Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Gökhan Oflazoğlu
Gökhan Oflazoğlu

İnsan boşuna bir hevestir.

  • şehir23.08.2023 - 09:21

    Nagehan ol şara vardım, Ol şarı yapılır gördüm,
    Ben dahi bile yapıldım, taş u toprağ arasında.


    Ansızın şehre vardım, Ol şehri yapılır gördüm,
    Ben dahi bile yapıldım, taşla toprak arasında.

    Hacı Bayram Veli, 15. Yüzyıl, Türk Kültürü.

  • övmek ve övülmek23.08.2023 - 08:38

    Ne kadar övülmeniz sizce uygundur a - Valla, ne versen gider, gayya kuyusu mübarek b - Geçen öve öve bitiremediler, utandım, c - Bence bir konuyu ihmal ettiler.

  • saçmalık23.08.2023 - 07:52

    Vatandaş saçmalık deyince ne anlıyorsunuz, a - Abartmamış derim, b - Hayat zaten saçma, nedir sorun c - Bugün
    gene formundasın d - Yakışır abime.

  • yalan21.08.2023 - 16:14

    En çok hangi yalanları seversiniz. a - Valla ben ayırmam, hepsi çocuklarım gibidir, ayrı ayrı severim, yeter ki bana iyi hissettirsinler b - Gerçeğinden ne gördük ki c - Böyle iyi, şikayetçi olmamak lazım.

  • özellik21.08.2023 - 15:27

    En beğendiğiriiz özellikleriniz nelerdir, a - Mış gibilikte üstüme yoktur b - Herkes çok başarılı olduğunumu söylüyor,
    ben de artık benimsedim c - Samimiyet iş açıyor insanın başına.

  • neden21.08.2023 - 05:13

    Nedensizlikten bir medeniyet ölçüsü çıkarabilir miyiz, eğer çıkaramazsak, zaten sallantıda olan gidişatımızdan çok uzağa gitmekte olduğumuz kesin değil, geriye kalan herşey viral kargaşa. Acaba - neden - den geçmek için aşırı insani olabilir miyiz. Sonuçta gündeliğimizi yaşarken karanlık, kafası karışık bir biçimde bunu anlamamış mıydık, kendiliğinden, bilinçsizce, - nedensiz - in tüm nedenlerden, akledişlerden, daha güçlü, daha yoğun olduğunu biliyoruz. Bir çiçeğin açması, bir tebessüm veya bir şarkı gibi.

    Ve burda, eşyanın listelendiğini gördük, hepsi arafın girdabına kapılmış,
    merkezleri bir döne döne, sonuna dek, sayısız, anlamsız ve amaçsız, ama,
    bir ismi var, anlamsızın kalbi atıyor, ve sayısız yıldızlardan bir örtüsü.

