Kovboylar geliyor geçiyor Film platformlarında .. Ani bir sıçrayışla perdeden dışarı İniyorlar Afgan , Irak , Suriye topraklarına Kurşunlar , bombalar , gazlar kazlara Yıkılan binalar parçalanan insanlar Kuruyan ağızlar,susan diller ve insanlık Kovboylar geliyor geçiyor.. Perdeli perdesiz , ajanslar , kurumlar Yargıçlar geliyor Tanrının katından Kararlı kararsızlık var cübbeleri altında Üşüyor canlar yanıyor ciğerler Mezarsız çöpler arasında kayıplar Yereller , yerleşikler ve demokrasi Hak hukuk ve tüm zırvalamalar Birleşmiş milletler ve NATO ve caka Hepsi birlikte savaş suçlu kepazelik. Kovboylar gelip geçiyor.. Tüm insanlığın gözü önünde Film setlerinde perdeli perdesiz Çıkarları insan kanı akışı üstünde Yüzen gezen gemiler uçaklar rotası Ve kurşun askerler narası boşlukta. efes // 35...2020
Güneş Homeros vadisinden akar Balçova sırtlarından sis kalkar Körfezi aydınlatan ışınlar derine kayar 35 ile 35,5 arasında sabah düellosu başlar Kaf kaf kaf göz göz göz nidaları ortalığı inletir Gözlerimi oğuşturarak çocukluktan ayrılır Gördüğüm düşü gerçek hayat hatırlatır Dalarım ilk kurşuna saat kulesine kordona Kalbim egede kaldı diyen sevdamı anmaya Atilla ilhan Can yücel ve Sezen aksuya Kemeraltı Montrö Lozan ve sevgi yoluna Asansörde bir çayla Dorio Moreno ya Körfezin kokusunu unutup midyeye Kendine has kültürden yasaklanan kokariçe Bozdağlı Apollon ile çoban Maisyas kapışmasında Kulaklarını eşek kulaklıya terfi ettiren Midas a Kızılavlu dan geçip Zeus sunağındaki kurban kıza Belkahve den Nif e uçarak ulaşan duygulara 9 eylül de koşuşan bayrak dikme yarışına Efe silahından parlıyan kurtuluş kurşununa Ateşler içindeki bir şehirden çağdaş bir kente Ve bir hayal bir alışkanlık bir tutku bir sevgi Şehri olan Türkiye nin inci gerdanlığı İZMİR Anım canım candarım her şeyim ŞEHRİM İzmir Efes//35..20012010
çiçekler hazan mevsimini severler düşler hislere hisler arzulara döngüdedir hazanda toprak analanır yağmurla karla dinlenir toprak beyaz yorgan altında gidene dur desende durmaz ki durdurmaz ki maviliğin tonca güzeli. efes // 35
kartal yuvasından düşen bir kaç ıslak tüy ve koca bir gaga , cıcık et , şişkin kursak tüm insani duygularım ve davranışlarım toplanmış beynimi kemirmekte delişmen
ot kök ayrık otu ısırgan doğanın aşı işi hepsi kuramların kurgusunda ayakta kangal dikeni cıcık ete korunaklı engel kuş kurt dahi sapkın insan duygusuna
çağrışımlar kuşkusuz zaman ve sen eylüle kalmadan çılgın rüzgar vuruşta haziranda eylülü yaşamak ruhu sıkışta yine de aşka gelmiş duyuşla insanlıkta
boyuna bacağına bakmadan tırmanmış kara bir karınca sanki duyulmaz narada ibretlik olgular oluşumlar yön vermekte ana zamana ve yer küre kralı insana. efes // 35...30092020
Gece boyu çağıldadı Akdeniz , kumsal ve rüzgar Gah asiliği tuttu karanlığı yırttı Gah homurtusu kederi azdırdı Sustum .. susturdum tümden Kutsiyetin bilgeliğini ..
Ateş ve su bir kere vurmuşsa Bir daha bir daha vuruyor hayata Düşsel bir ana kapanıyor karanlık Boğuyor , boğuluyorsun hiç nedensiz. Yıldızlar sessiz ay yasaklanmış Ve zaman anda oyuna gelmiş.
