Güzel günler uzak değil. Yeter ki sebepleri değil, o sebepleri var edeni görebilelim, az ötesini seçebilmek için perdeye değil perdenin ardına odaklanma yetisini kazanabilelim. Her çirkin görünen şey kötü değildir. Hangi kışın ardı bahar, hangi gecenin sonu sabah olmamıştır? Kıyamet bile gelse, arkası ebedi hayatın ilk buluşma zamanı değil midir?
Temiz siyaset şehir efsanesinden başka bir şey değildir. Zira siyaset menfaatle örülü büyük bir duvardır. O duvar şahsi menfaatle örülüyse şerri zulmetle yoğurur , Hakk'a dayanarak halkın menfaatiyle örülüyse hayrı aydınlıkla harmanlar, duvar olmaktan çıkar tenteneli bir perdeye dönüşür. Asr zamanındayız ama, Hakk'a dayanarak halkın menfaatinin gözetildiği Asr-ı Saadet zamanında değiliz. Yine bir umut, adaletin zirvede yaşandığı, kendini halkın hadimi bilen Asr-ı Saadet'in Hz. Ömer'lerini sabırla bekliyoruz...
Her yeni gün birçoğumuz hiç ölmeyecekmiş gibi programlar yaparak başlarız hayata. Oysaki bir kısmımız yapmış olduğumuz bu programları gerimizde bırakarak kendi zannımızca programsızca ayrılıveririz gerçek hayat algısıyla idame ettirmiş olduğumuz bu fani mekândan.
Güzelliği standartlaştırma çabaları bireylerin güzellik algısını bozduğu için toplumsal psikolojinin de altını üstüne getirmiş. Oysaki güzellik görecelidir. Ahlak güzelse suret de güzeldir. Sureti “sözüm ona güzelleştirmek gayreti” ahlaka zerre miktar tesir etmez. İnsan farklılıklarıyla güzeldir.
Ömür apartmanının taşıyıcı kolonları namazdır. O kolonlarda herhangi bir eksik gedik varsa en küçük bir sarsıntı o binayı kusurlu eyler ve yıkılmaya namzet kılar. Manevi hastalıklarımızın kaynağına bu eksen üzerinden bakabiliriz. Din bir hayat biçimidir ve o hayatı sistemli hale getiren yine namazdır. Kişi namazı kendine göre programlamamalı, kendini ve hayat düzenini namaza göre programlamalı ki hayatın kalitesi ziyade olsun.
Gözü kapalıyken hemen hemen herkes rüya görür. Asıl mesele gözü açık tutup Dünya hayatının bir rüya olduğunu idrak edebilmektedir. O idrak ile hal ve hareketlerini düzenleyebilmektedir.
Kiminin gidişi, kiminin kalışı ibret olur aleme. Kalan, her şeye rağmen önceliği nefsi olmak üzere mücadeleye devam ediyorsa ibret olur, giden de, gidiş şekliyle. Kimi gidişiyle kimi kalışıyla destan yazıyor. Öyle veya böyle, kimse kadim değil alemin bu kısmında.
Hayat acımasız değil kıymetli dostum. Hem de hiç değil. Hayatın özü muhabbet. Muhabbet ise gerçek safiyetine ve aslında gerçek mahiyetine imtihanla ulaşır. Muhabbetindeki samimiliğinle sınanırsın. Ekmek bile sofrana gelene kadar binler imtihandan geçer. Önce güneşte sonra ateşte pişer. Ya sen? Pişmeden vuslata erme derdine düştün. Önüne çıkan her bir engelde isyana sarıldın.
Bilcümle ahbab, yâr, yâran
El-Veliyyül Hamid, El-Hakkûl Vekil
Ol Halık-ı Rahman imiş
Dünya dediğin han; bir virane
Meğer boş bir gümân imiş.
"Duadar"
Güzel günler uzak değil. Yeter ki sebepleri değil, o sebepleri var edeni görebilelim, az ötesini seçebilmek için perdeye değil perdenin ardına odaklanma yetisini kazanabilelim. Her çirkin görünen şey kötü değildir. Hangi kışın ardı bahar, hangi gecenin sonu sabah olmamıştır? Kıyamet bile gelse, arkası ebedi hayatın ilk buluşma zamanı değil midir?
"duadar"
Temiz siyaset şehir efsanesinden başka bir şey değildir. Zira siyaset menfaatle örülü büyük bir duvardır. O duvar şahsi menfaatle örülüyse şerri zulmetle yoğurur , Hakk'a dayanarak halkın menfaatiyle örülüyse hayrı aydınlıkla harmanlar, duvar olmaktan çıkar tenteneli bir perdeye dönüşür. Asr zamanındayız ama, Hakk'a dayanarak halkın menfaatinin gözetildiği Asr-ı Saadet zamanında değiliz. Yine bir umut, adaletin zirvede yaşandığı, kendini halkın hadimi bilen Asr-ı Saadet'in Hz. Ömer'lerini sabırla bekliyoruz...
"tolichona"
Her yeni gün birçoğumuz hiç ölmeyecekmiş gibi programlar yaparak başlarız hayata. Oysaki bir kısmımız yapmış olduğumuz bu programları gerimizde bırakarak kendi zannımızca programsızca ayrılıveririz gerçek hayat algısıyla idame ettirmiş olduğumuz bu fani mekândan.
"tolichona"
Güzelliği standartlaştırma çabaları bireylerin güzellik algısını bozduğu için toplumsal psikolojinin de altını üstüne getirmiş. Oysaki güzellik görecelidir. Ahlak güzelse suret de güzeldir. Sureti “sözüm ona güzelleştirmek gayreti” ahlaka zerre miktar tesir etmez.
İnsan farklılıklarıyla güzeldir.
"tolichona"
Kıymet bilmek için kaybetmeyi bekleme. Kıymet bilmenin en belirgin göstergesi şükürdür. Şükür kanaatle inşa edilirse nimeti daimi kılar.
"tolichona"
Ömür apartmanının taşıyıcı kolonları namazdır. O kolonlarda herhangi bir eksik gedik varsa en küçük bir sarsıntı o binayı kusurlu eyler ve yıkılmaya namzet kılar. Manevi hastalıklarımızın kaynağına bu eksen üzerinden bakabiliriz.
Din bir hayat biçimidir ve o hayatı sistemli hale getiren yine namazdır. Kişi namazı kendine göre programlamamalı, kendini ve hayat düzenini namaza göre programlamalı ki hayatın kalitesi ziyade olsun.
"tolichona"
Gözü kapalıyken hemen hemen herkes rüya görür. Asıl mesele gözü açık tutup Dünya hayatının bir rüya olduğunu idrak edebilmektedir. O idrak ile hal ve hareketlerini düzenleyebilmektedir.
Kiminin gidişi, kiminin kalışı ibret olur aleme. Kalan, her şeye rağmen önceliği nefsi olmak üzere mücadeleye devam ediyorsa ibret olur, giden de, gidiş şekliyle. Kimi gidişiyle kimi kalışıyla destan yazıyor. Öyle veya böyle, kimse kadim değil alemin bu kısmında.
"tolichona"
Hayat acımasız değil kıymetli dostum. Hem de hiç değil. Hayatın özü muhabbet. Muhabbet ise gerçek safiyetine ve aslında gerçek mahiyetine imtihanla ulaşır. Muhabbetindeki samimiliğinle sınanırsın. Ekmek bile sofrana gelene kadar binler imtihandan geçer. Önce güneşte sonra ateşte pişer. Ya sen? Pişmeden vuslata erme derdine düştün. Önüne çıkan her bir engelde isyana sarıldın.
"tolichona"