koca bir şiir o günden geceye düşen düş mü hayal mi yoksa delice sevda mı ruhun ateşe düştüğü anda mağmalaşan hisler döngüdeki duygular arzu fırtınası okyanuslarda
koca bir şiirdi şarkılara güfte ozan dilinde kayan yıldız çağdan çağa içte sessiz çığlık dışta kanatlanmış muştu
koca bir şiirdi okuyan sen yumuşayan taş yürek bilinmezliği yaşatan özne aşk merdiveni bir çiçek saksıda hangi dalı seçersen seç her basamak kutsiyet eriştirir sevinin sevdasına
o bir şiirdi kişiye özel algı yaratır benlikte sonsuzluğa açılan gez göz arpacıkta vurulan yürek.. hadi ey can şiirinin şairi seni sunakta bekler e f e s //35...02012026
bu akşam gün batımı yine senden haber aldım ateşe düşen ruhumu aşıp yüreğime sordum ne gün ne andı saat kulesinin gölgesine sığınıp aşk masalı anlatıp güvercinleri derde sokardık onlar gudu gudu yaparken birbiriyle bakışırdık kendi halimizi hayal ederdik bin bir emekle
gecenin ıssızlığı çökerken pasaporta el ayak çekilip sarhoş naraları patlarken ağır şarkılar yükselirdi Kordon dan maviliğe çoktan kalkardı Karşıyaka vapuru .. yürürdük ellerimiz terleyinceye kadar .
saat kulesi bizi ,biz saat kulesinin tanıklığını unuttuk gittik ..dağıldık, birbirimizden uzak köşelere son gece yağan yağmur iliklerimize kadar işlemişti görev yerime dönüşümde günlerce ateşlerde yattım son ateş vurgunu sen başka bir kolda dans ederken
ah be İzmir sen aşksın, aşk deryası adalar denizi sınırlar çizdin bizi düşünmeden kurallar katılığında kara akışlar daha da karardı körfezi koyuya boyadı iki kalp birken iki ülke oldu bir sürü ada kaldı dertte sen sensin suyun ötesinde ben toprağın kaderinde efes // 35....16122025
az öncesine kadar küçücük bir kızdın derinliğimde çiçek kokulu his bahar esintisi bir hal öyle büyüdün ki sana anlatamam anlatılar güneşle doğan gün batımında ruha sızan karanlıklar prensesi olup geceler boyu mutlu eden bir kutsallık ..
algın yansın ve ruhuma dokunuşun bin başka boyuttan gelen muhteşem bir vuruş keskinlik karşısında esirin oldum kadere boyun eğdim suskudayım
sen ne dersen o o kadarım bilmem bu seni mutlu eder mi yoksa ben gibi varım dediğim yerde kendini feda eden aşk deryasında dibe batan bir çığlıkmısın? efes //35....20112025
geceyi kutsayan hisler bir heyecan coşkusu ile yol alıyorsa öze özneye Hülya dalgaları vuruyorsa karadaki rengarenk çiçeklere ruhu aşar yürek kan damlatır kuytulara can verir çatlamış topraklara efes //35
seni aradım gecenin kuytusunda çalı bülbülü şarkılar söylüyor doğa susmuş çıt çıkarmadan dinliyor kıskanç baykuş delice ses çıkarıyor yavaşça aman diledim baykuştan hak verdi aşk şarkısı diye dinleyecek geceyi kutsayan ötüşlerini..