Öyle bir kalkış yaptı ki Ne şarkı ne umursamazlar Yetişemedi arkasından..
cesurca dikildi yeşil kapı önüne bastı.. bastı zile kırarcasına neden sonra bir baş uzandı dikey bakışla bilemedi ses verdi Kim o ! Ben .. benim , tanrı misafiri Yavaşça açıldı kapı şaşırmamıştı Meçhule bakan meçhul kişi.. İkisi de çok değişmişti ! Örtüden taşan saçı pamuk Şapka altı görünmeyen suskun Ve nihayet ..buyurun kime baktınız ve siz kimsiniz? Bir meçhul şarkıların taze vurgunu Koşarak gelip dikildim geçmişi ararım Hım ..geçmiş mi dediniz..! Geçmiş mezarlıkta , kel bir taş başında. Yaa..! Evet ya ben onun yerini almışım. Ve meçhul yıkıldı meçhule.. efs // 35...14H2020
Koşar adım uzaklaştı kadın Sanki atlı kovalıyordu güz günü Bir demet çiçek düştü elinden Eğilip aldım erimişti çiçek sapları Belli ki çok çok sıkı tutmuş zavallı
Bir iki üç el silah sesi duyuldu Kadının koştuğu istikametten Kaçışanlar vardı sokak sokak Telaşlı ve korkulu nefeslerle
Az sonra anlaşıldı .. nedeni niçini Olay yeri geldiğinde bakışlar tutuk Zar zor anladık zavallı kurşundan ve acımasız cehaletten yok oluşa Kaderine razı olmama kaçışı ile Yığılmıştı kurşunlarla yere.. efes//35
Kovboylar geliyor geçiyor
Film platformlarında ..
Ani bir sıçrayışla perdeden dışarı
İniyorlar Afgan , Irak , Suriye topraklarına
Kurşunlar , bombalar , gazlar kazlara
Yıkılan binalar parçalanan insanlar
Kuruyan ağızlar,susan diller ve insanlık
Kovboylar geliyor geçiyor..
Perdeli perdesiz , ajanslar , kurumlar
Yargıçlar geliyor Tanrının katından
Kararlı kararsızlık var cübbeleri altında
Üşüyor canlar yanıyor ciğerler
Mezarsız çöpler arasında kayıplar
Yereller , yerleşikler ve demokrasi
Hak hukuk ve tüm zırvalamalar
Birleşmiş milletler ve NATO ve caka
Hepsi birlikte savaş suçlu kepazelik.
Kovboylar gelip geçiyor..
Tüm insanlığın gözü önünde
Film setlerinde perdeli perdesiz
Çıkarları insan kanı akışı üstünde
Yüzen gezen gemiler uçaklar rotası
Ve kurşun askerler narası boşlukta.
efes // 35...2020
Güneş Homeros vadisinden akar
Balçova sırtlarından sis kalkar
Körfezi aydınlatan ışınlar derine kayar
35 ile 35,5 arasında sabah düellosu başlar
Kaf kaf kaf göz göz göz nidaları ortalığı inletir
Gözlerimi oğuşturarak çocukluktan ayrılır
Gördüğüm düşü gerçek hayat hatırlatır
Dalarım ilk kurşuna saat kulesine kordona
Kalbim egede kaldı diyen sevdamı anmaya
Atilla ilhan Can yücel ve Sezen aksuya
Kemeraltı Montrö Lozan ve sevgi yoluna
Asansörde bir çayla Dorio Moreno ya
Körfezin kokusunu unutup midyeye
Kendine has kültürden yasaklanan kokariçe
Bozdağlı Apollon ile çoban Maisyas kapışmasında
Kulaklarını eşek kulaklıya terfi ettiren Midas a
Kızılavlu dan geçip Zeus sunağındaki kurban kıza
Belkahve den Nif e uçarak ulaşan duygulara
9 eylül de koşuşan bayrak dikme yarışına
Efe silahından parlıyan kurtuluş kurşununa
Ateşler içindeki bir şehirden çağdaş bir kente
Ve bir hayal bir alışkanlık bir tutku bir sevgi
Şehri olan Türkiye nin inci gerdanlığı İZMİR
Anım canım candarım her şeyim ŞEHRİM İzmir
Efes//35..20012010
çiçekler
hazan mevsimini severler
düşler
hislere
hisler
arzulara
döngüdedir hazanda
toprak analanır
yağmurla karla
dinlenir toprak
beyaz yorgan altında
gidene dur desende
durmaz ki durdurmaz ki
maviliğin tonca güzeli.
