'Eyvah ner yer, ne yar kaldı! Gönlüm dolu ah-ü zar kaldı. Şimdi buradaydı, gitti elden, Gitti ebed'e gelip ezel'den Ben gittim o haksar kaldı; Bir kuşede tarmar kaldı Baki o enis-i dilden, eyvah, Beyrutta bir mezar kaldı.'
efendim üstad zembillî hikmet efendi buyuruyor ki... moron diye bir tıbbî lafız henüz peyda olmamıştır.amma velakin moron moron ortalıkda dolaşan müsvedde-i ulemanın münasip bir dayak sonrasında en az 10 adedinin derlenip toplandığı kalabalıktır,yığındır.efendim akıllı olanın ırak olması mükellefiyeti mevcuttur.hasılı moron katliamı ise vacibidir...naçizane bir tavsiyyemiz olacak efendi:evvel us,ahir tekdir; moronların idrakinden şüphe edilmez hakkı direk kötektir ila ahir... zembillî hikmet efendi
Oğul, altın bileziğe tamah edip medresede dirsek çürütüp molla olmak, nalbantların yanında it gibi çalışıp at tamircisi olmak hevesiyle yüce Allah'ın sana emânet ettiği vücûdu zaif kılma! Oğul, bil ki insanoğlu altın bilezik sâhibi oldukta altın bilekli olmamaklığın yeisine düşer.
Sulukulelizâde Ahmet Mithat mûsûkî ile söyleşi… İmdi, telli çalgılardan saz ve bağlamadan bahsedeceğiz inşalla dersimiz itibariyle. Âşıklarımızın elinden düşürmediği atıştıkları, ozanlarımızın yanık sesine şeâdet eden tellerin sapına bağlandığı bir alettir bağlama. Bağlamanın elektrik bağlananına da saz denir zikreylemiş idik. Mair parmaklariyle sazın telleri üzerinde tezene oynatana ise ne denir evladlarım? Evet, “sazan”denir ki bunların sanat musikisine gönül verenine ise “sazende” denir. Talebelerim… sazanlarımızın aşıklarımızın aşık atışmalarımızın en güzel örneği arzu ile Kamber atışmasıdır. Ne azindir, ne târâjiktir bu öykü cümleniz bilirsiniz.Arzu ile Kamber kardeş gibin büyürken Arzu aşık olur ağabeyine. Anladığınız gibin Arzu sarımtırak bir kızdır. Kamber ise neredeyse benim kadar yakışıklıdır. Tamininiz üzre saz kamberindir. Kamber söyledikçe Arzu sazı elinden çekip alır biraz o söyler,biraz kamber. İkisi de birbirini pâyeler. Ortalık düğün yeri gibin olur. Ve yine anladığınız gibin “kambersiz düğün olmaz”lafz-ı şerifi de buradan gelmektedir. Talebelerim bir türküyle tatbik eyleyelim dersimizi: “sal-la \yarim \mendilini\,çok özledim \güzel ellerini dııın-gıır\ dıngır\dın-dın-dın-gır\dın-dın-dın-gır\dın-dın-dın-gır-gır adi \yine \söyle \sevdiğimi \erkezi \kıskandır…” dın-gır\dın-gır\dın-dın\dın-gır-gıır\dın-dın-gıır\dıın-gıır-dıngır …………………………………………………………………….. akşamlık talimimiz bu kadardı sabîler oşkalınız…
bana kırmızı birşeyi çağrıştırıyor. yemeklere konur hani... evet evet salça... bir de kuzenim babannesine kızdığında 'tat karısı' diye bağırırdı:s eski türkçemizde düşman, yaban anlamına geldiğini daha sonra keşfettim. keşfetmeden önce de 'cadı karı' gibi bi anlama geldiğini düşünürdüm. o yüzden veledi 'bağa bak olm ağzına biber sürerim' şeklinde tehdit ederdim
'Eyvah ner yer, ne yar kaldı!
Gönlüm dolu ah-ü zar kaldı.
Şimdi buradaydı, gitti elden,
Gitti ebed'e gelip ezel'den
Ben gittim o haksar kaldı;
Bir kuşede tarmar kaldı
Baki o enis-i dilden, eyvah,
Beyrutta bir mezar kaldı.'
