Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Fizanlı Necip Fîyakalı
Fizanlı Necip Fîyakalı

ÜFÜRÜKTEN TEYYARE SELAM SÖYLE O YARE.YARİN DİŞİ AĞRIMIŞ VAR BİLDİĞİM BİR ÇARE

  • hayal18.12.2008 - 20:15

    bir bölümü çöller altında bir bölümü göller altında kalıyor kimi zaman ülkemin.(ehl-i keyif olduğumdan -tebama hiç danışmadan tabii ki-çölleri ve gölleri birlikte ya da ayrı ayrı çağırabiliyorum)
    çöl basmasını çok seviyorum ayda bir kez mutlaka ülkeme çölbastı getiriyorum.zira çölü çağırınca promosyon olarak mecnûn da geliyor.zat-ı şahanem onu izlerken çok mütebessim oluyor.
    tahtımı gölbastı istediğimde göle getirtiyorum.göle kadar beni yaz, kış, ilkbahar, sonbahar eyaletlerinden, daha dün annelerinin kucağındayken tutup saçlarından sürükleyerek Lâbidimo'ya (sarayım) kapattığım kızlar taşıyor.
    yaz'ın kulakları kiraz tartan kızı sağında ilkbahar'ın pembe yanaklı çimen gözlü kızı ise solunda oluyor tahterevanın.kış ve sonbahar ise gözümün görmediği herhangi biryerde olabilirler.
    nihâyet göle vardığımızda bizi yunuslar gibi suda sıçrayan gölkızları karşılıyor.birbirinden güzel tabii.dilber dudağı yapılsın diye dudaklarını koparttırdığım yaşı artık 18 i geçip yaşlı kadınlar kervanına katılmış olan Perâyeye dönüp külbastıları istiyorum.
    külbastıları gölde oynaşan gölkızlarına atıp memnun ediyorum.tahtıma oturup beni göl içinde bütün gün gezdirmelerini istiyorum.

  • zavallı18.12.2008 - 19:54

    Bknz: Tezgâhtar Nebahat

  • aforizmalar18.12.2008 - 10:06

    Oğul, güneşin yakıcılığına, rüzgârın savuruculuğuna, selin sürükleyiciliğine sabret! Hayatın basit cilvelerine göğüs ger, eger ki kuyuya atılan yusuf gibi, sessizce tenhâda acı çeken eyyûb gibi, nimetlerle sınanan süleyman gibi umduğuna nâil olmak dilersen...

  • stres17.12.2008 - 21:04

    efendim beşerüstü hasletlerimizi bir yana tevazu ilen koyarsak geriye stresimiz gerginliğimiz gibi gayet beşeri hasletlerimiz kalıyor.tahminiz üzre onu da nedire emanet edip gitmedeyiz...
    'geçimsizim bugünlerde,kimsesizim bu yerlerde,değersizim bu ellerde...'diyerekten içimizi dağlayaraktan ve tüm izimleri peşi sıra sürükleyerekten geçip gidivermekte candan hatun...saygı ilen selamlarım...
    hasılı mevzumuza dönelim...efendim bugün kime değinsek hangi mikrobu elekten sopadan geçirsek veyahut da kimin tavuğunu kümesten sürdürsek diye kara kara düşünüp siz hayranlarıma çaktırmamaya çalışırken....bugün hikmetimiz terkeyledi bizi...pek mi dokundurduk iğnemizi...mesnevi den halimize şöyle bir hikmet yaraşır:eşekten şeker esirgenmez amma eşek yaradılışı bakımından otu beğenir...
    saygı ilen...
    efendim söylemedn geçemeyeceğim nedendir niyedir bunu fizanlı necip kadar zembilli hikmet efendi de bilmektedir; insan bu final dönemlerinde daha bir düşüyor kitapların içine kitap dediysem ders dışı kitapların efendim...değil mi
    es-selam...

  • hayal17.12.2008 - 11:35

    kapandığında ancak dışardan kuvvetli bir tekmeyle açılabilen oda kapımın gerisinde...destursuz girebildiğim dünya...adını koymadımdaha ismi mühim diil zati.
    tiril tiril kırmızı halıların(nasılsa nasıl nolmuş) yürüyüşümü görmek için sabırsızlandığı(mankenim belki nolmuş) four seasons eşliğinde yaban kedilerinin dans ettiği bi ülke.
    dört mevsim hakim ülkede, dört eyalete böldüm dolayısıyla ülkeyi. four seasons bu ülkenin milli marşı.mevsim sınırlarında yüksel özkasaptan sevda yüklü kervanlar çalıyor.çünkü mevsimler arası kız alışverişi yasak. kışlıylan yazlı evlenemez misal. çünkü kışlı ilen yazlı evlenirse sonbaharda ya da ilkbaharda yaşamaları gerek. ilkbahar çok göç alan bir eyalet olduğundan buna önlem aldım ben.sonbahar ise ana baba özlemiyle birleşince psikolojik hastalıklara eğilimi ve şiddeti artıdığı için nüfusunu devletimin bekası için denetimde tutmak mecburiyetinde olduğum bir mevsim..

    devam edecek...
    ders zamanı

  • ne dilersen17.12.2008 - 11:14

    2-3 saatlik uykumda kabus görmesem...

  • şu an ne dinliyorum17.12.2008 - 11:03

    arap şükrü dinliyorum.

    'tek kelime söylemedim
    habersizce gidiverdin'

    (gözyaşlarımı şırıngaya alıyorum bu arada şarkının ikinci kısmında tavana fışkırtmak için)

    'alay ettin hislerimle
    hakkın (akkın şeklinde) yok sevgilim beni böyle ezmeye
    çekmem artık kahrını ayrılacağım
    hıçkırığa boğuldum satırları yazarken
    fakat kararım kesin ayrılacağım'

  • saat16.12.2008 - 23:39

    işte saat tamam oldu...mola bitti guguk öttü...
    nitekim notlar ilen yüz göz olma vakti geldi çattı yine el-an...
    bu dünya hep imtihan hep imtihan...

  • edebiyat16.12.2008 - 23:34

    efendim...
    yazdıklarımızda mübalağa olabilir...
    'mübalağa olmasa idi edebiyat olmaz idi'değil mi...

  • antisosyal kişilik16.12.2008 - 23:29

    efendim hemmen tabip kişiliğimizlen olaya temas edelim...
    anti-sosyal kelime çözümlemesine gideccek olursak na-sosyal,la-sosyal,bi-sosyal izahatiylen anlaşılması idrak edilmesi namümkünden mümkün mertebesine yükselen bir mevsuftur...el-hasılı bir kişilik bozukluğudur ve malumunuz olduğu üzere devası yoktur...beşerin sosyalleşmesinin izahen; sokağa çıkmasının,yemek yemesinin,su içmesinin karşısındadır.amiyane tabir ilen 'psikopattır'tavsiyemiz böylesi mahluklara elden geldiğince karşı durulmaması,ses çıkarılmaması,gönlü hoş oluncaya dek bi-hareket kalınmasıdır.muhtemel bir maruziyet durumunda -ki ellen,dillen,bellen olabilir-ortalığı velveleye vermek farz-ı kifayedir...
    zembillî hikmet efendi