oturup ötüşleri dinlerken aşka saygıyla düşmüşüm uykunun derinliğine.. yokluğunda kim kurtaracak çılgın aşığı ay uç verdi tutunamadım hilaline venüs tüm ışığını yansıttı en parlak haliyle yıldızlar yol gösterdi karanlık sınırlarda yine yoktun ..yine suskun aktı saba yeli
efes ayaklandı koştu hadrianus tapınağına soğuk mermerler yapıştı çıplak ayaklarına dön eleğim döndü aklın fikrin cendesinde sormadığı ne kurt kaldı ne kuş deltasında
uzaklaşan bir tekne vardı antik çağdan kalma ne yelken vardı ne kürekçisi yol alıyordu deryada balıkçı barınakları akşamdan kalma közleri ile yol gösteriyor zamansız açmış gül goncasına dilde binbir dua , kolda ayakta demirden pranga yardım yok ruhu yüreği dalgalarla boğuşan aşığa ve teslimim alışamadığım yokluğuna...çaresizce. efes // 35...31102025
yok diyor kapın üstüne yuva kurmuş kuş yok derken uyarıyor boşa kürek çekme tam içimde uyanan hisleri bir demet çiçek yapıp sunacaktım ki .. ruhum sus dur bekle az sonra güneş doğacak hava aydınlanacak aydınlık saracak her yeri her şeyi anlarsın dedi
yorgun argın adımlarla sahile yürüdüm bitkin sessiz çığlıklar arasında kükremiş aslan gibi doğrular doğallıklar taç oldu saçlarına ... uyandı arzuların yiğitliği ile tüm güzellikler
küllenmiş geçmiş zamandan arta kalan kuru cesetler mavi okyanusun serinliğinde mor menekşe kokularıyla salvolara başladı yelkenler doldu demir aldı ıssız koydan öte ve göz bebeklerin domur gül olmuş katmerli
avuç açmış sunakta kimler yok ki .. bir sen ve bir ben mabed dışında aşkın korusunda kök salmış sevda çiçekleriyle çocuk oyunu saf arı duru yüreklerin derin sevisi ile anda kutsal çağrılara uyumlanmış hal ile biz ... efes // 35....15042025
Çok karanlıktı yağmur delice çarpıyordu alnına usul yavaş akıyordu şakaklarından aşağılara sanki, bir kadın değil de bir kaya parçası gibi dimdik ayakta yalın ayak başı kabak duyarsız
çok karanlıktı çakan şimşeğin ışığında görünüyordu ara sıra ne çare o anı keşfedemiyor insan iyice baksa yağmur ona o yağmura inat direniyorlardı boşlukta kutlu bir gecenin kutsanmış iki elçisi insanlık adına
deniz kabardı dalgalar kudurdu yağmur bulutlara döndü işlediği insanlık suçu değildi sanki her yeri her şeyi kardı karıştırdı , çekip çıkıp gitti bulutların ardına saklandı.. iki adam avuç açtı duaya daldı , kadını görmüyorlardı.
şair diline düşmeye görsün zaman ve mekan derisini yüzer sözcüklerin şiire razı eder .. bağlı bağımlı sözcükler yansır yazıya suçsuz ama şairin künyesini kazırlar mapus duvarlarına
hala dikili duruyor kadın antik çağın mermer heykelleri gibi sibel mi afrodit mi kleopatra mı hangisi desem insanlara böylesi direniş mi olurmuş sanki papaz afarozu kaçkını zeus un karısı o malum dilli inatta bir numaralı haşin kadın efes // 35....15112024
koca bir şiir o
günden geceye düşen
düş mü hayal mi yoksa delice sevda mı
ruhun ateşe düştüğü anda
mağmalaşan hisler
döngüdeki duygular
arzu fırtınası okyanuslarda
koca bir şiirdi
şarkılara güfte
ozan dilinde kayan yıldız
çağdan çağa
içte sessiz çığlık
dışta kanatlanmış muştu
koca bir şiirdi
okuyan sen yumuşayan taş yürek
bilinmezliği yaşatan özne
aşk merdiveni bir çiçek saksıda
hangi dalı seçersen seç
her basamak kutsiyet
eriştirir sevinin sevdasına
o bir şiirdi
kişiye özel algı yaratır benlikte
sonsuzluğa açılan gez göz arpacıkta
vurulan yürek..