'İnan Haluk ezeli bir şifadır aldanmak'
efendim üstad zembillî hikmet efendi buyuruyor ki...
moron diye bir tıbbî lafız henüz peyda olmamıştır.amma velakin moron moron ortalıkda dolaşan müsvedde-i ulemanın münasip bir dayak sonrasında en az 10 adedinin derlenip toplandığı kalabalıktır,yığındır.efendim akıllı olanın ırak olması mükellefiyeti mevcuttur.hasılı moron katliamı ise vacibidir...naçizane bir tavsiyyemiz olacak efendi:evvel us,ahir tekdir; moronların idrakinden şüphe edilmez hakkı direk kötektir ila ahir...
zembillî hikmet efendi
Oğul, altın bileziğe tamah edip medresede dirsek çürütüp molla olmak, nalbantların yanında it gibi çalışıp at tamircisi olmak hevesiyle yüce Allah'ın sana emânet ettiği vücûdu zaif kılma! Oğul, bil ki insanoğlu altın bilezik sâhibi oldukta altın bilekli olmamaklığın yeisine düşer.
Fizanlı Necip
a.g.e:cilt 3. bâb 13 sf. 103
Sulukulelizâde Ahmet Mithat mûsûkî ile söyleşi…
İmdi, telli çalgılardan saz ve bağlamadan bahsedeceğiz inşalla dersimiz itibariyle. Âşıklarımızın elinden düşürmediği atıştıkları, ozanlarımızın yanık sesine şeâdet eden tellerin sapına bağlandığı bir alettir bağlama. Bağlamanın elektrik bağlananına da saz denir zikreylemiş idik. Mair parmaklariyle sazın telleri üzerinde tezene oynatana ise ne denir evladlarım?
Evet, “sazan”denir ki bunların sanat musikisine gönül verenine ise “sazende” denir.
Talebelerim… sazanlarımızın aşıklarımızın aşık atışmalarımızın en güzel örneği arzu ile Kamber atışmasıdır. Ne azindir, ne târâjiktir bu öykü cümleniz bilirsiniz.Arzu ile Kamber kardeş gibin büyürken Arzu aşık olur ağabeyine. Anladığınız gibin Arzu sarımtırak bir kızdır. Kamber ise neredeyse benim kadar yakışıklıdır. Tamininiz üzre saz kamberindir. Kamber söyledikçe Arzu sazı elinden çekip alır biraz o söyler,biraz kamber. İkisi de birbirini pâyeler. Ortalık düğün yeri gibin olur. Ve yine anladığınız gibin “kambersiz düğün olmaz”lafz-ı şerifi de buradan gelmektedir.
Talebelerim bir türküyle tatbik eyleyelim dersimizi:
“sal-la \yarim \mendilini\,çok özledim \güzel ellerini
dııın-gıır\ dıngır\dın-dın-dın-gır\dın-dın-dın-gır\dın-dın-dın-gır-gır
adi \yine \söyle \sevdiğimi \erkezi \kıskandır…”
dın-gır\dın-gır\dın-dın\dın-gır-gıır\dın-dın-gıır\dıın-gıır-dıngır
……………………………………………………………………..
akşamlık talimimiz bu kadardı sabîler
oşkalınız…
Başta dünyaya gelmek olmak üzere her şey bir lüks'müş. Öyle diyor pavese...
Ey oğul! Atı altından olanın tahtı gümüşten olur, atı gümüşten olanın bahtı cümbüşten olur. Bahtı cümbüşten olanın derisi kömüşten olur.
Fizanlı Necip
dipnot:
f'ârazî, cilt 2 sf:234
bana kırmızı birşeyi çağrıştırıyor. yemeklere konur hani... evet evet salça...
bir de kuzenim babannesine kızdığında 'tat karısı' diye bağırırdı:s
eski türkçemizde düşman, yaban anlamına geldiğini daha sonra keşfettim.
keşfetmeden önce de 'cadı karı' gibi bi anlama geldiğini düşünürdüm. o yüzden veledi 'bağa bak olm ağzına biber sürerim' şeklinde tehdit ederdim
Aldatmayan bir kadını hak eden erkektir.
Ey oğul,ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz; karga kuşuna keklik takılmaz.Yani ki alemde her bir şey dengi dengine.Haddini bil,olmadı deyu depinme!
Fizanlı Necip