efes // 35
kartal yuvasından düşen bir kaç ıslak tüy
ve koca bir gaga , cıcık et , şişkin kursak
tüm insani duygularım ve davranışlarım
toplanmış beynimi kemirmekte delişmen
ot kök ayrık otu ısırgan doğanın aşı işi
hepsi kuramların kurgusunda ayakta
kangal dikeni cıcık ete korunaklı engel
kuş kurt dahi sapkın insan duygusuna
çağrışımlar kuşkusuz zaman ve sen
eylüle kalmadan çılgın rüzgar vuruşta
haziranda eylülü yaşamak ruhu sıkışta
yine de aşka gelmiş duyuşla insanlıkta
boyuna bacağına bakmadan tırmanmış
kara bir karınca sanki duyulmaz narada
ibretlik olgular oluşumlar yön vermekte
ana zamana ve yer küre kralı insana.
efes // 35...30092020
Gece boyu çağıldadı
Akdeniz , kumsal ve rüzgar
Gah asiliği tuttu karanlığı yırttı
Gah homurtusu kederi azdırdı
Sustum .. susturdum tümden
Kutsiyetin bilgeliğini ..
Ateş ve su bir kere vurmuşsa
Bir daha bir daha vuruyor hayata
Düşsel bir ana kapanıyor karanlık
Boğuyor , boğuluyorsun hiç nedensiz.
Yıldızlar sessiz ay yasaklanmış
Ve zaman anda oyuna gelmiş.
efes // 35....22072020
Öyle bir kalkış yaptı ki
Ne şarkı ne umursamazlar
Yetişemedi arkasından..
cesurca dikildi yeşil kapı önüne
bastı.. bastı zile kırarcasına
neden sonra bir baş uzandı
dikey bakışla bilemedi ses verdi
Kim o !
Ben .. benim , tanrı misafiri
Yavaşça açıldı kapı şaşırmamıştı
Meçhule bakan meçhul kişi..
İkisi de çok değişmişti !
Örtüden taşan saçı pamuk
Şapka altı görünmeyen suskun
Ve nihayet ..buyurun kime baktınız
ve siz kimsiniz?
Bir meçhul şarkıların taze vurgunu
Koşarak gelip dikildim geçmişi ararım
Hım ..geçmiş mi dediniz..!
Geçmiş mezarlıkta , kel bir taş başında.
Yaa..!
Evet ya ben onun yerini almışım.
Ve meçhul yıkıldı meçhule..
efs // 35...14H2020
Sözcükler tufanında
Alabora oldu hayaller
Kurtarıcı gibi kızıllıklar
Davetkar uzanışta..
Onurlu bakışlar ufka
Anlamaz şair tutkusu
Yanar yakılır bozlakla
Kanayan yarası varsa da
Unutulmaz macerada
Artık zaman kötü
Yerle bir ediyor dünyayı
Ne seven ne sevilen kaldı
Kor gibi hala ufuk çizgisi
efes // 35..19042020
Akustik bir mezar
gök kubbe altında
bir salyangoz kayganlığı hisler
antik Fasalis in sokaklarında..
etkin ve derin bir aşk
akdeniz mavliğine esir
taş lahitlere saklanmış bir giz
korsan fenerine içten bakışla.
avaz avaz çığlıklar
ışıl ışıl deniz ve ay
kıskanç yıldızlar..
ölümsüz sevdalar.
tutsak elim elinde
lal olmuş dilim ilinde
apollon figürü agorada
taş bedenler arasında.
kızgın tanrılar ve tanrıçalar
atak üstüne atak düzenliyorlar
dip dalgası ile vurgun yaparak
antik tiyatroda ömür çalıyorlar.
efes//35...2016
Koşar adım uzaklaştı kadın
Sanki atlı kovalıyordu güz günü
Bir demet çiçek düştü elinden
Eğilip aldım erimişti çiçek sapları
Belli ki çok çok sıkı tutmuş zavallı
Bir iki üç el silah sesi duyuldu
Kadının koştuğu istikametten
Kaçışanlar vardı sokak sokak
Telaşlı ve korkulu nefeslerle
Az sonra anlaşıldı .. nedeni niçini
Olay yeri geldiğinde bakışlar tutuk
Zar zor anladık zavallı kurşundan
ve acımasız cehaletten yok oluşa
Kaderine razı olmama kaçışı ile
Yığılmıştı kurşunlarla yere..
efes//35
sorgusuz infazındayız
korona nın ..
kapattık kapıları
eşe dosta hayrana
bilinmiyor bu kim hayrına
güneş uzakta
ışığımız az
iç huzuru kuşkuda
efes//35