hadi ey can şiirinin şairi
seni sunakta bekler
e f e s //35...02012026
bu akşam gün batımı yine senden haber aldım
ateşe düşen ruhumu aşıp yüreğime sordum
ne gün ne andı saat kulesinin gölgesine sığınıp
aşk masalı anlatıp güvercinleri derde sokardık
onlar gudu gudu yaparken birbiriyle bakışırdık
kendi halimizi hayal ederdik bin bir emekle
gecenin ıssızlığı çökerken pasaporta
el ayak çekilip sarhoş naraları patlarken
ağır şarkılar yükselirdi Kordon dan maviliğe
çoktan kalkardı Karşıyaka vapuru ..
yürürdük ellerimiz terleyinceye kadar .
saat kulesi bizi ,biz saat kulesinin tanıklığını
unuttuk gittik ..dağıldık, birbirimizden uzak köşelere
son gece yağan yağmur iliklerimize kadar işlemişti
görev yerime dönüşümde günlerce ateşlerde yattım
son ateş vurgunu sen başka bir kolda dans ederken
ah be İzmir sen aşksın, aşk deryası adalar denizi
sınırlar çizdin bizi düşünmeden kurallar katılığında
kara akışlar daha da karardı körfezi koyuya boyadı
iki kalp birken iki ülke oldu bir sürü ada kaldı dertte
sen sensin suyun ötesinde ben toprağın kaderinde
efes // 35....16122025
ay şahit bu gece her şeye
özellikle hislerin arzuya dönüşüne
yüreğimin goncalığına cevaplar sende mi
çok merak ediyor ve dalgın yangındayım
ay şahit geceye ama ruh çılgınca bu an
titreşimlerden kurtaramıyorum bir türlü
sevgi sevda coşkusu koca bir nehir
okyanuslar ak köpüklü dalgalara esir
tebessümler gamzende gonca bir gül
yayıldıkça o narin yüzüne has kokular
arzular depreşiyor derin hücrelerde
sakinlik çökmeli varlığıma hoş anla
efes //35...01122025
az öncesine kadar
küçücük bir kızdın derinliğimde
çiçek kokulu his
bahar esintisi bir hal
öyle büyüdün ki sana anlatamam
anlatılar güneşle doğan
gün batımında ruha sızan
karanlıklar prensesi olup
geceler boyu mutlu eden
bir kutsallık ..
algın yansın ve ruhuma dokunuşun
bin başka boyuttan gelen
muhteşem bir vuruş
keskinlik karşısında esirin oldum
kadere boyun eğdim suskudayım
sen ne dersen o
o kadarım
bilmem bu seni mutlu eder mi
yoksa ben gibi varım dediğim yerde
kendini feda eden aşk deryasında
dibe batan bir çığlıkmısın?
efes //35....20112025
şiirsin ruhumda sessiz çığlıklar yaratan
hayal kurmaz hisler coşkuyla yaşanırken
her sözcükte değil her harf ile anlam taşır
sevinin sevdanın gücü...
susup dinlerim gecenin sessizliğini
var mı sen den bir haber diye
yazar çizer gidersin erişilmeze
ben benden geçerim o anlar
efe //35
geceyi kutsayan
hisler
bir heyecan coşkusu
ile yol alıyorsa
öze özneye
Hülya dalgaları vuruyorsa
karadaki rengarenk çiçeklere
ruhu aşar yürek
kan damlatır kuytulara
can verir çatlamış topraklara
efes //35
öze öz katmaktır S. kürsü
seni aradım gecenin kuytusunda
çalı bülbülü şarkılar söylüyor
doğa susmuş çıt çıkarmadan dinliyor
kıskanç baykuş delice ses çıkarıyor
yavaşça aman diledim baykuştan
hak verdi aşk şarkısı diye dinleyecek
geceyi kutsayan ötüşlerini..
oturup ötüşleri dinlerken aşka saygıyla
düşmüşüm uykunun derinliğine..