    Conrad AİKEN, Amerikalı Şair, 1973



    Jean LUC NANCY, Fransız Filozof, 2021

  • kavrama20.08.2023 - 11:58

    1800 lerin sonlarında Viyana Üniversitesinde Franz Brentano, Psikolojinin temellerini atarken - aynı zamanda rahiptir, Swift gibi - , sınıfında öğrencisi Freud ilk derslerini alır, ama, travmatik çocukluğunda, hakir görülmenin sancısıyla bir küskünlüğe evrilir, tıpkı Darwinin on yaşında kızını elinden alana küskünleşmesi gibi, ilk modernin endüstriyel şehirli yapısının sesleri de duyulmaya başlar, Spinozadan derin etkilenimi olan o dönem entelleri, ben diyen yeni insanla kendi seslerini çıkarırlar, ama, bir uyum da yoktur bu seslerde, daha çok teknikle kolaylaşacak yaşama bir tapınma halini alır, ama, öyle bir tanrısallaşma da kurbanlarını çağırır, yani Allahın barışı koruyun çağrısının yerini, kendileşmiş bir tanrının vahşeti konuşmaya başlar yavaştan, hiçbir alakası olmayan Spinoza bile artık ateist diye yorumlanır - aslında panenteisttir - yani, sonsuzun dışından hakim bir Tanrıyı öngörür, öncülleri, Hallac, Mevlana vb. bunu ilk farkeden - Adam Tanrı sarhoşu - diyen daha yirmibeş yaşında mistik tecrübeyle, duymazdan gelinir, ve yeni yüzyılın başında kırım başlar elli yıl boyunca, yani Tanrının yerine kendini ikame edersin ama, bedelini de ödersin, Gottliebin dediği gibi iraden özgür burda ama, sonuçları değil. Bugün bu psikolojinin daha yumuşatılmış ruh irdelemesi Borgna, Rollo May da görülür, ki kanımca çok daha başarılılar ve taşlar biraz daha yerine oturmuş halde, meraklısına tavsiye ederim, asıl yarar neliğini öne çıkarmak, daha önce belirttim, ezber imhadır, örneğin Melankoli için, meyus, miskin bir hal olarak tarif edilir, halbuki yaşamın sevincinin soldurulmasında insanların düştüğü duruma bir yazıklanma halidir, yani kaçırdıklarına hayıflanır, göremedikleri için, ahireti saymıyorum.

  • güdücüler20.08.2023 - 10:47

    Aslında kurulumunda hayvanı güdüleri olan bir varlıkken - Dahi Psikolog ve Filozof, Freud, hayvani güdülerimiz alttan sürekli iter - der, yani Kurandaki - Esfeli safilinin, kanıtlanması - , ama, rehberle esaslara bağlanan iman ömür sürecinde insanlaştırır, taviz vermeden ipi göğüsleyen de, bir kabul hakkı daha kazanır, bu iş burda bitmez, burda esas şekil değil, özdür, yani kılık kıyafet yönetmeliği değil, kimen ne kadar zarar verdinle ilgilidir, ve Ataların Cengizin Ordusunda kıyıcı iken, rehberle, yüzyılllarca dünyaya, barışı yaşatan, buna zarar verenleri de iptal edenler olmuşlardır. Emir demiri, kesmiştir.

  • bilim20.08.2023 - 10:14

    Deneyip, yanılma payı çok uzun süreler gerektirse de nihai sonucu kesinlik kazanır, ama, ahlak daha kesindir, çünkü uygulanışında bir bilerek yapılan bir hata bütün kesinliği iptal eder, mesela, sağlam bina yaşatır, bilimsel, ama, süte su katan bir mühendis ihlal eder, insanlar zarar görür, ahlak.

  • anı yaşamak (carpe diem)19.08.2023 - 05:12

    Jean Luc MARİON, Fransız Filozof ve İlahiyatçı, Mistik Tecrübeyi tarif ederken bir çerçeve çizer, bu felsefecilerin Tanrı kavrayışı değil, Mistiklerin Yaşayışı anlamında - doygunluk - olarak açıklar.

    -- Sezgiyi aşan, kontrol edilememekle çerçevelenmiş olan, belli bir tür gerçeklikdan söz edilmeli. Kendisini anlamlandırabileceğimiz bütün anlamların ötesinde ve üstünde. Onun zuhur edişini kısıtlayabileceğimiz, herhangi bir anlamlı biçim, veya kategori yoktur. Onu öngörmek de ihtimal dışıdır, zira onun verilişi herhangi bir zorunlu durumu aşar. Burada mesele bunu sınırlı bir kavram içinde algılama değildir, zira o söz konusu kavramdan her zaman taşar. Onun bu fazlalığını herhangi bir kavramla kuşatmak olası değildir.


    YALAN GİBİ.

    Zaman da yarılır, beynim de, azgın sular dolar,
    tenim dağılır. Burda eski bilgilerin hükmü yok.
    Yenilerine de benim gücüm yok, dağılsa şekiller,
    uçsam tüy gibi, sonsuz saltanat bir an gibi. Dinlemeyin
    beni, bütün söylediklerim, yalan gibi.

    gökhan, 21 Kasım 2004