgar Allen POE yu yorumluyor.

    Çev. Kübra KAVASÇİNAY.

  • resim sevinci17.08.2023 - 11:44

    Örneğim Van Gogh un resimlerindeki renkler bize ait renkler değildir, ama, bize de aitmiş gibi görünür, ortak dünya temsili için, halbuki bizle alakalarını çoktan kesmişlerdir, duyularında yansıyan bir sevinci renkler olarak yansıtır, ancak, bu dünyaya mal ettiğinde yerini bulacaktır o sevinç çünkü, yani yani başka varlıklar, varlığa aynalık edecek, ondan yansıyan başkalarına geçerken, gene sonsuzca geri dönecektir, burda tam anlaşılmasa da sevinç onu anlayacaktır.

  • jacques derrida17.08.2023 - 11:26

    Yapı çözüm - böyle olması daha uygun görünüyor - bir şey olmamayı belirtirken, hiçbir şey de bulunan imkansızlığı deneyimler, yani imkansızın imkanıyla kuşatılmıştır, bu da ancak imkansızın deliliği ile edilebilir hale gelir, ondan Angelus Silesius dan söz açarken - Alman Mistik Şair -, gidilmesi imkansız yere gitmenin, hiçe dönüşmekten geçtiğini de belirtir,
    -- Hiçten varlığa gelmek, ve hiçbirşey gibi, Tanrı gibi, Hiç gibi, Hiç¹in ta kendisi gibi, kendini ön dayanak olmaksızın
    taşıyan bir doğum. - Tanrı, ya da Hiç - haline gelme gibi, bu kendi olma işte budur imkansız görünen, imkansızlıktan daha öte, en imkansızdan daha imkansızdır, der,

    Ve başyapıtı Gramatoloji kitabında bu deneyimin etkili tanımını yapar - İlahi olan iz¹in toplam hareketinde bir an dır. -, peki bunu nasıl biliyor Derrida, bu düşünülerek bilinecek bir durum değildir, bir yaşama halidir, ondan Mistik bir filozoftur aslında, aziz olarak görenler de var, İngiliz, Fransız yobaz entelleri epey uğraştılar, ne saçmalıyor bu gibisinden, yaşandığında ancak vakıf olunabilecek bir akılla çözümlenebilecek bir konuya nüfuz edemezlerdi zaten, o da anlaşılmadı diye sızlandı, ama, insanlar da ne yapsın yani, içinde olmadığı bir deneyim, dışardan ancak o kadar görünür.

    HİÇBİR YERDEN MANZARALAR, Kısa bir alıntı, meraklısı, internetten bulur.

    Hiçbir yer salınmaktır zamansızlığın parıltıları üzerinde,
    bilgi verilmez, alınmaz da, taa kör bir noktada görür gibi
    ilerlediğin, yalın, ton dışı, renk uzaklığı, nerenden kaynar,
    yoksa o mu sana kaynar, açıkça dile gelmez, ne göz ne gece,
    saf sen, ben tutsak elinde, yok üzre yok, sızan, öğütülmüş,
    akıl bozan, sakınmalı uzayan, kıpırtısız, görülmesi daha sağ,
    ölü de.

    gökhan, 2005

    Ve bunu sen temin edemezsin, uygun bir zeminin varsa O seni bulur. Çözüm, yani yapı, gene kendi izin verdiği kadardır. Bizden başlamaz, dışardan müdaheledir, geçici olarak biz de bulunur sadece, ve uzaklaşır, gene yalnız bırakır, ne yapılacaksa sen yapacaksın yani. Ödev senin, son nefese kadar, bu konuları ciddiye alanlar dikkat etsin.

  • yeniden başlamak16.08.2023 - 17:43

    Yeni bir şeye başlamak gerçekten başlamak mıdır, yoksa eskisinin tekrarı mı, aynısı ise neye başlamıştın, sahi siz hiç bir şeye başladınız mı, ya da yeni bu deyince yenilenmiş mi, oldunuz, her yaşadığınızı hep yaşamak mı kabul edersiniz, nedir o.

  • Yalnız14.08.2023 - 12:02

    En son ne zaman yalnızdınız. a - Valla ben kalabalık bir adamım, nedir o b - Kim değil ki c - 24 Katta oturuyoruz, başka nasıl olacaktı, normaal.

  • servet13.08.2023 - 20:44

    Gönlü rahat olmakdan daha büyük servet de bilmiyorum, sahiciliğin tayinini biz yapamayız, ama, yapanı da ikna edecek şeyi tavizsiz, hilesiz, yapmazsak da, benimiz, sahiciliği yutmuşsa, bir yararı olacağına ikna olmam, kendi payıma.