yokluğunda kim kurtaracak çılgın aşığı
ay uç verdi tutunamadım hilaline
venüs tüm ışığını yansıttı en parlak haliyle
yıldızlar yol gösterdi karanlık sınırlarda
yine yoktun ..yine suskun aktı saba yeli
efes ayaklandı koştu hadrianus tapınağına
soğuk mermerler yapıştı çıplak ayaklarına
dön eleğim döndü aklın fikrin cendesinde
sormadığı ne kurt kaldı ne kuş deltasında
uzaklaşan bir tekne vardı antik çağdan kalma
ne yelken vardı ne kürekçisi yol alıyordu deryada
balıkçı barınakları akşamdan kalma közleri ile
yol gösteriyor zamansız açmış gül goncasına
dilde binbir dua , kolda ayakta demirden pranga
yardım yok ruhu yüreği dalgalarla boğuşan aşığa
ve teslimim alışamadığım yokluğuna...çaresizce.
efes // 35...31102025
sustum bekledim baharın gelmesini
yağmurunda ıslanmayı
ıslaklığı iliklerde hissetmeyi
üşüdükçe sıkıca sarılmayı
ne derki ruh böylesi çabaya
dokundukça ruha gümüş simli
nakşedilmiş güzel hisler duygular
varlığa varlık katar , sevda yollu
efes//35.....15052025
yok diyor kapın üstüne yuva kurmuş kuş
yok derken uyarıyor boşa kürek çekme
tam içimde uyanan hisleri bir demet çiçek
yapıp sunacaktım ki .. ruhum sus dur bekle
az sonra güneş doğacak hava aydınlanacak
aydınlık saracak her yeri her şeyi anlarsın dedi
yorgun argın adımlarla sahile yürüdüm bitkin
sessiz çığlıklar arasında kükremiş aslan gibi
doğrular doğallıklar taç oldu saçlarına ...
uyandı arzuların yiğitliği ile tüm güzellikler
küllenmiş geçmiş zamandan arta kalan
kuru cesetler mavi okyanusun serinliğinde
mor menekşe kokularıyla salvolara başladı
yelkenler doldu demir aldı ıssız koydan öte
ve göz bebeklerin domur gül olmuş katmerli
avuç açmış sunakta kimler yok ki .. bir sen
ve bir ben mabed dışında aşkın korusunda
kök salmış sevda çiçekleriyle çocuk oyunu
saf arı duru yüreklerin derin sevisi ile anda
kutsal çağrılara uyumlanmış hal ile biz ...
efes // 35....15042025
Çok karanlıktı yağmur delice çarpıyordu alnına
usul yavaş akıyordu şakaklarından aşağılara
sanki, bir kadın değil de bir kaya parçası gibi
dimdik ayakta yalın ayak başı kabak duyarsız
çok karanlıktı çakan şimşeğin ışığında görünüyordu
ara sıra ne çare o anı keşfedemiyor insan iyice baksa
yağmur ona o yağmura inat direniyorlardı boşlukta
kutlu bir gecenin kutsanmış iki elçisi insanlık adına
deniz kabardı dalgalar kudurdu yağmur bulutlara döndü
işlediği insanlık suçu değildi sanki her yeri her şeyi kardı
karıştırdı , çekip çıkıp gitti bulutların ardına saklandı..
iki adam avuç açtı duaya daldı , kadını görmüyorlardı.
şair diline düşmeye görsün zaman ve mekan
derisini yüzer sözcüklerin şiire razı eder ..
bağlı bağımlı sözcükler yansır yazıya suçsuz
ama şairin künyesini kazırlar mapus duvarlarına
hala dikili duruyor kadın antik çağın mermer heykelleri gibi
sibel mi afrodit mi kleopatra mı hangisi desem insanlara
böylesi direniş mi olurmuş sanki papaz afarozu kaçkını
zeus un karısı o malum dilli inatta bir numaralı haşin kadın
efes // 35....15112024